LGS’de işin öğrenci de bittiğini, öğrenci isterse her şeyi yapabileceğini söyleyen Alkan, Bu sistemin doğru bir sistem olduğunu söyledi. Liseye Geçiş Sınavı’nda öğrencilerden çok velilerin heyecanlı olduğunu dile getiren Alkan, velilerin çocuklarına güvenmesi gerektiğini ve onu mutsuz edecek davranışlardan kaçınarak sınava mutlu şekilde sınava sokması gerektiğini söyledi.
Öğrencilerin yıl boyunca emek verdiğini ama LGS’ye bir ay kala öğrencilerde bıkkınlık olduğunu ‘bitse de gitsek’ ruh haline girdiğini dile getiren Alkan Liseye Geçiş Sınavı’nda kazanmanın yollarını açıkladı.
Açıklamalarda bulunan Alkan şu ifadeleri kullandı;
“2018'den bu yana gördüğüm, gerçekten de önemsediğim şey şudur; LGS'de ve bütün sıralama sınavlarında işin öğrenci de bittiyor. Öğretmen faktörü elbette ki öğrenciye çok fazla etki eder, öncelikle öğretmenlerin görevi ki benim öyle, buradaki çalışmalarımızda aynı şekilde öncelikle öğrenciyle sevgi ve muhabbet yoluyla gönül bağı kurmak bunu tesis etmek ve ardından da dersi, öğretmeni sevdirebilmek tabii ki disiplin ve seviye çerçevesinde sonrasında da sınava layıkıyla hazırlamak. Biz hiçbir şekilde okullarımızın kurslarımızın rakipleri değiliz, hepimiz aynı amaca hizmet ediyoruz. Öğrencilerimiz okul kurslarına da gidiyor oraya gitmelerini söylüyoruz sonrasında çıkınca buraya da gelin diyoruz. Koordineli bir şekilde çalışmalarımız oluyor.
LGS'ye kazanmanın yolu nereden geçiyor diye toparlayacak olursak tamamen pes etmemekten geçiyor. Şu an az bir zaman var 2, 3 hafta gibi bir zaman kalmış öğrenciler bir an önce bitse de gitsek durumunda. Özellikle öğrenci rehavete kapılmış olabilir nasılsa ilk dönem konuları çıkacak 2. dönem konuları yok diye. Bu sebepten dolayı bir boşlama görünüyor öğrencilerde. Şöyle düşünmeleri lazım öğrencilerin bu zamana kadar emek ettik, 8-9 ay gibi bir süreç vardı son bir ayda bunu bırakırsak bütün emeklerimiz boşa gidecek diye düşünmeleri lazım. Her öğrencide 5 senedir gördüğüm son bir ayda öğrenci de bıkkınlık oluyor, bir an önce gireyim sonuç ne olursa olsun diyebileceği bir boyuta geliyor, psikolojik danışmanlar, eğitim koçu hocasından yardım almaları gerekiyor, motive edebilirler. Bu stres yönetimi psikolojik bir sınav aslında bu çok kritik bir sınav, telafisi yok. Üniversite sınavı gibi değil elbette bu psikolojik süreci iyi yönetirsek sınavımız iyi geçer. Ders boyutunda ise LGS'de başarılı olmanın yolu çok soru çözmekten geçiyor. Ne kadar çok soru çözersek o kadar iyi olur. Tabii ki her soru bankasını her soruyu değil de doğru soru bankalarına tercih etmek önemli. Milli Eğitim kazanımlarına yakın olanları dikkate yakın soru bankalarını çözmekten geçer.
Bizim geçen yılki birincimiz İstanbul Erkek Lisesi’ne giden Talha günde ortalama 500 soru çözen bir öğrenciydi. Son 3 yılın birincileri ve Talha'nın da başarısı elbette ki günde 500-550 soru çözmekten geçiyordu. Düzenli tekrar yapmakla geçer. Bunun dışında stres yönetimi yani psikolojik bir sınav olduğu için bunu da yardım olarak okuldaki psikolojik danışman hocasından veya gittiği kurumda alabilir elbette.
Aileler evlatlarını mutlu etmek için her şeyi yapmalılar. Veliler tabii ki kötü niyetli değil ama bilinçli olarak nasıl yaklaşacağını bilmiyor. Çocuk 99 almış 1 puan nereden kesildi diye ailesi tepki verince bu çocuk yıkılıyor. Zaten 85 de alsa rakamsal olarak aynı şeye tekabül ediyor. Velilerin öncelikle motivasyon anlamında başarılı gördüğü evladına güdülemesi gerekiyor. Çocuğa çok güzel hediyelerden ziyade güzel bir cümle söyleyebilir. 90 aldın tebrik ederim oğlum ya da kızım ama senin daha iyi yapabileceğine inanıyorum, bu 10 puan nereden kesildiyse yanlışlarını görüp bunu da tamamlayabilirsin diye yapılabilir. Veli'nin öğrenciye yaklaşımı kesinlikle mükemmeliyetçi olmamalı, bu öğrenciye zarar veriyor. Veli öğrenciye güvenmeli ve elinden geleni yapıyorsun ben sana inanıyorum şeklinde yaklaşıp öğrenciyi mutlu bir şekilde sınava sokmalı, onu mutsuz edecek davranışlardan kaçınmalıdır. Sınav denemelerinin sonucu ne olursa olsun onun arkasında durmalı. Çünkü bu sınav telafisi olmadığı için başarıdan ziyade psikolojik bir sınav olarak daha da öne çıkıyor.
Velilerin nasıl bir psikolojide stres yaptığı gerçekten öğrenciden bile çok daha fazla stres yaptığını görüyoruz. Bu yüzden şöyle bir yöntem de olabilir o konuda koordineli bir şekilde öğretmenleri ile beraber nasıl davranacaklarını öğrenebilirler tabii ki.
Bu sistemin yeni nesil soruların doğru bir sistem olduğunu düşünüyorum öğrenciler adına. Tabii ki farklı sistemlerde olabilir fakat öğrenciler bu sınav sisteminin doğru bir sınav sistemi olduğunu bence kabullenebilirler. 5-6 yıldır bu sistem var ve değişmedi öğrenciyi düşünmeye sevk eden ezbere dayalı değil anlamaya dayalı bir sistem olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında yapmaları gereken sadece kitap okumak değil özellikle Türkçe dersi sadece kitap okumakla yapılacak bir ders olmaktan çıkmıştır. Hal böyle olunca bol bol anlam bilgisi paragraf soruları, mantık soruları çözmeleri gerekiyor bunları yaparlarsa kesinlikle çok başarılı olurlar.”
Ayşe ÖZDER