Türkiye’nin yönetim biçiminin dışarıdan yorumlanamayacağını vurgulayan Orhan, “Bu millet saltanatı da vesayeti de geride bırakmış, egemenliği halka teslim etmiştir. Cumhuriyet masa başında değil, cephede kazanılmıştır” dedi.

Orhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920 tarihinde savaş koşullarında açıldığını hatırlatarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün en zor günlerde dahi millet iradesini esas aldığını belirtti. Kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın da bu anlayışın en güçlü sembolü olduğunu dile getirdi.

Yabancı temsilcilerin Türkiye’ye yönetim modeli önermesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Orhan, “Türkiye kimsenin siyasi laboratuvarı değildir. Bu ülkeye hangi sistemin uygun olduğuna yalnızca Türk milleti karar verir” ifadelerini kullandı.

Orhan ayrıca, bölge halklarının demokrasiye layık görülmemesi anlayışını da eleştirerek, “Bir coğrafyayı özgürlükten uzak göstermeye çalışmak o halkların iradesine saygısızlıktır. Her toplum adalet, temsil ve onurlu yaşam hakkına sahiptir” dedi.

Uluslararası siyasette demokrasi söylemi ile uygulamalar arasında çelişkiler bulunduğunu savunan Orhan, “Dünyanın birçok yerinde hukukun ihlaline sessiz kalanların başkalarına demokrasi dersi vermesi inandırıcı değildir” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu Yol Bu Ülkeye Yakışıyor mu?”
“Bu Yol Bu Ülkeye Yakışıyor mu?”
İçeriği Görüntüle

Açıklamasını Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle tamamlayan Orhan, “Yurtta barış, dünyada barış ilkesi bu topraklarda yolumuzu göstermektedir. Cumhuriyetimizin temel taşı da budur” dedi.

Muhabir: Ümran KARA