İnönü Caddesi Trafiğe Kapatıldı
İnönü Caddesi Trafiğe Kapatıldı
İçeriği Görüntüle

Dernek, yapılan gözlemler ile bilirkişi ve ÇED raporlarının birlikte değerlendirildiğinde, çevresel yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmediğini ve ÇED taahhütleri ile sahadaki uygulamalar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu öne sürdü.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, elde edilen bulguların kamuoyu ile birlikte ilgili denetim kurumlarının bilgisine sunulduğu belirtilerek, çevre ve insan sağlığı açısından çeşitli risklere dikkat çekildi.
Arıtma Havuzunun Yetersiz Olduğu İddia Edildi
Açıklamada, Cerattepe sahasında kuzey galeriden çıkan yeraltı ve yüzey sularının toplandığı arıtma havuzunun hem kapasite hem de tasarım açısından yetersiz olduğu ileri sürüldü.
Dernek, özellikle yağışlı dönemlerde havuzun taştığının saha gözlemleriyle tespit edildiğini, taşan suların doğrudan orman toprağına ve stabilize yollara karıştığını belirtti. İşletme yetkililerinin de yağışlı dönemlerde taşkın yaşandığını ifade ettiği aktarılan açıklamada, toprağa karışan suların kimyasal arıtma işleminden geçirilmediği ve bu konuda herhangi bir sorumluluk beyanında bulunulmadığı iddia edildi.
Yeraltı Suyu Verilerinde Çelişki İddiası
Yeşil Artvin Derneği, saha ziyaretinde işletme yetkililerinin cevher zonunda yeraltı suyu bulunmadığını ifade ettiğini, ancak ÇED raporunda yeraltı galerilerine günlük yaklaşık 26 metreküp su girişi olduğunun açıkça belirtildiğini savundu.
Ayrıca raporda günlük 222 metreküp suyun toz bastırma ve ekipman soğutma amacıyla kullanılacağının yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, Artvin'in yüksek yağış rejimi de dikkate alındığında mevcut açık havuz sisteminin bu su yükünü güvenli şekilde yönetmesinin mümkün görünmediği değerlendirmesinde bulunuldu.
HOD Maden Sahasında 420 Metrelik Yeraltı Suyu Düşümü İddiası
Dernek açıklamasında, HOD Maden sahasına ilişkin hidrojeolojik değerlendirmelere de yer verildi.
Modellemelere göre susuzlaştırma çalışmaları sonucunda yeraltı su seviyesinde 420 metreye kadar düşüş öngörüldüğü belirtilirken, maden faaliyetleri sona erdikten sonra su seviyesinin eski haline dönmesinin yaklaşık 7 yıl süreceğinin hesaplandığı ifade edildi.
Bilirkişi raporuna atıfta bulunulan açıklamada, kullanılan hidrojeolojik modelin arazi verileriyle doğrulanmadığı ve bazı parametrelerin tahmini olarak belirlendiği ileri sürüldü.
Beton ve Pasa Dökümüne İlişkin İddialar
Dernek, 13 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen saha ziyaretinde mikser aracında kalan betonun Çoruh Nehri üzerindeki balık üretim tesislerine yakın bir alana döküldüğünü ve sonrasında bölgede balık ölümlerinin yaşandığını öne sürdü.
Ayrıca Hizarlı Vadisi'nde dere yatağına bırakılan pasa malzemesinin taşkın riskini artırdığı iddia edilirken, söz konusu uygulamaların işletmenin kendi ÇED raporunda belirlenen pasa depolama planına aykırı olduğu savunuldu.
İşletme yetkililerinin, söz konusu işlemi gerçekleştiren personelin işten çıkarıldığını ifade ettiği belirtilirken, dernek bu açıklamanın yaşanan olayın sorumluluğunu açıklamak açısından yeterli olmadığı görüşünü dile getirdi.
