Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 6 Nisan'da gerçekleşecek Olağanüstü Kurultay’ı beklerken, bir yandan da 38. Olağan Kurultay ve İstanbul İl Kongresi soruşturmaları nedeniyle tedirgin. Parti içinde kayyum atanması olasılığına ilişkin farklı senaryolar konuşulsa da, kurultay kararının alınmış olmasıyla bu ihtimalin hukuken ortadan kalktığı savunuluyor. Ancak parti yönetiminde temkinli bir bekleyiş hâkim.
CHP'nin Kasım 2023'te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultay ile Ekim 2023’te yapılan İstanbul İl Kongresi hakkında ortaya atılan şaibe iddiaları çerçevesinde Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından başlatılan soruşturmalar, partide kayyum atanma ihtimalini gündeme getirdi. Parti yönetimi, soruşturmalara ilişkin hukuki sürecin sonucunu beklerken, sürecin siyasi bir müdahale olup olmadığı konusunda çeşitli yorumlar yapılıyor.
Genel Merkez cephesi, Olağanüstü Kurultay kararının alınmasıyla birlikte kayyum atanması senaryosunun hukuken geçerliliğini yitirdiğini düşünüyor. Ancak bazı parti yöneticileri ve hukukçular, yürütülen soruşturmaların sonucuna bağlı olarak kayyum ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor.
Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, alınan kurultay kararının "yenilik doğurucu bir işlem" olduğunu ve geri alınmasının mümkün olmadığını vurguladı. Eminağaoğlu, "Anayasa Mahkemesi kararlarında dahi bu konuda kurultayla ilgili çağrı işlemlerinin geri alınamaz olduğu açıkça belirtilmiştir. Hukuken kayyum atanma işleminin koşulları ortadan kalkmıştır. Yapılması gereken tek şey, kurultay sürecinin işletilmesidir" ifadelerini kullandı.
CHP içinde hukukçuların yanı sıra siyasetçiler de bu sürecin bir "siyasi operasyon" olduğunu savunuyor. Parti içinde hakim olan görüş, Olağanüstü Kurultay’ın zamanında gerçekleştirilmesi durumunda kayyum ihtimalinin siyasi olarak da devre dışı kalacağı yönünde.
CHP içinde devam eden soruşturmalar ve kurultay süreci, önümüzdeki haftalarda partinin nasıl bir yol haritası izleyeceği konusunda kritik öneme sahip. Olası senaryolar şöyle sıralanabilir:
Olağanüstü Kurultay’ın Sorunsuz Yapılması: Parti yönetimi, planlandığı gibi 6 Nisan'da kurultayı gerçekleştirirse, kayyum iddiaları büyük ölçüde gündemden düşecek. Bu senaryoda parti içindeki değişim süreci hızlanacak ve yeni yönetim belirlenecek.
Soruşturmalardan Çıkacak Sonuç: İstanbul ve Ankara'daki soruşturmaların seyrine göre, savcılığın nasıl bir adım atacağı belirleyici olacak. Savcılığın, kurultay sürecine müdahale edecek bir karar alması ihtimali, parti içinde en büyük endişe kaynağı.
Siyasi Müdahale İddiaları: CHP’liler, sürecin sadece hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir baskı unsuru olduğunu düşünüyor. CHP yönetimi, iktidarın yargı aracılığıyla partiye müdahale etmeye çalıştığını savunurken, kamuoyuna yönelik güçlü bir duruş sergilemeye hazırlanıyor.
Muhalefetin Birlik Mesajı: CHP içindeki soruşturmalar ve kurultay süreci, muhalefet içinde bir birleşme mi sağlayacak yoksa partide daha fazla bölünmeye mi yol açacak sorusu, ilerleyen günlerde yanıt bulacak. Özellikle değişim yanlısı ve mevcut yönetimi destekleyen grupların tavırları belirleyici olacak.
CHP’de kayyum tartışmaları devam ederken, 6 Nisan'daki Olağanüstü Kurultay’ın sorunsuz şekilde gerçekleşmesi, partinin iç tartışmalarını büyük ölçüde sonlandırabilir. Ancak, yürütülen soruşturmaların hukuki ve siyasi sonuçları, hem CHP'nin iç dinamiklerini hem de Türkiye’nin siyasi atmosferini etkilemeye devam edecek. Partinin nasıl bir yön izleyeceği ve sürecin nasıl sonuçlanacağı, önümüzdeki haftaların en sıcak siyasi gelişmelerinden biri olacak.