BORÇKA

Gelenek Yaşatıldı: Kalandar Geleneği Coşkuyla Kutlandı

Aksu Mahallesi’nde, yüzyıllardır sürdürülen geleneksel kültürün yaşatılması amacıyla Rumi takvime göre eski yılbaşı şenlikleri düzenlendi

Abone Ol

Kalandar geleneği kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, Aksu Mahallesi’nde bulunan Yıldız Düğün Salonu’nda yapıldı. Şenlik, Borçkalıların yoğun katılımıyla renkli ve coşkulu anlara sahne oldu.
Düzenlenen etkinlikte, eski yılbaşı kutlamalarına özgü geleneksel ritüeller ve eğlenceler canlandırıldı. Katılımcılar, geleneksel müzikler eşliğinde dans ederek keyifli bir akşam geçirdi. Asırlardır sürdürülen Rumi Yılbaşı Eğlencesi olan Kalandar, bu yıl da büyük bir coşkuyla kutlandı.
Gecede Kafkas Rüzgarı Halk Oyunları Ekibi ile Gürcistan’dan gelen dans ekibi sahne aldı. Sergilenen gösteriler izleyicilerden büyük beğeni topladı. Programda ayrıca ünlü sanatçı Bayar Şahin sahneye çıkarak sevilen şarkılarını seslendirdi.


Kalandar hakkında bilgi veren Hasan Özışık, “Gürcüler ve Lazların eski hesap yeni yılı. yeni yıl, miladi takvime göre 31 Aralık'ta değil, 13 Ocak akşamı başlayıp 14 Ocak sabahı karşılanan eski hesap yeni yılıdır. Bu zaman sadece bir takvim değişimi değildir. evin, ocağın ve hayatın yeniden kurulduğu, uğurun ve bereketin çağrıldığı bir eşik zaman olarak görülür. İnanç nettir. Yeni yıla nasıl girersen yıl öyle geçer. Bu yüzden ritüeller üç ayrı zamanda toplanır. 13 Ocak gündüz, hazırlık günüdür. Ev temizlenir, düzenlenir, evin yiyecekçe dolu olması önemsenir. Bazı yerlerde çocuklar torbalarıyla ev ev dolaşır, maniler söyler, ev sahipleri torbaları elma, ceviz, fındık, pişmiş mısır, kestane gibi yiyeceklerle doldurur. Bu dolaşma, yeni yılın paylaşma ve bereket mantığını çocuklar üzerinden görünür kılar. 13 Ocak akşamı, ocak başı ve sofra zamanıdır. Kimi yerlerde komşular bir evde toplanır, mısır kaynar, sohbet uzar. Bu geceye dair güçlü bir inanış da vardır. Ateş sabaha kadar sönmemelidir. Ocağa odun atılır, herkes yatmadan önce sabaha kadar yanacak iri bir odun bırakılır. Çünkü ateşin sürmesi, evin diri kalması, ocağın tütmesi ve bereketin korunması demektir. 14 Ocak sabahı ise eşik ve ahır merkezlidir. Eve ilk giren kişinin uğurlu olması istenir. Bazı anlatılarda bunun için özellikle uğurlu sayılan bir çocuk seçilir. Ardından sabah ritüelleri ahıra yönelir. Hayvanların uyumu, sağlığı ve verimi yılın bereketiyle doğrudan ilişkilendirilir. Kimi yerlerde hayvan eve alınır, eşiği sağ ayakla geçsin diye sözlerle teşvik edilir. Tahıl serpilir, iyi sözler söylenir. Bazı yerlerde de tohumlar sembolik biçimde toprağa emanet edilir. Bu, yılın çoğalması ve bereketin tutması için yapılan bir başlangıçtır. Kısacası tikablağakl, Hatlarda sadece yılbaşı değildir. Bereketin çağrıldığı, kötünün uzaklaştırıldığı ve evin yeni yıla hazırlanarak kurulduğu bir gelenekler bütünüdür. Bugün her yerde aynı biçimde yaşanmıyor olabilir. Ama özellikle büyüklerin hafızasında hala güçlüdür ve her anlatı bize bu eski dünyanın nasıl kurulduğunu gösteren kıymetli bir iz taşır” dedi.