Alım gücündeki düşüş nedeniyle vatandaşlar ihtiyaçlarını daha hesaplı ve sınırlı miktarlarda karşılamaya çalışırken, üretici ve pazarcı esnafı ise artan maliyetler karşısında emeğinin karşılığını alamamaktan yakınıyor.
Artvin’de her pazartesi günü kurulan halk pazarında ekonomik tablo, üretici ile tüketiciyi aynı noktada buluşturuyor. Ancak bu buluşmanın ortak noktası bu kez alışveriş değil, geçim sıkıntısı ve memnuniyetsizlik oluyor.
Bir tarafta ürünlerini yetiştirmek için yüksek maliyetlere katlanan üreticiler, diğer tarafta artan yaşam giderleri nedeniyle pazar alışverişini kısmak zorunda kalan vatandaşlar bulunuyor. Okulların açılmasıyla birlikte ailelerin masraflarının daha da arttığı eylül ayında, pazarda alışveriş yapan vatandaşlar fiyatlardan çok azalan alım güçlerinden şikâyet ediyor.
“Ürünler pahalı değil ama alım gücümüz yetmiyor”
Pazardan alışveriş yapan vatandaşlar, özellikle yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte aile bütçelerindeki yükün arttığını ifade ediyor.
Vatandaşlar, ürünlerin geçmiş dönemlere kıyasla pahalı görünmesine rağmen asıl sorunun gelirlerin giderleri karşılayamaması olduğunu belirtiyor.
“Eylül ayındayız, okullar açılıyor. Giderlerimiz arttı. Bu nedenle hesaplı olmak zorundayız. Ürünler aslında çok pahalı değil ama bizim alım gücümüz azaldığı için bizi zorluyor” diyen vatandaşlar, pazar alışverişinde ihtiyaçlarını öncelik sırasına göre belirlediklerini söylüyor.
Eskiden kilo kilo alınan ürünlerin artık daha az miktarlarda satın alındığını belirten vatandaşlar, artan okul masrafları, temel ihtiyaçlar ve diğer yaşam giderleri nedeniyle bütçelerini dikkatli kullanmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.

Üretici de maliyetlerden şikâyetçi
Vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının diğer tarafında ise üreticiler bulunuyor.
Üreticiler; tarla ve bahçede harcanan emeğin yanı sıra ulaşım, akaryakıt, ilaç, üretim girdileri ve diğer giderlerin ürünlerin maliyetini artırdığını belirtiyor.
Üreticiler, “Bizim de emeğimiz ve maliyetlerimiz ortada. Bu ürünleri yetiştirip tezgâhlara getirmek kolay değil. Bunun için uğraşıyoruz. Bir taraftan üretmeye, diğer taraftan sattığımız ürünlerle geçinmeye çalışıyoruz. Ürünler çok pahalı değil ancak vatandaşlar istedikleri gibi alamıyor. Çünkü onların da gider kalemleri çok fazla. Yetişemiyorlar. Onlar da haklı, biz de haklıyız” diyerek yaşanan tabloyu özetliyor.
Yağışlar üretimi de vurdu
Bu yıl Artvin’de etkili olan yağışlı hava koşulları da üreticinin işini zorlaştırdı.
Pazarcı esnafı Hülya Dokur, pazardaki durumu değerlendirirken yağışların yanı sıra akaryakıt fiyatlarındaki artışın da kendilerini etkilediğini söyledi.
Dokur, “Pazarda işler hiç istediğimiz şekilde gitmiyor. Biraz bu yağmurlar da etkiliyor bizi. Bizi bir taraftan benzinin yükselmesi de etkiliyor” dedi.
“Vatandaş uygun almak istiyor ama biz de uyguna getiremiyoruz”
Vatandaşların kışlık hazırlıklarını uygun fiyatlarla yapmak istediğini belirten Dokur, üretim ve taşıma maliyetleri nedeniyle ürünleri daha düşük fiyatlara satmanın kolay olmadığını dile getirdi.
Dokur, “Vatandaş istiyor ki uygun alalım, uygun yapın, her şeyi uygun alalım, kışlıklarımızı hazırlayalım. Ama biz hiçbir şekilde bir şeyi uyguna getiremiyoruz. Çünkü gideri fazla” ifadelerini kullandı.
Üreticinin her gün köy ile pazar arasında gidip geldiğini anlatan Dokur, ürünlerin yetiştirilmesi, toplanması ve pazara ulaştırılmasının ciddi bir emek gerektirdiğine dikkat çekti.
