Şube tarafından yapılan açıklamada, sosyal güvenlik sisteminin 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanun sonrası yapısal bir erozyona uğradığı savunuldu. Emeklilerin toplumsal yapının öznesi olmaktan çıkarıldığı ifade edilerek, mevcut uygulamaların emeklileri “sadaka kültürü”ne mahkum ettiği öne sürüldü.

Açıklamada, enflasyon verilerinin hayatın reel koşullarıyla örtüşmediği ifade edilerek, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilerin emekli maaşlarını açlık sınırının altında bıraktığı belirtildi. Yapılan açıklamada, “En düşük emekli aylığının, 32 bin 365 liraya ulaşan açlık sınırının ancak %62'sini karşılayabiliyor olması, sadece bir istatistik değil, milyonlarca yurttaşın temel ihtiyaçlarından feragat etmesi demektir. İkramiyelerdeki Kayıp, 2018 yılında asgari ücretin %62,4'üne tekabül eden bayram ikramiyeleri, bugün asgari ücretin %18'ine gerileyerek anlamını yitirmiştir. Aylık bağlama oranlarının düşürülmesi ve büyümeden alınan payın kısıtlanması, emeklinin toplumsal refahtan bilinçli olarak dışlandığının kanıtıdır. Sağlığın ve Onurun Metalaşması sonucu geldiğimiz noktada, en temel insani ihtiyaç olan görme hakkı dahi bir lükse dönüştürülmüştür. Emekli amcalarımızın kırılan gözlük camlarını bantlayarak kullanmak zorunda kalması, sosyal devlet ilkesinin iflasının fotoğrafıdır. Devletin sadece cüzi bir kısmını karşıladığı sağlık hizmetleri, emekliyi kendi bedeninin bakımı için borçlanmak zorunda bırakmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Şube tarafından kamuoyuyla paylaşılan talepler ise şu şekilde sıralandı: “Toplumsal barışın tesisi, ancak emeğin hakkının teslim edilmesiyle mümkündür. Tüm Emeklilerin Sendikası Hopa Şubesi olarak taleplerimiz birer temenni değil, anayasal hakların iadesi çağrısıdır. Taban Maaş Reformu derhal yapılmalı ve en düşük emekli maaşı, acilen ve tartışmasız bir biçimde asgari ücret seviyesine ve ardından insanca yaşanabilecek açlık sınırının üzerine yükseltilmelidir. Bayram ikramiyesi adı altındaki "harçlık" uygulamasına son verilmeli; yılda dört kez, asgari ücret tutarında ikramiye ödenmelidir. İntibak Yasası ve 5510 Sayılı Kanun yeniden düzenlenerek emeklilik sistemini kötüleştiren mevzuat derhal revize edilmeli, aylık bağlama oranları eski seviyelerine çekilmelidir. Sağlıkta katkı payları kaldırılmalı, "lüks" olarak addedilen gözlük, protez gibi temel ihtiyaçlar devlet tarafından tamamen karşılanmalıdır. Sonuç olarak; Bizler; imalatta, üretimde, bürokraside ve hayatın her alanında bu ülkeyi omuzlarında taşıyanlarız. Bizim talebimiz bir lütuf değil, ömür boyu ödediğimiz primlerin ve verdiğimiz emeğin meşru karşılığıdır. Sarayların "garibanı" olmayı reddediyoruz! Gerçekleri çıplaklığıyla biliyor, örgütlü gücümüzle haysiyetimizi savunmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz.”

Ramazan’da Sağlıklı Beslenme Bilgilendirmesi
Ramazan’da Sağlıklı Beslenme Bilgilendirmesi
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Ümran KARA