Ramazan ayı, yalnızca takvimde yer alan mübarek bir zaman dilimi değil; hayatı yeniden inşa eden bir rahmet mevsimidir. Bu yılın teması olan “Ramazan, Cami ve Hayat” bizlere, ibadetin sadece bireysel bir arınma süreci olmadığını; cami merkezli bir hayat tasavvuruyla toplumsal dirilişe kapı araladığını hatırlatmaktadır.
Ramazan, Kur’an-ı Kerim’in indirildiği aydır. Yüce Rabbimiz bu ayı, insanlığa rehber olan ilahi kelamın nüzul zamanı olarak bizlere tanıtmaktadır. Bu yönüyle Ramazan, vahyin ışığında hayatı yeniden okumak ve anlamlandırmak için eşsiz bir fırsattır. Bu okuma ve dirilişin en güçlü mekânı ise camilerdir. Cami, sadece namaz kılınan bir yer değil; ilmin, irfanın, kardeşliğin ve merhametin merkezi olan mukaddes bir hayat alanıdır.
Asr-ı Saadet’te mescid, hayatın tam merkezindeydi. Peygamber Efendimiz Muhammed (s.a.s.), Medine’ye hicret ettiğinde ilk olarak Mescid-i Nebevî’yi inşa etmiş ve toplumsal hayatı mescid etrafında şekillendirmiştir. Çünkü cami, sadece secde edilen değil; istişarenin yapıldığı, ilmin öğretildiği, yardımlaşmanın örgütlendiği, kalplerin buluşturulduğu bir hayat merkezidir. Ramazan ayı ise cami ile hayat arasındaki bu güçlü bağı yeniden kurma çağrısıdır.
Teravihlerle saf tutan müminler, mukabelelerle Kur’an’ın nurunda buluşan gönüller, itikâf ile dünya telaşından uzaklaşıp Rabbine yönelen kalpler… Tüm bu ibadetler, camiyi hayatın merkezine taşıyan manevi diriliş halkalarıdır. Camiye atılan her adım, aslında hayatın merkezine atılmış bir adımdır. Çünkü camide kurulan saflar, hayatta kurulacak adaletin ve kardeşliğin de teminatıdır.
Ramazan, aynı zamanda paylaşmanın ve toplumsal sorumluluğun zirveye ulaştığı bir mevsimdir. İftar sofraları, sadece açlığı gidermek için değil; gönülleri birleştirmek için kurulur. Zekât ve sadaka, yalnızca bireysel bir ibadet değil; sosyal adaletin tesisine katkı sunan bir kulluk bilincidir. Cami merkezli bir Ramazan anlayışı, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği, gençlerin camiyle buluştuğu, çocukların mabedin huzurunu tanıdığı bir hayat tasavvurunu beraberinde getirir.
Bugün bizlere düşen görev; Ramazan’ı sadece bir ay olarak yaşayıp uğurlamak değil, caminin inşa ettiği değerleri bütün bir yıla ve hayatın her alanına taşımaktır. Cami ile güçlenen iman, hayat ile anlam bulmalıdır. Secdede kazandığımız hassasiyeti ticaretimize, aile hayatımıza, komşuluk ilişkilerimize ve toplumsal sorumluluklarımıza yansıtabilmeliyiz.
Bu Ramazan’da camilerimizi daha çok dolduralım; ancak asıl gayretimiz, camide kazandığımız bilinci hayatın tamamına yaymak olsun. Ramazan, camiyle dirilen ve hayatla bütünleşen bir rahmet iklimidir. Geliniz, Bu Ramazan, sadece bir ay değil; Rahmetin hayata taştığı mevsim olsun.
Berat KARALİ
Artvin İl Müftü Yardımcısı