Vakfın İstanbul’daki binasında gerçekleştirilen buluşmada Özbek, çocukluk yıllarından iş hayatına, Galatasaray Başkanlığı sürecinden spor kulübü yönetimine kadar uzanan yaşam hikâyesini öğrencilerle paylaştı. Gençlere hayallerinden vazgeçmemeleri tavsiyesinde bulunan Özbek, başarıya ulaşmanın yolunun inançla ve kararlılıkla çalışmaktan geçtiğini söyledi.
Artvinliler Hizmet Vakfı’nın 27 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği 4. İstanbul Kültür Turu kapsamında İstanbul’da bulunan Artvinli 12. sınıf öğrencileri, programın son gününde önemli bir isimle buluştu.

Ca3209Ff 1548 49D4 9336 588454995980

“Cumhuriyet geçmişimizin onuru, geleceğimizin umudu”
“Cumhuriyet geçmişimizin onuru, geleceğimizin umudu”
İçeriği Görüntüle

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı ve iş insanı Dursun Özbek, Artvinli gençlerle bir araya gelerek hayat tecrübelerini, eğitim hayatını, ticari faaliyetlerini ve spor yöneticiliği sürecini anlattı.
Samimi bir ortamda gerçekleştirilen buluşmada öğrencilerle sohbet eden Özbek, bu tür toplantılardan büyük keyif aldığını belirterek, kendisini programa davet eden vakıf yöneticilerine teşekkür etti. Televizyon programlarından ve geniş katılımlı toplantılardan farklı olarak sınırlı sayıda katılımcıyla gerçekleştirilen buluşmaların daha samimi olduğunu ifade eden Özbek, gençlerle doğrudan iletişim kurmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.
Şebinkarahisar’dan İstanbul’a uzanan yaşam hikâyesi
25 Mart 1950 tarihinde Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde dünyaya geldiğini anlatan Dursun Özbek, çocukluk yıllarının zorlu ekonomik koşullar içerisinde geçtiğini söyledi. Şebinkarahisar'ın geçmişte ulaşım, elektrik ve telefon gibi temel hizmetlere erişimde büyük sıkıntılar yaşadığını belirten Özbek, ailesinin daha iyi yaşam koşullarına ulaşabilmek amacıyla İstanbul'a göç ettiğini aktardı.
Babasının askerlik görevini tamamladıktan sonra İstanbul'a geldiğini, bir süre çalışarak ailesini yanına aldığını anlatan Özbek, Taksim'de tek odalı bir evde yaşadıkları günleri hatırlattı. Babasının kapıcılık yaptığını, aynı zamanda dönemin tanınmış mekânlarından Liman Lokantası'nda garson olarak çalıştığını belirten Özbek, bütün zorluklara rağmen mutlu bir aile ortamında büyüdüğünü vurguladı.
Eğitim hayatında Galatasaray Lisesi'nin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Özbek, babasının en büyük hayallerinden birinin oğlunun bu okula girmesi olduğunu söyledi.
Babasının Liman Lokantası'nda çalıştığı dönemde devlet yöneticileri ve bürokratlarla karşılaştığını, bu kişilerin önemli bir bölümünün Galatasaray Lisesi mezunu olduğunu gördüğünü anlatan Özbek, babasının bu nedenle oğlunun da aynı okulda eğitim almasını istediğini ifade etti.
Galatasaray Lisesi'nin giriş sınavını kazandığı günü unutamadığını dile getiren Özbek, sınav sonuçlarını öğrenmek için okula giderken yolda babasıyla karşılaştığını anlattı. Babasının, sınavı kazanamadığını düşündüğü için kendisine okula gitmemesini söylediğini belirten Özbek, listeye baktığında kazandığını gördüğünü ve büyük bir sevinçle babasının yanına koştuğunu aktardı.
Bu başarının babası için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu söyleyen Özbek, henüz 13 yaşındayken babasını kaybettiğini belirterek, hayatındaki en büyük özlemlerinden birinin babasının bugünlere ulaşan başarısını görebilmesi olduğunu ifade etti.
Galatasaray Lisesi'nde öğrendiği en önemli değer: Eşitlik
1961 yılında Galatasaray Lisesi'ne giren ve yatılı eğitim alan Dursun Özbek, okul yıllarının kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen başarılı öğrencilerle aynı yatakhaneyi, yemekhaneyi ve yaşam alanlarını paylaştıklarını anlatan Özbek, okulda ekonomik ve sosyal sınıf ayrımının bulunmadığını vurguladı.
O dönem başbakanlık yapan isimlerin yakınlarının da sınıf arkadaşları arasında bulunduğunu belirten Özbek, buna rağmen öğrenciler arasında herhangi bir ayrıcalık olmadığını dile getirdi.

