Kıymetli okuyucularımız

Bizi bir Ramazan ayına, rahmet ayına ulaştıran, varlığı yaratan ve donatan, hikmeti gereği bizi imtihan eden Yüce Rabbimize hamd ederiz.

Hidayet rehberi, yol gösterici peygamberlerin son halkası Hz. Muhammed'e (sas), âl ve ashabına salât ve selâm olsun.

Kıymetli kardeşlerim

Allah Teala kainatı yarattiktan sonra insanları başıboş bırakmamış, her dönemde insanlığı doğru yola sevk edecek peygamberler göndermiştir.

Peygamberler de Allah'tan aldıkları vahyi yani ilahi bilgiyi insanlara ulaştırmışlardır. Peygamberlerin insanlara ulaştırdığı temel esaslar; inanç, ibadet ve ahlak üzere kuruludur. İnanç esasları kısaca; Allah'a inanmak, Peygamberlere inanmak ve ahiret gününe inanmak şeklinde ortaya çıkar. İbadetlerin temel alanlarından birisine şüphesiz oruçtur.

Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah şöyle buyurur : "Ey iman edenler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi sakınasınız diye size de sayılı günlerde oruç farz kılındı". (Bakara Suresi, 183)

Bu ayet açıkça orucun Müslümanlara farz olduğunu ortaya koymaktadır. Peki oruç İslam'da neyi ifade eder? Oruç; tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar, dinen belirlenmiş ibadeti yerine getirmek niyetiyle; yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir.

Kıymetli okuyucularımız

Evet! Bir insan oruçlu sayılabilmesi için zahiren, görünür kısmıyla yeme, içme ve cinsellikten uzak durması gerekir. Ama manen de insanın oruç tutması gerekir.

Oruçlu müslüman yalandan, dedikodudan, iftiradan, gıybetten, haksız kazançtan, haram lokmadan uzak durmalıdır.

Konumuzun başlığına göz atacak olursak, "helal lokma olmadan tutulan oruç" cümlesi ne anlama gelir?

Yani; kişi geçimini, kazancını haram yoldan elde ederek oruç tutuyor. Böyle açık bir çelişki olabilir mi !

Bir taraftan oruç tutarken bir taraftan da haram yoldan gelir elde etmek asla bir müslümana yakışmaz.

Kıymetli kardeşlerim!

Bir de "haram ve lokma" terimlerini ele alalım.

Haram; yapılması Allah tarafından yasaklanan fiil demektir.

Lokma ise ; insanın geçimi için elde ettiği gelir, kazanç demektir.

Helal lokma ise dinimizin meşru gördüğü yerden insanın geçimini temin etmesidir.

İslam gelir elde ederken, rızık kazanırken helaller ve haramlar belirlemiştir. Bu helaller ve haramlar ilahi kaynaklı olup tartışmaya açık değildir.

Maide Suresi 5. ayeti Kerime'de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki; size temiz olanlar helal kılındı".

Yine başka bir Ayet-i Kerime de "Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rızaya dayalı ticaretle yiyin. Haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz ki size merhamet eder. (Nisa, 29)

İslam bize ekerek, üreterek, çoğaltarak satarak, takas ederek, bedenen çalışarak, zihnen çalışarak para kazanmayı emretmiştir.

Yalan, iftira, gasp, faiz, rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, şans oyunları, eksik tartmak, hileli satmak, verilen görevi hakkıyla yapmamak yöntemiyle para kazanmayı ise haram kılmıştır, O halde iman edip de oruç tutan bir müslüman haram kazançtan şiddetle kaçınmalıdır. Rızkına haram karışmaması için tüm gayretini ortaya koymalıdır. Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse Allah yolunda uzun seferler yapar, saçı başı dağınık, toza toprağa bulaşmış vaziyette ellerini gökyüzüne açarak 'Ya Rabbi, Ya Rabbi' diye dua eder. Halbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir".( Müslim Zekat, 65)

Dolayısıyla Allah'a kul olduğunu bilen bir Müslüman, ahirette yapıp ettiği tüm fiillerden hesaba çekileceğini bilen bir mümin, asla haram yoldan gelir elde etmez. Allah'ın helal kıldığı yollara başvurur.

Kıymetli okuyucularımız!

Bugün yaşadığımız en önemli sorunlardan birisi de insanlarımızın haram eylemlerinin farkında olmayışı veya kabullenmeyişidir. Örneğin bir hasta, hasta olduğunu kabul etmezse tedavi yoluna da gitmez.

O halde haram yoldan kazanç elde eden birisi yaptığı yanlışı kabul etmeli ve helal kazancın yollarını arama gayreti içerisinde olmalıdır.

Mesela faizle, tefecilikle, alkolle, kumarla, zinayla, çalarak, aldatarak, gasp ederek, velhasıl haram yolla kazanç elde eden bir Müslüman kesinlikle yaptığı günahı kabul etmelidir. Geçersiz sebepler göstererek "Ne yapayım devir böyle, sistem böyle, her şey bozulmuş" diyerek haram yolla kazanmaya devam ederse, helal yola tabii ki de giremez.

Böyle bir Müslüman zahirde oruç tutsa da, namaz kılsa da eli boş kalmaya mahkumdur.

Kıymetli kardeşlerim!

İnsan bir yanlış fiili yapmaya başlar ve onu sürekli yaparsa o işi yapan kişiye normal gelmeye başlar. Bu sebeple akl-ı selîm bir müslüman kardeşimiz yaptığımız bir yanlıştan doğayı bizi ikaz eder, eleştirirse muhakkak o ikazı, eleştiriyi kâle almalı, tartmalı ve düşünmeliyiz.

Aksi halde hatamızı görmemiz mümkün olmayacaktır.

Cenabı Allah hepimize helal yoldan, helal kazançlar kazanıp, helal yollara harcamayı nasip eylesin.

Cenabı Allah bizleri ve neslimizi haram işlerden, haram eylem ve sözlerden muhafaza eylesin.

Cenabı Allah Ramazan'ı Şerifin güzelliklerinden istifade ederek hayatımızı güzelleştirmeyi, kendisine iyi bir kul olmayı, Habibi Hz Muhammed Mustafa'ya da iyi bir ümmet olmayı nasip eylesin.

Dualarımız ve oruçlarımız makbul olsun. Hayırlı ramazanlar.

Mahmut YALABUR
Şavşat İlçe Müftüsü