Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, ilçede son günlerde gündeme gelen boykot sonrası yapılan eleştiriler hakkında bir basın açıklaması yaptı. Başkan Orhan, boykot kararının tamamen demokratik bir hak olarak alındığını belirterek eleştirilerin samimiyetsiz ve çifte standart taşıdığını ifade etti.

Açıklamalarına, “Bizler, Borçka’da toplumsal birlikteliğin, dayanışmanın ve vicdanın gücüne inananlarız. Meşru bir hak olan tüketim boykotunu destekledik, bu hakkın yasal ve demokratik çerçevede kullanılmasının bir yurttaşlık görevi olduğuna inanıyoruz,” diyerek başlayan Başkan Orhan, 2 Nisan Çarşamba günü belediye sosyal tesislerinde satışlara ara verdiklerini ve bu kararı açıkça kamuoyuyla paylaştıklarını vurguladı. Orhan, bayram dolayısıyla iki gün kapalı olan tesislere ses çıkarmayanların sadece bir günlük boykot kararına tepki verdiğini ifade etti.

Başkan Orhan, söz konusu boykotun bir siyasi duruş veya ideolojik bir ayrışma amacı taşımadığını, aksine adalet duygusundan ve vicdandan doğduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu karar, ne nefretten doğdu, ne de ayrışmayı amaçladı. Bu karar, adalet duygusundan, vicdandan, dayanışma hakkından doğdu.”

Orhan, bazı eleştirmenlerin “İsrail ürünlerini boykot edin” şeklindeki çağrılarına da yanıt vererek şu ifadelere yer verdi;” Herkesin şunu bilmesini isteriz: Bu ülkede bir cumhurbaşkanı adayı, İstanbul gibi bir metropolün belediye başkanı Ekrem İmamoğlu hukuksuzca tutuklandı ve hukuku ayaklar altına alarak diploması iptal edilmek istendi. Bu akıl almaz haksızlığa sesini çıkarmayanlar, bugün Borçka’da bir günlük dayanışmayı dillerine dolamış durumda. Biz bu tavrı samimi bulmuyor, bu sessizliği kabul etmiyoruz. Eğer bir belediye başkanı haksızlık karşısında korkar, susarsa, onun müdürü, temizlik görevlisi, memuru ne yapsın? Eğer bizler susarsak, bu ülkenin gençleri, öğrencileri, hak arayan yurttaşları ne yapsın? Bazıları diyor ki: “Orası kamunun malı, AKP’liler de oy verdi, kapatmak doğru değil.” İşte tam da bu yüzden bu boykotu destekliyoruz! Çünkü bu mücadele sadece CHP’lilerin değil, herkesin hakkını korumak için. Borçkalı bilir: Sınır hattımızın sonuna kadar, kanımızın son damlasına kadar sabırla, inatla, onurumuzla emanetimize sahip çıkarız.

Haksızlık Karşısında Dimdik Ayakta Duracağız! (1)

“Eniyisi” Doğal Ürünleriyle Hizmete Açıldı “Eniyisi” Doğal Ürünleriyle Hizmete Açıldı

Bize “İsrail ürünlerini de boykot edin bakalım” diyenler var. Soruyoruz: İsrail’le milyarlarca dolarlık ticaret yapanlara bir sözünüz yok mu? Bu ticaretin çarklarını döndürenler ticaret yapmaktan vazgeçti mi? Biz devleti boykot etmiyoruz, arkadaşlar. Biz adaletsizliği, keyfiliği, hukuksuzluğu boykot ediyoruz. Biz yerli malını boykot etmiyoruz; tam aksine, belediyemiz döneminde İsmet Acar Turizm ve Sosyal Tesislerimizde ve Atapark Cafe’de ağırlıklı olarak yerli üreticilerden aldığımız ürünleri işleyip siz değerli Borçkalılara sunuyoruz. Borçkamızın simgesi demir elmayı tanıtmak için Demir Elma Festivali düzenledik, yerel değerlerimize sahip çıkmayı görev bildik. Bu karar ne nefretten doğdu, ne de ayrışmayı amaçladı. Bu karar, adalet duygusundan, vicdandan, dayanışma hakkından doğdu. Eleştirilerinize saygı duyuyoruz; hakaret ve küfür olmadıkça dikkate alır, başımızın üstünde yer veririz. Ancak, sosyal medyada görülen bazı aşırı hakaret ve küfür dolu yorumlar, ne Borçka’nın ne de bu dayanışmanın ruhuna yakışır. Tehditlere, küfürlere rağmen halkımızın hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü demokratik haklarımızı, anayasal haklarımızı kullanmanın başka yolu yoktur. Tepkimizi göstermek, yasal çerçeve içinde bir haktır, bir görevdir. Son haftalarda yoğunlaşan baskılar, demokrasi dışı uygulamalar, belediye başkanlarının, yetkililerin, öğrencilerin haksız yere tutuklanması, insanların anayasal haklarını kullandıkları için cezalandırılması… Tüm bunlar, bu ülkenin vicdanını kanatan yaralardır. Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuzca cezaevinde tutulması, gençlerin hapishanelerde çürütülmesi, yurttaşların sesini yükselttiği için susturulmaya çalışılması… Biz Borçka’da buna “dur” diyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bu baskılar sadece bize değil, bu ülkenin her bir ferdine yöneliktir. Mesele şu: Bugüne kadar Borçkalının ve haksızlığa uğrayan herkesin hakkını savunduk. Çalışanlarımızın maaşlarını eksiksiz ödedik, haklarını korumayı felsefemiz bildik. Ama “CHP’li belediyeleri silkeleyin” beyanından sonra bize yönelik düşmanca tutumlar, belediyemizi çalışamaz hale getirme çabasına dönüştü. Belediyemizde her görüşten mesai arkadaşımız var; Borçka’da her görüşten, daha çok sağ ve muhafazakâr kesimden komşularımız var. Belediyeyi cezalandırmak, halkı cezalandırmak değil midir? Biz bu zorlukların üstesinden geleceğiz. Halkımıza kesintisiz hizmet götürmeye devam edeceğiz. Bu bir çağrıdır: Türkiye’nin dört bir yanındaki köylerden şehirlere, işçilerin, öğrencilerin, kadınların, gençlerin, haksızlığa uğrayan her kesimin sesine ses katma çağrısı. Borçka’dan yükselen bu ses, yalnızca bir ilçenin değil, bu topraklarda yaşayan her bir yurttaşın onurlu duruşunu temsil eder. Biz susmayacağız, korkmayacağız. Haksızlığa karşı Hakkını arayan, demokrasiye, oyuna, başkanına sahip çıkan Halkımızla birlikte omuz omuza, hakkımız olan hakkı, hukuku, adaleti, özgürlüğü ve eşitliği alana dek dimdik ayakta duracağız.”

Haksızlık Karşısında Dimdik Ayakta Duracağız! (2)

Editör: Ümran Kara