De175364 Cb5D 4D31 8711 92B1365C6081
Galatasaray Lisesi'nin kendisine kazandırdığı en önemli değerlerden birinin insanları eşit görmek ve farklı kesimlerden insanlarla birlikte yaşamayı öğrenmek olduğunu ifade eden Özbek, yatılı okul yıllarında kurulan arkadaşlıkların ve gece boyunca süren sohbetlerin hayatında unutulmaz bir yer tuttuğunu söyledi.
Özbek, bu sohbetlerde dönemin Galatasaray Spor Kulübü Başkanı ve başarılı iş insanı Selahattin Beyazıt'ı örnek aldıklarını belirterek, arkadaşlarıyla gelecekte onun gibi başarılı bir iş insanı olmayı ve Galatasaray'a başkanlık yapmayı hayal ettiklerini anlattı.
“Hayal edin, hayallerinizin peşinden koşun”
Konuşmasının en önemli bölümünde öğrencilere kendi yaşamından örnekler veren Dursun Özbek, gençlerin büyük hayaller kurmaktan çekinmemesi gerektiğini söyledi.
Çocukluk ve gençlik yıllarında kurdukları hayallerin zaman içerisinde gerçekleştiğini belirten Özbek, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: "Hayal kurmak güzel bir şey. Özellikle çocukluk yıllarındaki hayal kurulması çok önemli. Tabii daha önemlisi de hayallerin peşinden koşmak. Değerli kardeşlerim size sesleniyorum. Hayal edin. Hayaller kurun. Geleceğiniz ile ilgili ucu bucağı gözükmeyen, saçma sapan gelebilecek her türlü hayali kurun. Ama kurduğunuz hayallerin peşinden koşun. Bıkmayın, yorulmayın, peşinden koşun. Göreceksiniz, eğer inatla hayallerinizin peşinden gittiğiniz zaman hayallerinizin gerçek olduğunu siz de göreceksiniz. Canlı örneği benim. O kurduğum hayallere Allah nasip etti, bugün kavuştum.”
Özbek, gençlerin önlerine koydukları hedeflerden vazgeçmemeleri gerektiğini vurgulayarak, kendi hayatının da bu kararlılığın bir örneği olduğunu ifade etti.
Eğitim hayatından ticarete uzanan yolculuk
Galatasaray Lisesi'nin ardından üniversite eğitimine devam eden Dursun Özbek, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi'ni kazandığını, İngilizcesini geliştirmek amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ni de tercih ettiğini anlattı.
Ancak 1969 yılının Türkiye'sinde yaşanan öğrenci olayları ve yurt sıkıntıları nedeniyle Ankara'da eğitimini sürdürmekte zorlandığını belirten Özbek, ekonomik koşulların da etkisiyle İstanbul'a dönerek İstanbul Teknik Üniversitesi'ne kayıt yaptırdığını söyledi.
Üniversite yıllarında ailesinin ekonomik sorumluluklarını da üstlendiğini anlatan Özbek, babasının vefatından sonra annesi ve kardeşleriyle birlikte zorlu bir dönem geçirdiklerini dile getirdi. Annesinin okuma yazma bilmemesi nedeniyle resmi işlemlerde kendisine yardımcı olduğunu, henüz çocuk yaşta aile sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını ifade etti.
Üniversite eğitiminin ardından askerlik görevini tamamlayan Özbek, kardeşiyle birlikte ticaret hayatına atılma kararı aldığını söyledi.
1973 yılında otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet göstermeye başladıklarını anlatan Özbek, ilk iş yerlerinin yalnızca 16 metrekarelik bir bodrum katı olduğunu belirtti. Sermayelerinin oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Özbek, iş hayatına başlarken yaşadıkları bir anısını da öğrencilerle paylaştı.

