Borçka’da 3 Eylül 2024’te yaşanan silahlı saldırıda Reşit Kibar’ın hayatını kaybetmesinin ardından, sanık Muhammet Ustabaş hakkında hazırlanan iddianame Artvin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanık, “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılanacak.
Olay, Cankurtaran mevkiinde, "Konaklamalı Mesire Alanı Projesi" kapsamında iş makinelerinin ormanlık alanda ağaç kesmesine karşı çıkan köylülerin, projeyi yürüten şirketin bağlantılı olduğu iddia edilen Muhammet Ustabaş tarafından silahla saldırıya uğramasıyla gerçekleşmişti. Olayda, ağır yaralanan Reşit Kibar yaşamını yitirirken, iki köylü de yaralanmıştı.
İddiaya göre, köylüler iş makinelerinin ormanlık alanda ağaç kesmesine engel olmaya çalışırken, sanık Ustabaş silahını ateşleyerek köylülere saldırmıştı. Saldırının ardından Ustabaş tutuklanırken, ruhsatlı tabancanın sahibi olan Fikret Merttürk adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Cinayetten tam yedi ay sonra Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Artvin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma ise 18 Nisan 2025’te görülecek.
Olayın ardından, ağaç kesim ihalesini ve tesis yapma iznini alan Merttürk ailesiyle bağlantılı olan sanık Muhammet Ustabaş’ın silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülüyor. Olay, Artvin’deki sosyal ve çevresel gerginliklerin bir yansıması olarak dikkat çekti. Ayrıca, Merttürk ailesinin AKP’ye yakınlığı ile bilinen isimler olmaları, olayın ardından kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.
Saldırıda şans eseri hayatta kalan ve arkadaşı Reşit Kibar’ı kaybeden Halkevleri Temsilcisi Dursun Ali Koyuncu, saldırının ardından 7 Eylül 2024’te tutuklandı ve 2 Aralık 2024’te tahliye edildi. Koyuncu, saldırının şiddetini ve hedef alınan köylülerin direncini vurgulamıştı. Saldırı sonrası artan tepkiler, bölgede ağaç kesimi ve çevresel projelere karşı halkın tepkisinin giderek daha güçlü hale gelmesine neden oldu.
Olayın yaşandığı Cankurtaran bölgesi, Artvin’in doğasının korunması açısından önemli bir alan olarak biliniyor. Bölgedeki ağaç kesimi projesi ve turizm tesisi yapma girişimleri, yerel halk arasında büyük tartışmalara yol açtı. Bu projeyi yürüten şirketin, Artvinli işadamı Yunus Merttürk’ün yönetimindeki Kocaeli merkezli şirketler grubu ile bağlantılı olduğu öne sürülüyor. Merttürk ailesinin projeden sonra, Yapısoy Beton şirketi aracılığıyla mesire alanı inşa etme planlarını durdurduğu belirtiliyor.
Reşit Kibar’ın hayatını kaybetmesine neden olan olay, bölgedeki çevresel mücadelenin simgesi haline gelmiş durumda. Artvin’in Borçka ilçesindeki köylüler, doğal varlıklarını koruma adına verdikleri mücadelenin karşısında, daha güçlü bir şekilde bir araya gelmeye devam ediyor. Köylüler, Artvin gibi doğal güzellikleriyle bilinen bir ilde, ormanların kesilmesine ve çevresel tahribata karşı durmaya devam edeceklerini belirtiyorlar.
Artvin'deki cinayet davası, sadece yerel halkı değil, tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor. Yargı süreci, çevre sorunlarına dair ciddi bir dönüm noktasını işaret ediyor. Hükümetin ve yerel yönetimlerin bu süreçteki tutumu ve alınacak kararlar, bölgedeki çevresel ve toplumsal sorunları doğrudan etkileyebilir.