Festivalde yaşanan kavga ve olumsuzlukların ardından özellikle Arhavi dışından gelenlerin hedef gösterildiği düşünülürken, Ataselim’in “Bu festival bizim festivalimiz” sözleri tartışmanın fitilini ateşledi.

Uluslararası Arhavi Kültür ve Sanat Festivali’nde yaşanan bazı olumsuzlukların ardından Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim’in kullandığı ifadeler, festivalin kime ait olduğu tartışmasını gündeme taşıdı.

Festival alanında yaşanan kavga ve çeşitli olumsuzluklar nedeniyle günlerdir uyarılarda bulunan Ataselim’in, yaşanan sorunların sorumluluğunu özellikle Arhavi dışından gelen vatandaşlara yüklediği yönündeki değerlendirmeler tepki çekti.

Tartışmanın en dikkat çeken noktası ise Başkan Ataselim’in 23 Ağustos’taki konser konuşmasında kullandığı şu ifadeler oldu: “Gelen değerli misafirlerimizden rica ediyorum: Arhavimize yakışır bir şekilde festivalimizi geçirelim. Ve özellikle Arhavi'deki gençlerimize teşekkür ediyorum; arkadaşlarınızı uyaracaksınız. Çünkü bu festival bizim festivalimiz”

Ataselim’in sözlerinde festivale Arhavi dışından gelen vatandaşları “misafir” olarak tanımlaması ve özellikle Arhavi gençlerinden arkadaşlarını uyarmalarını istemesi, “Peki dışarıdan gelenler bu festivalin neresinde?” sorusunu beraberinde getirdi.

İki gün üst üste uyarı

Başkan Ataselim’in festival alanındaki olaylara ilişkin uyarıları 23 Ağustos’la da sınırlı kalmadı.

22 Ağustos’taki konuşmasında da festival alanındaki yoğunluk ve yaşanan sorunlara değinen Ataselim, “Arhavi’ye hiç yakışmıyor” ifadelerini kullanmıştı. Ancak vatandaşların tepkisinin odağında, yaşanan olumsuzluklardan ziyade bu sorunların anlatılma biçimi bulunuyor.

Festival alanında yaşanan bir kavga ya da taşkınlık elbette eleştirilebilir. Güvenliğin sağlanması ve insanların birbirine saygılı davranması gerektiği konusunda kimsenin itirazı yok. Ancak tartışma şu noktada düğümleniyor: Bir festivalde yaşanan olumsuzlukların sorumluluğu neden özellikle dışarıdan gelenlere yükleniyor?

“Bu festival bizim festivalimiz” sözü neden tepki çekti?

Arhavi’de düzenlenen festivalin elbette ilçenin kültürünü, sanatını ve sosyal hayatını yansıtması bekleniyor. Ancak festivalin amacı aynı zamanda farklı şehirlerden insanları Arhavi’de buluşturmak, ilçenin tanıtımına katkı sağlamak ve binlerce kişinin birlikte eğlenmesini sağlamak değil mi?
Üstelik festival için Arhavi’ye gelen insanlar, ilçenin davet ettiği misafirler.

Tam da bu nedenle Başkan Ataselim’in “Çünkü bu festival bizim festivalimiz” sözleri, bazı vatandaşlar tarafından dışarıdan gelenleri festivalin dışında bırakan bir dil olarak yorumlandı.

Vatandaşların tepkisi de burada yükseldi: Madem festival “sizin”, dışarıdan gelenler neden davet ediliyor?

Festival Arhavi’de düzenleniyor olabilir. Ancak festival yalnızca Arhavililerin katıldığı kapalı bir organizasyon değil. Farklı ilçelerden, illerden ve bölgelerden insanların gelip konserleri izlemesi, eğlenmesi ve Arhavi’yi tanıması festivalin doğal bir parçası.

“Oldu olacak Arhavi’nin çevresine dikenli tel çekilsin!”

Başkan Ataselim’in sözleri üzerine vatandaşların yaptığı ironik yorum ise tartışmayı başka bir noktaya taşıdı: “Madem festival sizin, oldu olacak Arhavi’nin çevresine dikenli tel çekilsin de dışarıdan kimse festivale giremesin.”

Elbette mesele gerçekten dikenli tel çekmek değil. Mesele, insanları Arhavi’ye davet eden bir festivalin ardından, yaşanan olumsuzlukların faturasının dışarıdan gelenlere kesilip kesilmemesi.

Bir tarafta “Arhavi’ye gelin, festivalimize katılın” çağrısı yapılırken diğer tarafta “arkadaşlarınızı uyarın, bu festival bizim festivalimiz” denilmesi, vatandaşların kafasında ister istemez bir çelişki oluşturuyor.

Arhavi Semicenk’le Coştu
Arhavi Semicenk’le Coştu
İçeriği Görüntüle

Festivalin sahibi kim?

Festivalin adı Arhavi’nin adıyla anılıyor olabilir. Organizasyon Arhavi’de yapılıyor olabilir. Ancak festivalin başarısı da, yaşanan sorunları da yalnızca Arhavililerin değil, festivale katılan herkesin ortak meselesi.
Bu nedenle asıl sorunun “Festival kimin?” sorusundan ziyade, “Festival herkesi ne kadar kapsıyor?” sorusu olduğu belirtiliyor.
Çünkü festivalin ruhu; insanları ayırmak değil, bir araya getirmek.

Arhavi’nin ev sahipliği yaptığı bir festivalde dışarıdan gelenler “misafir” olabilir. Ancak o misafirleri ilçeye davet eden de yine Arhavi.
Ve vatandaşların sorusu tam da burada: Misafir çağırıp ardından nasıl davranması gerektiğini anlatmak mı ev sahipliği, yoksa gelen herkesi Arhavi’nin bir parçası gibi karşılamak mı?

Muhabir: Ayşe ÖZDER