4F1D6E67 9A09 44Ee B191 7C59Fe3C23Bf
İlk iş yerlerini açtıklarında bir tanıdıklarının kendilerine mutlaka bir kasa almalarını tavsiye ettiğini belirten Özbek, ellerindeki son parayla büyük bir çelik kasa satın aldıklarını ancak kasayı dükkânın kapısından içeri sokmakta zorlandıklarını anlattı.
Kasayı yerleştirdikten sonra kardeşinin kendisine dönerek, içine koyacak paraları olmadığı hâlde neden kasa aldıklarını sorduğunu belirten Özbek, tanıdıklarının aslında para kasasından değil, gelir ve giderlerin kaydedileceği bir kasa defterinden bahsettiğini sonradan öğrendiklerini söyledi. Bu anı üzerinden iş hayatında planlama ve hesap tutmanın önemine dikkat çekti.
15 yıl Anadolu'yu dolaştı
Otomotiv yedek parça ticaretine başladıkları dönemde yeterli sermayeleri bulunmadığını anlatan Özbek, ithalatçı firmalardan kredili mal alarak Anadolu'da satış yaptıklarını ve daha sonraki seyahatlerinde tahsilatları gerçekleştirdiklerini söyledi.
İş hayatının ilk 15 yılında Anadolu'nun farklı şehirlerini dolaştığını belirten Özbek, Kayseri'den Malatya'ya, Elazığ'dan Diyarbakır'a, Şanlıurfa'dan Gaziantep'e kadar pek çok şehirde ticaret yaptığını aktardı.
Bu seyahatlerin kendisine yalnızca ticaret tecrübesi kazandırmadığını, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki insanları tanıma ve dostluklar kurma fırsatı da sunduğunu ifade eden Özbek, yıllar önce kurduğu dostlukların bugün hâlâ devam ettiğini söyledi.
Özbek, hayatındaki en büyük kazanımlardan birinin Türkiye'nin farklı bölgelerindeki insanları ve kültürleri yakından tanımak olduğunu belirterek, ticari ilişkiler sırasında kurulan dostlukların kendisi için önemli bir sermaye olduğunu dile getirdi.
Turizm sektöründe büyüdü, bin 400 kişiye istihdam sağladı
1980'li yılların sonlarına doğru turizm sektörüne yöneldiğini anlatan Dursun Özbek, İstanbul ve Antalya başta olmak üzere farklı bölgelerde otel yatırımları gerçekleştirdiğini söyledi.
Bugün yaklaşık bin 300- bin 400 kişiye istihdam sağladığını belirten Özbek, iş hayatındaki en büyük başarısının yalnızca yaptığı yatırımlar olmadığını, çok sayıda insanın ve ailesinin geçimine katkı sunabilmek olduğunu ifade etti.

