Ramazan ayı evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da Cehennem’den azad olma kılınan on bir ayın sultanıdır. Her sene hanelerimize ve gönüllerimize misafir olan Ramazan ayı, bu yıl da bizleri bütün bereketiyle bir kez daha şereflendirdi.

Ramazan ayı, Yüce Rabbimizin özellikle de Ümmeti Muhammed’e bir ikram sofrasıdır. İçerisinde barındırdığı ibadetlerle, bizleri Rabbimize yaklaştırmıştır. Bu ibadetler vesilesiyle insan ile Rabbi arasındaki engelleri bir kez daha kaldırıp, insanın ilahi rahmet ve mağfirete erişmesinin önünü açmıştır. Ramazan ayı denildiği zaman öncelikle Kuran-ı Kerim’in inmeye başladığı ay ve gün aklımıza gelir. Bu Ramazan bizlere bunu bir kez daha gündemimize taşıdı. Ve bir sene boyunca unutmamayı, her günümüzün içerisinde yer almayı bizlere yeniden öğretti. Zira Kuran-ı Kerim’in okunması, dinlenilmesi ve seyredilmesinin ayrı ayrı mükafatı ve bereketi vardır. Kuran-ı Kerim’i öğrenmek ve öğretmek, ümmetin en hayırlıları arasına girmenin en kolay yoludur. Ramazan boyunca okuduğumuz hatimler, bu gayeye ulaşmak için bir vesile olmuştur.

Ramazan ayı bizlere oruç tutmayı öğretti. Allah’a iman etmenin bir gereği olarak oruç, nefsimizle mücadele etmeyi ve galip gelebileceğimizi öğretti. Azalarımızın tamamına tutturduğumuz oruçla güzel ahlakın zirvesine ulaşmayı bizlere hatırlattı. Oruç bizlere incitmemeyi ve incinmemeyi öğretti. En yakınlarımızdan Dünyanın diğer ucundaki kardeşlerimizle paylaşmayı öğretti. Unuttuklarımızı hatırlamayı ve kıymetini daha iyi bilmeyi hatırlattı. Zerreden kürreye büyük şeytana ve nefsi emmareye galip gelmemizi sağladı. Oruç bize sabrı öğretti. Affetmeyi ve bağışlamayı hatırlattı. Kin tutmamayı bize telkin etti. Ramazan ayı, oruç vesilesiyle bizlere faniliğimizi hatırlattı.

Ramazan ayı teravih namazlarımızla huzuru ilahide huzur bulmamıza vesile oldu. Ramazan gecelerimizi ihya etmenin adı oldu teravihler. Teravihle bütün kimliklerimizi caminin dışında tutarak, aynı safta yer tutmanın ve aynı anda secdeye varmanın lezzetini tattırdı. Rekat sayılarına takılmadan en sevgilinin divanında durmanın bereketine ulaştırdı. İmsak ve sahur bereketini evlerimize yeniden taşıdı Ramazan. İftar sevincini en içten şekilde ve bir bayram kıvamında yaşamamızı öğretti. Aynı ezanla oruca başlayıp, aynı ezanla iftar ederek, ümmetin evrensel zikrine katılmayı öğretti bizlere Ramazan.

Ramazan ayı infak ayıdır. Bu sene de infak etmenin hazzını bizlere yaşattı. Farz olan zekatlarımızla, vacip olan fitrelerimizle ve nafile olan sadakalarımızla ilahi rızanın kapılarını araladık. Bir yetimin, öksüzün, miskinin, garibin ve muhtacın yüzündeki tebessüme vesile kıldı bizleri Ramazan. Kibir ve gösterişten uzak bir şekilde paylaşmayı hatırlattı bizlere.

Ramazan ayı yaratan ile yaratılan arasındaki bağları güçlendirdi. “İnsan Allah dedikçe, Allah da kulum der” mesajının ne kadar gerçek olduğunu bizlere hatırlattı. Kulun tövbesine, çocuğunu kaybeden annenin, çocuğunu bulduğunda duyduğu sevinçten daha fazla sevindiğini söyledi Ramazan bizlere. Ramazan ayı bizler için Cennet’e açılan bir kapı olduğunu, oruç tutanların ağız kokusunun miski anberden daha güzel olduğunu söyledi.

Ramazan ayı içerisinde barındırdığı farz veya nafile bütün ibadetlerimizle Yüce Yaratanın bir kulu olduğumuzu hatırlattı. Ramazan ayında elde ettiklerimizin hepsini harmanlayıp, senenin tamamına yetecek güzel ahlakla donanmayı öğreterek, Ramazan mektebinden mezun olmanın sevincini, lezzetini, gururunu ve huzurunu öğretti. Ne mutlu Ramazan ayından mezun olanlara...

ZEKERİYA ÖZALP

MURGUL İLÇE MÜFTÜSÜ