“Günlük köye gidip geliyoruz. Orada çalışıyoruz, buraya getiriyoruz, satıyoruz. Ama hiçbir şekilde ne alan memnun, ne üreten memnun, ne de bakıp geçen memnun. Yani herkes bir memnuniyetsizlik içerisinde” diyen Dokur, yaşanan ekonomik tablonun hem üreticiyi hem de tüketiciyi zorladığını söyledi.

“Emeğimizin karşılığını almalıyız”
Pazarcı esnafı, vatandaşların uygun fiyat talebini anlayışla karşıladıklarını ancak kendi emeklerinin de karşılığını almak zorunda olduklarını belirtiyor.
Dokur, “Müşteriler geliyor, ‘Niye uygun vermiyorsunuz?’ diyor. Ama biz de bu mücadeleyi veriyorsak karşılığını almamız gerekiyor ki hevesli çalışalım” diyerek üreticinin yaşadığı sıkıntıya dikkat çekti.
Yağışlar nedeniyle ürünlerin yarısı zarar gördü
Bu yılki iklim şartlarının üretimi ciddi şekilde etkilediğini belirten Dokur, özellikle ürünlerde oluşan hastalık nedeniyle kayıplar yaşadıklarını söyledi.
Dokur, ürünlerin doğal ve organik olması için mümkün olduğunca ilaç kullanmadıklarını belirterek, “Bu seneki iklim şartları sürekli yağışlı geçtiği için bizim bostanlarımıza pas vurdu. İlaç vurmadığımız için doğal olsun, organik olsun istiyoruz. Biz kendimiz de yiyoruz, tüketiyoruz. Ama ilaç vurmadığımızdan dolayı pas vurunca ürünlerimiz yarı yarıya gitti” dedi.
Yaşanan ürün kaybının üreticiyi doğrudan etkilediğini belirten Dokur, bu durumun ister istemez fiyatlara da yansıdığını ifade etti.
Tezgâhlarda Artvin’in doğal ürünleri yer alıyor
Pazarda satışa sunulan ürünlerin büyük bölümünün kendi üretimleri olduğunu belirten Dokur, vatandaşlara doğal ürün ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi.
Tezgâhlarda üzüm, biber, salatalık, asma yaprağı ve çeşitli turşuların yanı sıra farklı kışlık ürünler de satışa sunuluyor.
Dokur’un verdiği bilgilere göre pazarda üzümün kilogram fiyatı 150-200 lira arasında değişirken, dolmalık ve yemeklik biberler yaklaşık 100 liradan, salatalık ise 80-100 lira arasında satılıyor.
Sabah saatlerinde daha yüksek fiyattan satışa sunulan bazı ürünlerin ilerleyen saatlerde fiyatının düşürüldüğünü belirten Dokur, salatalıkta olduğu gibi bazı ürünlerde 80 liraya kadar indirim yaptıklarını ifade etti.
Üretimi daha zor olan acı biberlerin ise kilogramının yaklaşık **200 liradan** satıldığı belirtiliyor.
Satılmayan ürünler kışlık hazırlıklara dönüştürülüyor
Üreticilerin en büyük sorunlarından biri de ürünlerin elde kalması. Ancak Dokur, kendi ürettikleri ürünleri ziyan etmemek için farklı yöntemlerle değerlendirdiklerini söyledi.
Pazarda satılamayan ürünlerin turşuya, salamuraya veya konserve ürünlere dönüştürüldüğünü belirten Dokur, “Kendi ürettiğimiz ürünleri burada satamadığımız zaman onları turşuya çeviriyoruz. Ya da salamuraya, konservaya çeviriyoruz. Böyle bir değişim yapıyoruz. Bir şeyi zayi etmiyoruz, değerlendirmeye çalışıyoruz” dedi.
Bu yöntemle hem ürünlerin çöpe gitmesinin önüne geçilmeye hem de üreticinin emeğinin değerlendirilmesine çalışılıyor.
Aynı pazar, farklı sorunlar; ortak nokta geçim mücadelesi
Artvin halk pazarında ortaya çıkan tablo, ekonomik sıkıntının yalnızca tüketiciyi değil, üreticiyi de doğrudan etkilediğini gösteriyor.
Vatandaş daha düşük fiyatla daha fazla ürün almak isterken, üretici artan maliyetler nedeniyle ürününü istediği fiyata satamıyor. Akaryakıt, üretim giderleri, iklim şartları ve ürün kayıpları üreticinin maliyetlerini artırırken, vatandaşın gelirindeki yetersizlik de pazardaki talebi düşürüyor.
Böylece üretici satamıyor, tüketici alamıyor.






