AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Kültürpark'ta bulunan Sadabad'da düzenlenen iftar programına katıldı. Eski siyasetçiler ve gazetecilerin de yer aldığı etkinlikte, dostane bir ortamda sevdikleriyle bir araya geldi. İftarın ardından ise Prof. Dr. Hamdi Döndüren, bilgi birikimiyle dini sohbet gerçekleştirdi.

Çelik, konuşmasında vefanın ve tecrübenin önemini vurguladı. Bu toplantının, Ramazan ayında yapılan bir rahmet toplantısı olduğunu belirten Çelik, AK Parti'nin kuruluşundan bu yana aktif görevi olmayan arkadaşlarla bir araya geldiklerini söyledi. Çelik, “AK Parti'nin kuruluşundan beri bugün aktif görevi olmayan arkadaşlarla bir araya gelme gecesi. İl başkanını aradım ancak siyasette aktif olan arkadaşlar zaten başka iftarlarlarda sürekli olarak bulunuyor. Bu geleneksel bir hale de getirilebilir. Yeni nesillerin hayata ve dünyaya bakışlarını görüyoruz ama tecrübe dediğimiz hadise yaşanmışlarla bugünü getirdiğimiz zaman yol göstericiliği çok fazla. Onun için tecrübe ışığında yürümenin önemine vurgu yapmak istiyoruz. Vefanın işlediği bir yerde, çalıştığı bir yerde dağılmalar, dağınıklıklar yaşanmaz. Vefasızlık söz konusu ise dağılma ve çatırdamalar söz konusu olabilir. Onun için biz vefalı olma özelliğimizi kaybetmeme gibi bir sorumluluğu taşımak durumundayız. Kim ne yapmış? Kim ne yazmış? Ne ne konuşmuş? Hiçbiri  önemli değil. Biz bir yola inanmışsak inandığımız o yolda üzerimize düşen görev neyse onu yapmak durumundayız. Bunları yerine getirirken işin temeliyle tavanını hesap ederek yol atmamız gerekiyor. Ramazan her şeyi kuşatıyor. Böyle bir ay ama dünyada merhametten eser yok. Ramazan'da  Yemen'i vuruyorlar, Gazze'yi vuruyorlar. İftar sofralarını vuruyorlar. Kampları vuruyorlar. Yani her taraf huzursuzluk içerisinde. Ramazan zaten onlara vuramamış.

Çelik, Kültürpark'ta İftar Programı Gerçekleştirdi (1)

Merhamet de uğramamış ve zulme devam ediyorlar. Amerika'da ikinci Trump dönemi başlarken dünyada bir ümit yeşermeye başladı. Adam hem propagandayı yaparken hem seçildikten sonra dedi ki savaşları bitireceğim dedi. Bu çok güzel bir kavram, güzel bir ifade. İnşallah savaşlar bitecek. Artık insanlık yaşamanın zevkine, yaşamanın tadına varacak. İnsanlar aş, iş peşinde olacak diye düşünüyorduk. Ama seçildikten sonra göreve başladıktan sonra ilk işinin çatışma olduğunu, savaş olduğunu, silah olduğunu hep beraber  gördük değerli arkadaşlar. Şimdi barış olsun, barış olmuyor. Çünkü bir önce yapılan anlaşmaların tamamı adaletsizlik üzerine kurulu anlaşmalar. Geçmişte barış yaptık diye söylenen anlaşmalar yeni savaşların aslında habercisiydi. Biz İstiklal Savaşı'nı niye yaptık? İstiklal Savaşı'nı yapmamızın, Kurtuluş Savaşı'nı yapmamızın sebebi Sevr Antlaşması'dır. Sevr Antlaşması yanlış yapılınca kendiliğinden yeni bir savaşa davetiye çıkarıyor. Birinci Dünya Savaşı'na bakın aynen altında yine bir yanlış bulursunuz. Sözde barış anlaşması yapmak, onun için dünya insanlığı barışa, dostluğa, merhamete bir türlü ulaşamıyor. Çünkü haksızlıklar üzerine  edilmiş bir düzen, bir sistem, bir barış anlayışı söz konusu. Mesela bugün diyorlar ki Filistin masada olmasın. Ukrayna masada olmasın ama barış olsun diyorlar. Barış anlaşması yapalım diyorlar. Darbeyi yiyen Filistinli, darbeyi yiyen Ukraynalı masada olmasın biz anlaşırız diyor biz imzalarız diyor. Bu ne demek? Yeni bir savaşın habercisi demek. Onun için bölgemizde sıkıntılar bir türlü bitmek bilmiyor. Böyle bir dünyanın bölgemizdeki uzantıları var. O uzantıları da dikkatle takip ettiğinizi düşünüyorum. Bu konularda hayalci, ütopik filan olmaya gerek yok. Hükümetimiz devlet, özellikle dış politikada çok ciddi bir takip ve çok  düzenli bir ilerleyiş var. Sükunet var, ağır başlık var. Diplomasinin her ayrıntısı değerlendirilerek  bölgedeki sorunlar takip ediliyor. Ama  düne göre Suriye mukayese edilmeyecek kadar iyi. bugün de her şey süt liman değil. Dört milyon üyesi olan bir parti kapanıyor onun genel başkanı bağırmayın, çağırmayın, bu devlet bizim diyor. Çok şey yaşadık biz.  Gecelerin sabah olmadığı günleri anlatıyorum size. Yargı yanlış karar verebilir mi? Usülde yanlış yapabilir mi? Olabilir. Bu süreçleri yaşamışız bugünde bu süreçleri yaşıyoruz. Ama biz o zor günlerde ne cam kırdık, ne başka bir şey yaptık. Hiç isyankar bir davranışımız olmadı. Hukuka, milletimize inandık. Sabrettik şimdi 25 yıldır iktidardayız. Sorumluluk alan kişilerin süreçleri ciddi takip etmeli. Hakkın varsa hakkını meşru yollardan talep edeceksin. Biz bunları yaptık, sabrettik. Hukukun kararı neyse saygı duymak gerekiyor çünkü burası devlet, kabile değil." ifadelerine yer verdi.

Bakan Işıkhan, İş Yerlerindeki Teftiş ve Denetim Verilerini Açıkladı Bakan Işıkhan, İş Yerlerindeki Teftiş ve Denetim Verilerini Açıkladı

Editör: Haber Merkezi