İnce, “Siyonist güdümlü ihanet şebekesinin millî iradeyi yok etmek amacıyla gerçekleştirdiği meşum 28 Şubat darbesini unutmadık, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

28 Şubat 1997 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu tarafından alınan ve dönemin Refah-Yol hükümetine dayatılan kararların, millet iradesine yönelik bir müdahale olduğunu belirten İnce, sürecin özünde millete, milletin değerlerine ve demokratik iradeye karşı bir girişim olduğunu söyledi.

28 Şubat’ın yalnızca siyasi bir müdahale olmadığını ifade eden İnce, bunun aynı zamanda toplumu, ekonomiyi, eğitimi, yargıyı ve inanç özgürlüğünü dizayn etmeyi amaçlayan kapsamlı bir mühendislik projesi olduğunu dile getirdi.

80 Köy Yolu Kara Teslim
80 Köy Yolu Kara Teslim
İçeriği Görüntüle

İnce, dönemin askeri vesayet anlayışının kamusal alanda milletin değerlerini dışlamaya çalıştığını, başörtüsü yasağı başta olmak üzere birçok alanda temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığını kaydetti. Üniversite girişlerine turnikeler konulduğunu, “ikna odaları” kurulduğunu, imam hatip liselerinin orta kısımlarının kapatıldığını ve katsayı uygulamasıyla meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişlerinin zorlaştırıldığını hatırlattı.

Sürecin yalnızca siyaset kurumuyla sınırlı kalmadığını belirten İnce, asker, yargı, medya, iş dünyası ve bazı sivil toplum yapılarının da bu müdahalenin parçası hâline getirildiğini savundu.

“Batı Çalışma Grubu” adı verilen yapılanma aracılığıyla milyonlarca insanın fişlendiğini ifade eden İnce, demokratik siyasetin baskı altına alındığını ve millet iradesiyle işbaşına gelen hükümetin zorla düşürüldüğünü söyledi.

Açıklamasında, dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in talimatıyla tankların Ankara’nın Sincan ilçesinde yürütülmesini de hatırlatan İnce, bunun millete yönelik açık bir gözdağı olduğunu dile getirdi. Darbe sürecinde birçok insanın inançları ve yaşam tarzı nedeniyle soruşturmalara maruz kaldığını, görevlerinden uzaklaştırıldığını ve mağdur edildiğini belirtti.
İnce, 28 Şubat sürecinin ekonomik boyutuna da değinerek, piyasa düzeninin bozulduğunu, bankaların zarar gördüğünü ve ülke ekonomisinin ağır yaralar aldığını ifade etti.

“Yeşil sermaye” yaftasıyla finans dünyasında ideolojik bir ayrımcılık yapıldığını savunan İnce, demokratik hakların askıya alındığını kaydetti.

Eğitim-Bir-Sen olarak o dönemde yasakçı zihniyete karşı mücadele verdiklerini belirten İnce, mağduriyetlerin giderilmesi için çalışmalar yürüttüklerini ve yürütmeye devam ettiklerini söyledi.

28 Şubat sürecinde sorumluluğu bulunan bazı isimlerin yargılandığını ve cezalandırıldığını hatırlatan İnce, “Milletimiz onları bin yıl sürecek utanca mahkûm etmiştir” dedi.

Açıklamasının sonunda darbelere karşı sivil iradenin ve demokratik değerlerin korunmasının önemine vurgu yapan İnce, “Biz her zaman özgürlüklerden, adaletten ve milli iradeden yana olduk. Aynı ülke acılarının bir daha yaşanmaması için vesayete ve darbeci zihniyete karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. 29 yıl geçse de 28 Şubat darbesini unutmayacak, unutturmayacağız” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Ayşe ÖZDER