İslam dininde farz olan ibadetlerden birisi de oruçtur. Her ibadetin sorumlulugu ve sevabı ayrıdır. Oruç tutan da tutmayan da namaz kılmak zorundadır. Ancak namaz kılmayan bir müslümanın tuttuğu oruç geçerlidir. Böyle durumlarda namaz kılmayan kardeşimize namazın önemini anlatmak ve namazı da kılması gerektiğini ifade etmek gerekir. Yoksa namaz kılmadığı için orucunun da geçersiz olduğunu söylemek hem ehlisünnete aykırıdır hem de tebliğ metoduna uymaz.

Namaz kılmak da oruç tutmakta farzdır. Bir ibadeti yerine getirmemek diğer ibadetin sıhhatini engel olmaz. Aynı şekilde bir kimse zekat ibadetini yerine getirmese günaha girmekle beraber orucu geçerlidir. Fakat bu kişi zekat ibadetini yerine getirmediği için ayrıca sorumlu olacaktır.
Bir ibadeti geçerli kılan şey o ibadetin sıhhat şartlarını yerine getirmektir. Orucun sıhhat şartlarında da bütün ibadetleri yerine getirmek diye bir madde yoktur. Fakat bununla beraber o kişi namaz kılmıyorsa onun sorumlulugunu üstlenecektir.

İslam dininde farzların sünnetlerin mekruhların ve haramların kendi aralarında mertebeleri vardır. Namaz kılmak da farzdır oruç tutmakta farzdır. Bununla birlikte namazın farzı orucun farzından evladır, daha kuvvetlidir. Oruç tutup namaz kılmayan kişi tıpkı vücudunda bir yarayı iyileştirirken vücudunda daha büyük bir başka yara açan kimse gibidir.

“Namaz kılmayanın hiçbir ameli kabul edilmez.” veya “ namaz kılmayanın ibadetleri kabul olmaz.” anlamındaki rivayetleri, “ namaz kılmayanların diğer ibadetleri kâmil anlamda olmaz.” şeklinde anlamak gerekir. Nitekim “ Allah’a yemin olsun ki, hiçbir kul kendi nefsi için istediği güzelliği kardeşi için de istemedikçe tam iman etmiş olmaz.”
(buhari, iman,7; müslim, iman,71-72)
Anlamındaki hadiste geçen “ iman etmiş olmaz” ifadesi, “kâmil imana sahip olmaz” anlamındadır. Yoksa “imansız olur” anlamında değildir.

Demek ki , namazı terk eden bir kimsenin diğer ibadetleri geçerlidir, ancak kâmil anlamda yerine gelmiş olmaz. Çünkü namaz dinin direğidir. Bu kadar önemli bir ibadetin terk edilmesi, diğer ibadetleri geçerli kılmakla birlikte elbette sevaplarına tesir edecektir.

Bu sebeple Allah’ın bizlere farz kıldığı ibadetlerin hepsini yerine getirmeye özen göstermeli, haramlardan sakınmalıyız. Rabbim yaptığımız bütün ibadetleri kabul eylesin. Bizleri onun rızasına erişen kullarından eylesin. Âmin.

İmam-Hatip
Hamza Yusuf Kadıoğlu