0C43F8A5 7D83 4A1C 8Af0 D1C0098882B8
Özbek, kendisine iş hayatında elde ettiği en büyük başarının ne olduğu sorulduğunda, “Allah nasip etti, bin 400 kişiye, onların aileleriyle beraber ekmek sağlayabiliyorum, iş veriyorum. Bana göre en büyük başarım böyle bir istihdamı yaratabilecek bir kapasiteye gelmiş olmam.” sözleriyle yanıt verdi.
1974 yılında evlendiğini, bir kız ve bir erkek çocuk sahibi olduğunu da anlatan Özbek, yoğun iş temposu ve seyahatler nedeniyle çocuklarının büyüme dönemlerini yeterince yaşayamadığını, bugün ise torunlarıyla daha fazla vakit geçirmeye özen gösterdiğini söyledi.
Çocukluk hayalinden Galatasaray Başkanlığına
Galatasaray Lisesi yıllarında başlayan kulüp sevgisinin zamanla hayatının önemli bir parçası hâline geldiğini belirten Dursun Özbek, okuldan mezun olduktan sonra Galatasaray Spor Kulübü'ne üye olduğunu ve yıllar içerisinde kulüp yönetiminde görev almaya başladığını anlattı.
2014 yılında Duygun Yarsuvat'ın başkanlık döneminde başkan vekili olarak yönetime davet edildiğini belirten Özbek, bu süreçle birlikte Galatasaray Spor Kulübü yönetiminde aktif görev üstlendiğini söyledi.
2015 yılında başkanlık seçimlerine katılarak başkan seçildiğini, 2018 yılında ise seçimi kaybettiğini anlatan Özbek, 2022 yılında yeniden aday olarak başkanlığa seçildiğini ve 2024 yılında da bu görevini sürdürdüğünü ifade etti.
Galatasaray'da aldığı eğitimin ve kazandığı değerlerin kendisine önemli sorumluluklar yüklediğini belirten Özbek, kulübe hizmet etmeyi bir vefa borcu olarak gördüğünü söyledi.
“Kulüplerin en büyük sorunu finansal sürdürülebilirlik”
Galatasaray Spor Kulübü'ndeki yönetim anlayışını da öğrencilerle paylaşan Özbek, Türkiye'deki spor kulüplerinin karşı karşıya olduğu iki temel sorunun finansal sürdürülebilirlik ve tesisleşme olduğunu ifade etti.

E36De128 8Cef 4405 A7B0 Eea6B4A9E971
2022 yılında göreve geldiklerinde bu iki konuya öncelik verdiklerini belirten Özbek, kulübün gelir kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla sportif faaliyetlerin dışında da ekonomik kaynak oluşturacak projelere yöneldiklerini anlattı.
Kulüplerin yalnızca futbol faaliyetlerinden elde ettikleri gelirlerle yüksek maliyetli futbolcu transferlerini ve diğer giderlerini karşılamalarının zor olduğunu söyleyen Özbek, Galatasaray'ın gayrimenkul yatırımlarını geliştirerek yeni gelir kaynakları oluşturmayı hedeflediğini dile getirdi.
Bu yaklaşımın ilk dönemlerde eleştirildiğini ancak zaman içerisinde diğer kulüplerin de benzer projelere yöneldiğini belirten Özbek, spor kulüplerinin ekonomik açıdan güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için sürdürülebilir gelir modellerinin önem taşıdığını vurguladı.
2022 yılında 130 milyon avro civarında bir bütçeyle devraldıkları kulübün bütçesinin 2025 yılı sonu itibarıyla 450 milyon avroya ulaştığını belirten Özbek, mağazacılık, sponsorluk ve diğer ticari faaliyetlerde de önemli gelişmeler kaydettiklerini söyledi.
Galatasaray'ın futbolun yanı sıra 17 farklı branşta faaliyet gösterdiğini hatırlatan Özbek, kulübün bünyesinde 2 binden fazla sporcunun bulunduğunu, bu sporcuların eğitiminden beslenmesine, barınmasından antrenmanlarına kadar geniş bir organizasyonun yönetildiğini aktardı.
Tesisleşme çalışmaları devam ediyor
Galatasaray'ın sportif başarılarının kalıcı olması için tesisleşmeye büyük önem verdiklerini belirten Özbek, Kemerburgaz'daki yeni futbol tesislerinin tamamlanarak faaliyete geçtiğini ve kulübün Florya'dan Kemerburgaz'a taşındığını ifade etti.

