Rektör Aydın, üniversitelerde uygulanan eğitim sistemlerinin yalnızca eğitim hayatını değil, gençlerin istihdamını, evlilik yaşını, nüfus artışını ve toplumun geleceğini de doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Aydın, özellikle iki yıllık meslek yüksekokullarının ve ara eleman yetiştiren programların daha fazla önemsenmesi gerektiğini vurguladı.
“Toplumun ihtiyacıyla yetiştirilen insan profili örtüşmüyor”
Eğitim sistemindeki en önemli sorunlardan birinin, yetiştirilen insan profili ile toplumun ihtiyaç duyduğu insan profilinin birbirinden farklı olması olduğunu belirten Aydın, üniversite mezunu işsiz gençlerin bulunduğu bir ortamda bazı sektörlerin ise çalıştıracak personel bulamadığına dikkat çekti.
Aydın, “Eğitim sisteminin üretmiş olduğu, yetiştirmiş olduğu insan profiliyle toplumun ihtiyaç duyduğu insan profili birbiriyle örtüşmüyor. Bir yandan bir sürü üniversite mezunu insan var, işsiz. Öbür taraftan da işçi bulamıyoruz. Bir yandan adam yok diyoruz, bir yandan da işsizlik var. Nasıl oluyor bu iş?”
Bölgede yaptığı ziyaretlerde de benzer sorunlarla karşılaştığını ifade eden Aydın, işverenlerin yüksek ücret teklif etmelerine rağmen bazı alanlarda çalışan bulamadıklarını söyledi.
“İki yıllık programlar ön plana çıkıyor”
Bu noktada meslek yüksekokullarının önemine vurgu yapan Rektör Aydın, iki yıllık programların doğrudan istihdama yönelik insan gücü yetiştirmesi gerektiğini belirtti.
Aydın, “İşte burada 2 yıllıklar, yani ara eleman yetiştiren kurumlar ön plana çıkıyor” diyerek, Artvin ve çevresinin ihtiyaç duyduğu alanların belirlenmesi için kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini açıkladı.
Trabzon’dan başlayarak Batum, Kars ve Ardahan’a kadar uzanan geniş bir bölgenin ekonomik faaliyetlerini ve iş gücü ihtiyacını değerlendirdiklerini belirten Aydın, bölgedeki sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli personelin hangi alanlarda yetiştirilmesi gerektiği konusunda çalışma yaptıklarını kaydetti.
“Çocuklarımız 2 yıl okuyacak, işine yerleşecek”
Artvin Çoruh Üniversitesi bünyesindeki meslek yüksekokullarının yapısında değişiklik planladıklarını da açıklayan Aydın, meslek yüksekokullarının sosyal bilimler ile doğa ve teknik bilimler şeklinde yeniden yapılandırılmasının gündemde olduğunu söyledi.
Konuyla ilgili Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile görüşmeler yaptığını belirten Aydın, ihtiyaç duyulan bölümlerin bu yapıya entegre edilmesinin planlandığını ifade etti.
Aydın, hedeflerinin gençlerin eğitim hayatının ardından doğrudan istihdama geçebilmesi olduğunu belirterek, “Çocuklarımız da gelecek, 2 sene okuyacak, tak işine yerleşecek, işi olacak” dedi.
“Dört yıllık mezun edip beklentiyi yükseltmenin anlamı yok”
Gençlerin dört yıllık üniversite eğitiminden mezun olduktan sonra yüksek iş beklentisi içerisine girmesinin, ancak bu beklentinin karşılanamamasının yeni bir sorun oluşturduğunu belirten Aydın, mesleki eğitimin bu açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Aydın, “Çocukları dört yıllıktan mezun edip, beklentiyi yükseltip, sonra şak diye düşürmenin manası yok” ifadelerini kullanarak, ihtiyaç duyulan alanlarda nitelikli personel yetiştirilmesinin hem gençlerin hem de iş dünyasının önünü açacağını dile getirdi.
“4 ayak lazımken 4 bin ayak üretiyoruz”
Eğitim sistemi ile iş gücü ihtiyacı arasındaki dengesizliği bir sehpa örneği üzerinden anlatan Aydın, “Şu sehpayı üreteceğiz, 4 tane ayak lazım bize. Bu sehpayı yapmak için 5, hadi 6 tane ayak üretiriz yedeğiyle. Ama biz 4 bin tane ayak üretiyoruz” dedi.
Türkiye’de çok sayıda üniversite mezununun kendi alanında iş bulamadığını belirten Aydın, öğretmenlik alanındaki istihdam sorununa da dikkat çekerek, yüz binlerce kişinin atanmayı beklediğini ifade etti.
