Ramazan ayı, içinde Kur’an-ı Kerimin indirilmeye başlandığı, oruç ibadetinin farz kılındığı, manevi anlamda müminlerin Allah’a yakınlaşma fırsatı bulduğu özel bir zaman dilimi olduğu gibi aynı zamanda aile bağlarını güçlendirmek ve manevi değerleri çocuklara aktarmak için de eşsiz bir fırsattır. Bu dönemi sadece bir "aç kalma süreci" değil, bir "ailece arınma ve neşe" iklimine dönüştürmek mümkündür. Modern hayatın hızı içinde birbirini teğet geçen aile bireyleri için bu ay, "biz" olmayı ve birlikte Allah’a yönelmeyi hatırlatan muazzam bir moladır.
Ramazan’ı aile hayatında nasıl hissedebiliriz? Çocuklara Ramazan ve Ramazan’la beraber gelen dini kavramları öğretmek adına neler yapabiliriz? Ailede birlik ve beraberliği güçlendirebilecek olan bu ayda yaptığımız ibadetleri, bütün bir yıla hatta ömür boyu bir aile birliğine dönüştürecek şekilde neler yapabiliriz? İşte bu kutlu ayı ailece bir kulluk şölenine dönüştürmek için birkaç samimi öneri:
1. Sofranın Bereketini Paylaşmak: Sahur ve İftar
Sofralar sadece yemek yenilen yerler değil, kalplerin birleştiği anlardır. Sofrayı kurarken çocuklara yaşlarına uygun görevler verildiği taktirde onlara "aidiyet" hissi kazandırır. Uykuyu bölüp o sessiz vakitte bir araya gelmek, fedakarlığın ve ortak bir amaca hizmet etmenin en somut halidir. İftardan hemen önceki o kıymetli dakikalarda herkesin sırayla (sesli veya içinden) dua etmesi, nimetin Allah'tan geldiği bilincini öğretir.
Ailemizde varsa küçük yaştaki çocukları "tekne orucu" (öğlene kadar) tutmaya teşvik ederek bu disipline ısınmalarına katkı sağlar.
2. Kur'an ile Hemhal Olmak
Ramazan, Kur'an ayıdır. Her gün bir cüzü veya belirlenen kısa bir sureyi birlikte okumak ya da mealinden üzerine konuşmak, evi bir medreseye çevirir ve aile içindeki bağı güçlendirir.
3. Cemaatle Namaz ve Teravih
Vakit namazlarını ve özellikle teravihi, ailece camilerde cemaatle kılmak, evin manevi enerjisini tamamen değiştirir ve aile bireylerinde kulluk bilincini diri tutmasına katkı sağlar. Farklı camilere giderek teravih namazını kılmak çocuklar için bir macera ve güzel bir anı olur.
4. İyilikte Yarışmak (Sadaka ve Yardımlaşma)
Kulluk, sadece secdede değil, bir muhtacın elinden tutarken de devam eder. Ramazan öncesinde veya başında evin bir köşesine konulan ve aile bireylerinin imkanınca içine para biriktirdiği "İyilik Kumbarasını", bayram öncesi bir ihtiyaç sahibine ulaştırmak veya ihtiyaç sahibi bir aileye gıda yardımı yapmak çocuklarımıza infak ve toplumsal sorumluluk bilincinin yerleşmesine katkı sağlar. Komşulara bir kap yemek götürmek gibi eski gelenekleri yaşatırken çocukları elçi olarak kullanmak, onlara paylaşma ahlakını öğretir.
Son olarak gerek aile içi olsun gerek toplum içerisinde olsun her zaman sabırlı, güler yüzlü ve anlayışlı olarak çocuklarımıza hal dili ile de örnek olmalıyız.
Peygamber efendimiz a.s.’ın “Nice oruç tutanlar var ki: aç kalmaktan başka kazançları yoktur!” hadisini hatırlatıp, takındığımız güzel ahlak ile orucun sadece mideye değil, dile, kalbe ve tüm azalarımıza da tutturulduğu bilincini vermeliyiz.
Mehmet YILDIZ
Hopa İlçe Vaizi