Artvin’de diyetisyenlik hizmeti veren Gizem Tekin, toplumda giderek daha fazla görülmeye başlayan karaciğer yağlanmasına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Karaciğer yağlanmasının erken dönemde çoğunlukla belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Tekin, hastalığın oluşumunda beslenme alışkanlıkları, obezite, insülin direnci, diyabet, hareketsiz yaşam ve alkol kullanımının önemli rol oynadığını belirtti.
Karaciğer yağlanmasının, karaciğer hücrelerinde normalin üzerinde yağ birikmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Tekin, rahatsızlığın çoğu zaman herhangi bir belirtiye neden olmadığını söyledi. Bu nedenle hastalığın, kan testleri veya ultrason gibi kontroller sırasında tesadüfen fark edilebildiğini aktardı.
Karaciğer yağlanması hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?
Gizem Tekin, karaciğer yağlanmasının belirti vermesi durumunda ise bazı şikâyetlerin görülebileceğini belirtti. Karın bölgesinin sağ üst kısmında dolgunluk, baskı, hafif ağrı veya rahatsızlık hissinin yanı sıra bazı kişilerde halsizlik, çabuk yorulma ve şişkinliğin de görülebileceğini ifade etti.
Tekin, bazı belirtilerin ise daha ciddi karaciğer sorunlarına işaret edebileceği konusunda uyardı. Şiddetli karın ağrısı, sarılık, karında şişlik, koyu renkli idrar, bilinç bulanıklığı veya açıklanamayan kilo kaybı gibi durumlarda doktora başvurulması gerektiğini söyledi.
Karaciğer yağlanmasının nedenleri arasında neler bulunuyor?
Karaciğer yağlanmasının oluşumunda birçok farklı faktörün etkili olabileceğini belirten Tekin, özellikle aşırı yağlı ve şekerli beslenme ile normalden fazla kalori alımına dikkat çekti.
Tekin’in aktardığı başlıca nedenler arasında obezite, tip 2 diyabet, insülin direnci, kan yağlarındaki bozukluklar, hareketsiz yaşam ve alkol kullanımı yer alıyor. Birden fazla hastalığın aynı anda bulunmasının da karaciğer yağlanması açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.
“Özel bir detoks yerine yaşam tarzı değişikliği”
Karaciğer yağlanmasının azaltılması konusunda özel detoks uygulamalarının yerine sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin önem taşıdığını vurgulayan Tekin, kontrollü kilo vermenin, düzenli egzersiz yapmanın ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Şekerli ve işlenmiş gıdaların azaltılması, alkol tüketilmemesi, diyabet ve kolesterolün kontrol altında tutulmasının karaciğer yağlanmasının gerilemesine yardımcı olabileceğini ifade eden Tekin, “Karaciğer yağlanmasında en etkili yaklaşım sürdürülebilir beslenme ve hareket düzenidir” dedi.
Karaciğer dostu besinlere dikkat çekti
Vücudun en büyük laboratuvarı olarak nitelendirdiği karaciğerin, doğru beslenme alışkanlıklarıyla kendini yenileme yeteneğine sahip olduğunu belirten Tekin, bazı besinlerin de sağlıklı beslenme düzeni içerisinde tercih edilebileceğini söyledi.
Tekin, enginarın içerdiği sinarin bileşiği sayesinde safra akışını uyararak yağ sindirimine yardımcı olabileceğini ifade etti. Brokoli, Brüksel lahanası ve karnabahar gibi turpgillerin ise glukozinolat ve glutatyon içerikleriyle karaciğerin doğal savunma mekanizmalarını destekleyebileceğini belirtti.
Sarımsağın içerdiği sülfür ve selenyumun koruyucu antioksidan enzim seviyelerini destekleyebileceğini aktaran Tekin, kırmızı pancarın da betalain içeriği sayesinde oksidatif stresin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Kahvenin ilave şeker içermediğinde iltihaplanmanın azaltılması ve karaciğer sağlığının desteklenmesi açısından faydalı olabileceğini belirten Tekin, yeşil çayın kateşin adı verilen antioksidanlar içerdiğini, zerdeçalın ise kurkumin içeriğiyle karaciğer iltihabının azaltılmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.
Zeytinyağının oleik asit ve E vitamini içeriğine dikkat çeken Tekin, yağlı balıkların da omega-3 açısından zengin olduğunu belirtti. Somon ve uskumru gibi balıkların trigliserid düzeylerinin kontrolüne ve hücrelerin korunmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Yaban mersini ve siyah üzüm gibi koyu renkli meyvelerin ise resveratrol ve polifenol içerikleriyle karaciğer hücrelerinin oksidatif hasara karşı korunmasına destek olabileceğini ifade etti.
Gizem Tekin, karaciğer yağlanmasına karşı en önemli adımın sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme düzeni ile düzenli fiziksel aktivite olduğunu vurgularken, şüpheli veya ciddi belirtiler yaşayan kişilerin doktor değerlendirmesi alması gerektiğini belirtti.




