Eğitim-Bir-Sen Artvin Şube Başkanı İbrahim İnce, yaptığı açıklamada eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin artık kabul edilemez boyutlara ulaştığını belirterek, “Artık yeter!” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

İnce, şiddet olaylarının toplum genelinde yaygınlaştığını ve eğitim çalışanlarının açık hedef haline geldiğini vurgulayarak bu durumun toplumsal değerlerin çöküşünün bir göstergesi olduğunu söyledi.

Son Gün 30 Nisan
Son Gün 30 Nisan
İçeriği Görüntüle

Siverek’te yaşanan saldırının münferit bir olay olmadığını belirten İnce, eğitimcilerin, öğrencilerin ve vatandaşların hedef alındığı bu tür saldırıların toplumsal bir sorun haline geldiğini kaydetti.

İnce, “ABD gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskının bir benzerinin ülkemizde gerçekleşmesi, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişesi taşıyan eğitim çalışanlarını daha büyük bir endişeye sevk etmektedir. Tüm Türkiye’de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini de sağlamak amacı taşımaktadır. Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapılıyor. Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yol edilmeye devam ediyor. Biz öğretmene değer her şeye değer derken toplumda öğretmen sahipsizdir vuranın yanına kar kalır düşüncesi hakim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler öğrencisinden ve velisinden korkar hâle gelmiştir.

Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz! Yakın zamanda İstanbul’da Fatma Nur Çelik’in şehit edilmesi, Ankara Pursaklar’da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve dün Siverek’te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır. Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili hâline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır. Bu gidiş kabul edilemez! Eğitimciye yönelik şiddet, bireysel bir suç olmaktan çıkmış; doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline gelmiştir. Eğitimcilerimize yönelik her saldırı, geleceğimizi karartmakta, eğitim ortamını zehirlemekte ve toplumsal huzuru tehdit etmektedir. Buradan açık ve net söylüyoruz: Siverek’te yaşanan bu hadise, failin sanal medya üzerinden yaptığı tehditlerin zamanında tespit edilmesiyle önlenebilirdi” dedi.

Sanal medya üzerinden yapılan tehditlerin tespit edilmesi gerektiğini belirten İnce, “Bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirmelidir. Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir. Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir. Okul polisi uygulaması hayata geçirilmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir.”

Velilere de seslenen İnce, “Öğretmenler sizlerin en kıymetli varlığınız olan çocuklarınıza hizmet için dişini tırnağına takarak çalışmaktadır. Bu temel gerçeği kabul etmek gerekir. Çok basit konularla şikayet edilmek, okulda derste yaşananların aslını öğrenmeden tepki göstermek ve hedef haline getirmekle hiçbir yere varılamaz! Bizler ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız. Öğretmeni değersizleştiren, hedef hâline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir. Biz bu kötü anlayışın karşısında öğretmenlerimizin itibarını korumak kadar, çocuklarımızı ve ülkemizin yarınlarını korumak içinde duruyoruz. Bugün Siverek’te yaşanan vahşeti protesto etmek için buradayız. öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için buradayız. Şunu herkes bilmelidir: Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır! Öğretmene yapılan saldırı, bu milletin vicdanına yapılmıştır! Bu bir uyarıdır! Eğitimciler sahipsiz değildir! Şiddeti normalleştiren, görmezden gelen ve gerekli tedbirleri almayan herkes bu tablonun sorumlusudur! Artık sabrımız kalmamıştır! Devletin en temel yükümlülüğü, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Eğitimcilerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak, okullarda huzurlu bir eğitim ortamı oluşturmak ertelenemez bir sorumluluktur. Eğitimciler; savunmasız, korumasız ve yalnız bırakılmamalıdır. Yaptıkları işin onuruna yakışır güvenlik ve çalışma şartları derhal sağlanmalıdır. Öğretmene sahip çıkmak, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır! Gerekli adımlar atılmazsa, bu sürecin takipçisi olacağımızı ve mücadeleyi her platformda büyüteceğimizi ilan ediyoruz. Şiddeti nefretle kınıyor, saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz.”

Muhabir: Ümran KARA