Arhavi’de düzenlenen programa çok sayıda vatandaş katılırken, söyleşinin moderatörlüğünü Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Hazım Kurdoğlu yaptı. Programa konuşmacı olarak eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk katıldı.

Hatinoğlu Çifti Defnedildi
Hatinoğlu Çifti Defnedildi
İçeriği Görüntüle

Söyleşide bölgenin tarihi önemi ve geçmişten günümüze taşıdığı miras ele alındı. Hazım Kurdoğlu, Teşkilat-ı Mahsusa’nın Kuzey Kafkasya Cephesi Operasyonu kapsamında Dr. Mehmet Bilgi’nin kitabından yola çıkarak çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Kurdoğlu, bölgenin daha fazla tanıtılması ve korunması için devlet desteğine ihtiyaç olduğunu ifade ederek, “Bundan sonra isteğimiz şudur: İlgili bakanlıkların ve valiliğin buraya bir bütçe ayırması gerekiyor. İlk önce altyapısının hazırlanması ve üniversitelerle birlikte bu bölgenin ihya edilmesi gerekiyor. Malumunuz, bu tür işler devletin öncülüğünde olacak işlerdir. Burada kimsenin bu işe bütçesi yetmez ya da bunu toparlaması mümkün değildir. Belki çok büyük vakıflar ele alırsa olabilir ama buradaki hazirunun veya bizlerin bu işle baş etmesi mümkün değil” dedi.

Geçmişten Günümüze Tarihi Miras Konuşuldu (3)

Eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ise konuşmasında, toprağın altındaki tarihsel mirasın yeterince bilinmediğini vurguladı. Külünk, “Toprağın altının tarihi ile toprağın üstünün tarihi arasında ne fark var derseniz, toprağın altının tarihi anlaşılmadan insanlık tarihi anlaşılmaz. Anadolu öyle diyor. Dolayısıyla bizim en büyük yabancılaşmamız galiba kendi topraklarımızın tarihiyle olan bağımızın zayıflamış olmasıdır. Ya da kendi topraklarımıza yabancılaşmış olmaktan kaynaklanan bir travmayı yaşıyoruz. Bu toprakların altındaki bütün değerler bize aittir. Zaten bizim medeniyet tarihimizin en temel özelliklerinden birisi de biz yok edici değiliz; ihya ediciyiz, inşa ediciyiz. Biz değerleri birbiriyle çatıştıran değiliz; biz değerleri birlikte, bir arada, hak ve adalet esaslı bir şekilde tutmasını bilen bir tarihin çocuklarıyız.

Onun için Anadolu, Roma’dan kalan, Venediklilerden kalan, Cenevizlilerden kalan bütün varlıklarını olduğu gibi koruyor. Nereye gitseniz, aslında uygarlıklar tarihinin izlerini görürsünüz ve hepsi dimdik duruyor. Göbeklitepe’den başlayıp Çatalhöyük’ten, Hattuşa’ya, oradan Bergama’ya ve Efes’e kadar uzanan bu coğrafyada, medeniyetlerin izleri bir arada yaşıyor ve biz var olduğumuz müddetçe de yaşamaya devam edecek. Ama farkındalığımız yüksek mi derseniz, hayır değil. Üzgünüm, değil. Ben 1999 senesinde yabancı dil geliştirmek amacıyla bir müddet Londra’da kaldım. Gezme şansım oldu. Nehir kenarlarında, oturma banklarının üzerinde plakalar görürdüm: ‘Şu şahıs bir vakit burada oturmuştur’ diye. İngiliz edebiyatının, siyasetinin, sporunun, sanat dünyasının isimlerinin ya da kendi inançlarının sembollerinin isimleri mutlaka bir bankta, bir duvarda, bir kaldırımda yer alıyordu. Büyük millet olmak, kendi tarihinle barışık yaşamanın en temel özelliklerinden biridir. Maalesef biz, üzerinde yaşadığımız, dedelerimizden kalan bu toprakların altındaki değerlerin insanlık için ne ifade ettiğinin çok da farkında değiliz. Burası; Türkiye’de 86 milyon nüfus var. Kaç kişinin haberi var derseniz; açıkçası Hazım abi gelip bizi uyarmasa, biz de bu konuyu ilgili kamu bürokratlarıyla konuşma, ısrar etme, bilgi ve belgeleri ortaya koyma noktasında eksik kalacaktık. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Çünkü okuduğumda görüyorum ki burası, Birinci Dünya Savaşı’nda yaşadığımız en ağır süreçte en önemli mevzilerimizden biri. Bu cephe içerisinde en önemli noktalardan biri de Balıklı Köyü. Ama kimse bunun farkında değil. Bu toprakların dünyanın en stratejik merkezlerinden biri olduğunu yaşayarak görebilirsiniz. Bu toprakların enerjisinin dünyada kolay kolay bulunmayacak bir güç olduğuna inanabilirsiniz. Bu toprakların yüce bir ruhu var ve biz o ruhu yaşatma çabası içerisindeyiz. Bu nedenle bu topraklar; ne neoliberalizmin, ne vahşi kapitalizmin ne de küresel güçlerin hesaplarına kurban edilecek bir toprak parçasıdır. Olmamıştır, olmayacaktır. Çünkü biz insanlığın gözbebeğiyiz ve şunu bilin: İnsanlık bir kez daha buradan ayağa kalkacak” ifadelerine yer verdi.

Program, katılımcıların söyleşinin ardından yapılan değerlendirmeleri dinlemesiyle sona erdi.

Geçmişten Günümüze Tarihi Miras Konuşuldu (1)Geçmişten Günümüze Tarihi Miras Konuşuldu (4)

Muhabir: Haber Merkezi