Aydın’a göre eğitim sistemi, ihtiyaç duyulan insan gücünü belirleyerek bu alanlara yönelik eğitim vermeli. Böylece üniversite mezunlarının işsiz kalmasının önüne geçilirken, iş dünyasının da aradığı nitelikli çalışanlara ulaşması sağlanabilir.
“İşsizlik, evlilik yaşını da etkiliyor”
Eğitim süresinin uzaması ve gençlerin iş hayatına geç başlamasının yalnızca istihdam sorunuyla sınırlı olmadığını belirten Aydın, bunun evlilik yaşını ve dolayısıyla nüfus artışını da etkilediğini söyledi.
Aydın, gençlerin eğitim hayatında daha uzun süre kalması ve iş bulmakta zorlanması nedeniyle ekonomik bağımsızlıklarının geciktiğini belirterek, bu durumun evlilik yaşının ötelenmesine neden olduğunu ifade etti.
Gençlerin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için öncelikle iş sahibi olması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Adamın karnı doymuyor, adamın işi yok. Adam hâlâ babaannesinin maaş kartına bakıyor. Olur mu? Ayakları üzerinde duruyor. Evlenemiyor” sözleriyle ekonomik bağımsızlığın önemine dikkat çekti.
“Nüfus artış hızındaki düşüşü yıllar önce öngördüm”
Türkiye’nin nüfus yapısına ilişkin değerlendirmelerinin uzun yıllara dayandığını anlatan Aydın, yaklaşık 20 yıl önce katıldığı bir toplantıda eğitim süresinin uzamasının gençlerin hayata atılma yaşını, bunun da evlilik yaşını ve doğurganlığı etkileyebileceğini söylediğini aktardı.
O dönemde nüfus artış hızını düşürmeye yönelik politikaların uygulandığını belirten Aydın, kendi değerlendirmelerinin ise farklı yönde olduğunu ifade etti.
Aydın, gençlerin iş hayatına daha geç başlamasının evlilik yaşını yükselttiğini, bunun da çocuk sahibi olma sayısını etkilediğini belirterek, Türkiye’nin bugün nüfus artış hızının düşmesi ve nüfusun yaşlanması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
“İhtiyaç olan alanlara nokta atışı eğitim vermeliyiz”
Türkiye’nin geleceği açısından eğitim sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Aydın, çözümün ihtiyaç duyulan alanlarda doğrudan insan gücü yetiştirmek olduğunu söyledi.
Aydın, “Direkt nokta atışı, ihtiyaç olan alanlara meslek yetiştirmemiz lazım” diyerek, üniversitelerde bölüm açılırken bölgenin ekonomik yapısının, sektörlerin ihtiyaçlarının ve iş gücü piyasasının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Artvin Çoruh Üniversitesi olarak amaçlarının yalnızca öğrenci mezun etmek olmadığını belirten Aydın, açılacak ve geliştirilecek bölümlerin Artvin’e ve bölgeye doğrudan katkı sağlamasını istediklerini söyledi.
“Bölgeye katkı sağlayacak bölümleri açmak istiyoruz”
Rektör Aydın, yürüttükleri çalışmaların temel amacının Artvin’in ve bölgenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek eğitim modelleri oluşturmak olduğunu belirtti.
Aydın, “Benim derdim de bu. Ve bölgeye katkısı olsun istiyorum. Şehre ve bölgeye katkısı olsun. İhtiyaç olan bölümleri açalım istiyorum” dedi.
Matematik, fen-edebiyat, coğrafya, tarih ve edebiyat gibi alanlardan mezun olan gençlerin istihdamda karşılaştıkları sorunlara da değinen Aydın, bazı mezunların kendi alanlarında iş bulamadığını, bunun yerine farklı mesleklere yönelmek zorunda kaldığını ifade etti.
Aydın, bu modelin yalnızca Artvin’de değil, Türkiye genelinde uygulanması gerektiğini belirterek, eğitim sistemi ile iş gücü piyasasının birbirine uyumlu hale getirilmesinin işsizliğin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Rektör Aydın’ın değerlendirmelerine göre; gençlerin ihtiyaç duyulan mesleklere yönlendirilmesi, eğitim süresinin ardından hızlı şekilde istihdama katılması ve ekonomik bağımsızlığını kazanması, yalnızca iş gücü piyasasını değil, Türkiye’nin demografik geleceğini de doğrudan etkileyen önemli başlıklar arasında yer alıyor.




