Artvin’in Şavşat ilçesinde haftalık kurulan köy pazarında hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı gündeme geldi. Köyünde ürettiklerini pazarda satan üreticiler, fiyatların yüksek olmasının nedeninin artan maliyetler olduğunu belirtirken, alışverişe gelen yurttaşlar ise gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini söyledi.
“Pahalılığı ben yapmıyorum”
Köyünde ürettiklerini Şavşat pazarında satan Filiz Gümüş, ürünlerinin pahalı olduğu yönündeki eleştirilere tepki gösterdi. Üretim maliyetlerinin arttığını belirten Gümüş, “Ben mi pahalı yapıyorum? Biz ne yapalım? Hayat pahalı, zor şartlarda çalışıyoruz. Ben yaylada şimdi çocuğu bırakıyorum, malımı bırakıyorum da buraya geliyorum. Sütüm var, yağ satıyorum. Yine şükürler olsun sattım” dedi.

“Çok zor bir süreçten geçiyoruz”
Pazarda alışveriş yapan emekli Temel Yılmaz ise yurttaşların fiyatları gördükten sonra birçok ürünü alamadığını söyledi. Kendi geleceği ve çocukları açısından da kaygı duyduğunu belirten Yılmaz, “Ben de emekliyim, eşim de emekli. İnsanların durumuna bakıyorum. Herkes fiyatları soruyor, alamıyor. Benim kira gelirlerim de var. Benim bile artık kendimle ilgili kaygılarım oluşmaya başladı. Çocuklarımızla ilgili zaten kaygılarımız vardı. Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Sonumuz ne olacak bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Şavşat halkının ekonomik koşullardan memnun olmadığını belirterek, “Şavşat halkı sistemden, yönetimden hiçbir şekilde memnun değiliz” diye konuştu.
“Maaş yetmiyor”
Pazarda satış yapan Şahize Dede de hem üretici hem tüketici açısından ekonomik koşulların ağırlaştığını söyledi.
Dede, “Satışlarda iş yok. Bize sıra gelen de çok pahalı. Aldığımıza sıra gelen de ucuzmuş. Ne ucuzu? Maaş yetmiyor. Çalışan yaşlı kişi emeğinin karşılığını alamıyor mesela. Tabii ki var, geçim sıkıntısı. Çocuklarımız sağda solda biraz doğal yesin diye uğraşıyoruz” dedi.

“Para yok millette”
Pazarda satış yapan bir başka üretici ise ürünlerini geçen yılki fiyatlara yakın seviyelerde satmasına rağmen yurttaşların alışveriş yapmakta zorlandığını söyledi.
“Para yok millette. Hiçbir şey alamıyorlar” diyen üretici, “Fasulye İstanbul’da, oralarda 150 lira ama burada 100 lira diyoruz. Adamların elinde para yok. ‘Ne eder?’ diyorlar. Geçen seneki fiyattan satıyoruz. Yine millette para yok” ifadelerini kullandı.
İlerleyen yaşına rağmen çalışmak zorunda olduğunu belirten üretici, köylerde nüfusun giderek azaldığına da dikkat çekerek, “Sabah namazında kalkıyoruz, gidiyoruz, daha eve gelemiyoruz. Çalışmak zorundayız. Köyde bir tek ben kaldım. Herkes gidiyor İstanbul’a. Benim evim yok. Köyde iki tane inekle kaldım. Bize de günah, yazık bize de. Vallahi yazık” dedi.
Şavşat pazarındaki üretici ve tüketicilerin sözleri, artan maliyetler ile düşen alım gücünün hem üreticiyi hem de yurttaşı aynı ekonomik darboğazda buluşturduğunu ortaya koydu.