4A3151C8 5F4D 413F 80D3 3C8E8D345B0B
Florya'daki arazinin konut projesi kapsamında değerlendirildiğini ve inşaat çalışmalarının başladığını söyleyen Özbek, stadın yanında basketbol ve voleybol salonlarının yapımı için de çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Özbek, kulübün geleceğini güvence altına almak için hem sportif başarıyı hem de ekonomik istikrarı birlikte yürütmek zorunda olduklarını dile getirdi.
Deprem bölgesine destek ve sosyal sorumluluk çalışmaları
Galatasaray'ın yalnızca sportif faaliyetlerle sınırlı kalmadığını, Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olarak sosyal sorumluluk alanında da çalışmalar yürüttüğünü belirten Özbek, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleştirilen yardımlara dikkat çekti.
Depremin ikinci gününden itibaren yardım çalışmalarına başladıklarını anlatan Özbek, kulüp aracılığıyla bölgeye yardım tırları gönderdiklerini ve depremzedelere destek sağladıklarını söyledi.
Deprem bölgesinde 300 konutun yapımına katkı sunduklarını belirten Özbek, spor kulüplerinin rekabetinin saha içinde kalması gerektiğini, toplumsal dayanışma söz konusu olduğunda ise birlikte hareket edilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Bu kapsamda diğer spor kulüplerine de çağrıda bulunduğunu anlatan Özbek, yeşil sahalarda rakip olan kulüplerin sosyal sorumluluk projelerinde de yarışması gerektiğini belirterek, “Biz yeşil sahalarda rakibiz. Orada rekabet ediyoruz. Birbirimizle bayağı çetin yarışma içindeyiz. Ama gelin kardeşim hayırda da yarışalım.” dedi.
Galatasaray'ın deprem bölgesindeki çocukları maçlara getirdiğini, bakıma ihtiyaç duyan çocuklar ve yaşlılara yönelik etkinlikler gerçekleştirdiğini de aktaran Özbek, sosyal sorumluluk çalışmalarının farklı alanlarda devam ettiğini söyledi.
“Ailemin yaşadığı zorlukları çocuklarıma da anlatıyorum”
Buluşmanın son bölümünde çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı zorluklara yeniden değinen Dursun Özbek, özellikle babasını küçük yaşta kaybetmesinin hayatında derin izler bıraktığını ifade etti.
Babasının vefatının ardından ailesinin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığını belirten Özbek, annesinin okuma yazma bilmemesi ve ailenin ekonomik sıkıntıları nedeniyle genç yaşta pek çok sorumlulukla karşı karşıya kaldığını anlattı.
Yaşadığı bu süreçlerin kendisini daha dikkatli ve sorumluluk sahibi bir insan hâline getirdiğini dile getiren Özbek, gençlerin hayat hikâyelerini ve nereden geldiklerini unutmamaları gerektiğini söyledi.

Bbb487A5 18D1 48Ee 9350 D9235057Ca35
Aile yapısının ve özellikle çocukluk döneminde yaşanan kayıpların insanın hayatını derinden etkilediğini belirten Özbek, geçmişte yaşadığı zorlukları bugün kendi çocuklarına da anlattığını ve onların bu hikâyeyi bilerek hayatlarını sürdürmelerini istediğini ifade etti.
Artvinli gençler için unutulmaz buluşma
Artvinliler Hizmet Vakfı binasında gerçekleştirilen buluşmada öğrenciler, Dursun Özbek'in yaşam öyküsünü, iş hayatındaki tecrübelerini ve Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı sürecini birinci ağızdan dinleme fırsatı buldu.
Çocukluk yıllarında kurduğu hayallerden başlayarak eğitim, ticaret, turizm ve spor yöneticiliğine uzanan başarı yolculuğunu paylaşan Özbek, gençlere kararlı olmaları, çalışmaktan vazgeçmemeleri ve hayallerinin peşinden gitmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.

Bbb487A5 18D1 48Ee 9350 D9235057Ca35
4. İstanbul Kültür Turu'nun son gününde gerçekleştirilen buluşma, Artvinli öğrencilerin hem Türkiye'nin önemli spor yöneticilerinden birini tanımaları hem de farklı alanlarda başarıya ulaşmış bir isimden hayat tecrübeleri edinmeleri açısından programın dikkat çeken etkinliklerinden biri oldu.

Muhabir: AYŞE ÖZDER