Özaydın, Ramazan’ın sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda bireysel ve toplumsal anlamda büyük bir arınma ve bilinçlenme süreci olduğunu vurguladı.

Ramazan ayının evvelinin rahmet, ortasının mağfiret, sonunun ise cehennemden kurtuluş olduğunu hatırlatan Özaydın, ilk teravih namazının yatsı namazının ardından eda edileceğini, aynı gece sahura kalkılacağını ve 19 Şubat’ta ilk orucun tutulup ilk iftarın yapılacağını belirtti.

“Ramazan, Ruhun Yükselişidir”
Ramazan-ı Şerif’in, Kur’an-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı ay olması sebebiyle diğer zamanlardan ayrı bir yere sahip olduğunu ifade eden Özaydın, bu mübarek ayın Müslümanlar için adeta bir mektep niteliği taşıdığını söyledi.

Ramazan’ın; ruhun prangalarından kurtulduğu, kalbin sükûnete erdiği ve iradenin güçlendiği bir dönem olduğunu kaydeden Özaydın, modern hayatın yoğunluğu içerisinde yıpranan ruhların bu ayda zikir, tefekkür ve teravihlerle yeniden dirildiğini dile getirdi.

Oruç ibadetinin, insana nefsine “hayır” diyebilme iradesi kazandırdığını belirten Özaydın, helal olan rızka dahi belirli bir süre el uzatmamanın, arzulara değil imana teslimiyetin göstergesi olduğunu ifade etti. Ramazan’ın aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’i sadece okumak değil, onun mesajını hayata tatbik etme ayı olduğuna dikkat çekti.

Paylaşma ve Kardeşlik Vurgusu

Ramazan ayında yardımlaşma ve dayanışma duygularının güçlendiğini belirten Özaydın, zekât ve fitre gibi ibadetlerle malın kirinden arınıldığını, toplumda kardeşlik köprülerinin kurulduğunu söyledi. Mukabele geleneğinin de Kur’an-ı Kerim’i topluca anlama ve yaşama arzusunun önemli bir tezahürü olduğunu dile getirdi.

Gazze Vurgusu: “Ramazan Bilinci Mazlumun Yanında Olmayı Gerektirir”

Bu yıl Ramazan’a buruk bir sevinçle girildiğini ifade eden Özaydın, özellikle Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. İslam coğrafyasının kalbi olarak nitelendirdiği Gazze’de aylardır süren zulüm ve saldırıların Müslümanların yüreğini yaktığını belirtti.

Özaydın, “Bizler huzur içinde iftar sofralarımızın başına otururken, Gazze’de bir lokma ekmeğe ve bir yudum suya hasret kalan kardeşlerimizin acısını unutmamalıyız. Eğer orucumuz bizi mazlumun yanında saf tutmaya, zalime karşı tavır almaya ve infakımızı o bölgeye yönlendirmeye sevk etmiyorsa, manevi terbiyemiz eksik kalır” ifadelerini kullandı.

Gazze’nin bugün ümmetin izzet sınavı olduğunu kaydeden Özaydın, Ramazan’ın bereketiyle bu sınavdan alnının akıyla çıkmanın ancak dualarda ve yardımlarda mazlumlara öncelik vermekle mümkün olacağını söyledi.

“Camilerimiz Maneviyat Merkezleri Olacak”

“Artvin’de Ramazan’ın Manevi İklimi Yaşanacak”
“Artvin’de Ramazan’ın Manevi İklimi Yaşanacak”
İçeriği Görüntüle

Ramazan boyunca mihrapta, minberde ve kürsüde görev yapan din görevlilerinin topluma sadece ibadetlerin şekli yönünü değil, ümmet bilincini de aktaracağını belirten Özaydın, camilerin bu ayda yardımlaşmanın organize edildiği, dertlerin paylaşıldığı ve mazlumlar için duaların yükseldiği merkezler haline geleceğini ifade etti.

Ramazan’ın; elin haramdan, dilin yalandan, kalbin hasetten ve gözün haramdan uzak tutulduğu bir arınma süreci olduğunu dile getiren Özaydın, bayrama günahlardan arınmış, kardeşlik bağlarını güçlendirmiş ve mazlumlara karşı sorumluluğunu yerine getirmiş bir ümmet olarak kavuşma temennisinde bulundu.

Peygamber Efendimizin, “Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır” hadis-i şerifini hatırlatan Özaydın, bu mübarek ayın başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam âlemine ve dünyanın neresinde olursa olsun zulüm altında bulunan insanlara selamet getirmesini temenni etti.

Diyanet-Sen Artvin Şube Başkanı Osman Özaydın, tüm vatandaşların Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ederek, mübarek ayın hayırlara vesile olmasını diledi.

Muhabir: Ayşe ÖZDER