Kimyasal Müdahaleye İlişkin Sorular
Açıklamada, tünel çalışmaları sırasında akrep riskine karşı gerçekleştirildiği belirtilen kimyasal uygulamanın yalnızca hedef canlıları değil, bölgedeki diğer türleri de olumsuz etkilediğine yönelik gözlemler bulunduğu kaydedildi.
Bu konuda işletme yetkililerine yöneltilen sorulara tatmin edici yanıt alınamadığı iddia edildi.
Jeolojik ve Ekolojik Risklere Dikkat Çekildi
Yeşil Artvin Derneği, bilirkişi raporlarında Cerattepe'deki kaya yapısının ÇED raporunda belirtilen dayanım sınıfına rağmen mikro çatlaklı ve su etkisiyle kolay parçalanabilen kırılgan bir formasyona sahip olduğunun ifade edildiğini belirtti.
Yeraltı su seviyesinde öngörülen 62 metrelik düşüşün şev stabilitesini etkileyebileceği, buna karşın bağımsız ve sürekli yeraltı suyu izleme sisteminin kurulmadığı ileri sürüldü.
HOD Maden sahasında ise proje alanında kritik derecede tehlike altındaki 19 bitki türü ile IUCN tarafından "Kırılgan (VU)" kategorisinde değerlendirilen Kafkas Semenderi'nin yaşam alanlarının bulunduğu ifade edildi.
Patlatma yapılacak en yakın konutların işletmeye yalnızca 70 metre mesafede bulunduğu, yapıların önemli bölümünün ise 40-60 yıllık ve orta-kötü durumda olduğu bilgisine de açıklamada yer verildi.
Ayrıca bazı su kaynaklarında madencilik başlamadan önce dahi alüminyum, bakır, florür ve mangan değerlerinin yasal sınırların üzerinde olduğunun bilirkişi raporlarında yer aldığı belirtilerek, bölgenin yeni bir çevresel yükü kaldırma kapasitesinin sınırlı olduğu savunuldu.
ÇED Sınırlarının İhlal Edildiği Öne Sürüldü
Dernek açıklamasında, hem Cerattepe hem de HOD Maden sahalarında ÇED sınırları dışında sondaj çalışmaları ve orman kesimleri yapıldığının tespit edildiği ileri sürüldü.
Cerattepe'de "şantiye binası" olarak tanımlanan ve çevresi çitlerle çevrili yapının gerçek kullanım amacının belirsiz olduğu belirtilirken, söz konusu yapının ÇED sınırları içerisinde bulunup bulunmadığının da netleşmediği ifade edildi.
İliç Vurgusu
Yeşil Artvin Derneği, HOD Maden sahasında pay sahibi olan şirketin Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni'nde yaşanan ve 9 işçinin hayatını kaybettiği pasa çökmesi olayıyla kamuoyunda gündeme geldiğini hatırlatarak, benzer çevre ve iş güvenliği anlayışının Artvin'deki faaliyetlere yansıyabileceğine ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Bağımsız Denetim Çağrısı
Açıklamanın sonunda Yeşil Artvin Derneği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulundu.
Dernek; ÇED sınırı ihlalleri ile arıtmasız deşarj ve beton-pasa döküm iddialarının yerinde incelenmesini, Kirlenme iddiası bulunan alanlardan bağımsız kurumlarca toprak ve su numuneleri alınmasını, Yeraltı suyu seviyesinin ve şev stabilitesinin bağımsız sistemlerle sürekli izlenmesini, "Şantiye binası" olarak tanımlanan yapının ÇED sınırları içinde olup olmadığının tespit edilmesini, Madencilik projelerinin ekosistem bütünlüğü ve kamu yararı açısından bağımsız, şeffaf ve sürekli denetime tabi tutulmasını talep etti.
Dernek açıklaması, "Artvin'in su kaynakları, ormanları ve biyolojik çeşitliliği şirket beyanlarına dayalı masa başı varsayımlara terk edilemeyecek kadar değerlidir." ifadeleriyle son buldu.

Muhabir: Ayşe ÖZDER