Çay fiyatının 40 TL olması gerektiğini savunduklarını belirten Uzuner, bu rakamın üreticinin ayakta kalabilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Konuyla ilgili Anahtar Parti Tarım Politikaları Başkanı Hüseyin Demiröz ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını ifade eden Uzuner, “Neydi genel başkan yardımcımızın çalışması? O diyor ki çay fiyatı 35 TL açıklansın. Bu fiyat açıklanmadan önce de Çay TV’de, televizyon programında bu paylaşıldı. Televizyon programına çıktıktan sonra zaten bu fiyat açıklandı. Orada şunu söyledi: Çay fiyatı 35 TL olsun ama devlet yani ÇAYKUR alım garantisi versin. Desin ki, ‘Müstahsilden çayınızın %100’ünü 35 TL’den satın alacağım. Açıkladığım taban fiyatın altında bu çay satın alınmayacak.’ Millete bu garanti verilsin dedi. Sonra alınan çayların hepsi ÇAYKUR tarafından alınsın. Özel sektör de mağdur edilmesin. Çünkü çayın %60’ının ÇAYKUR tarafından, %40’ının da özel sektör tarafından alındığını beyan etti ki bu genelde kamuoyunun beyanlarında da var. Bu %40’lık kısımda diyelim ki hangi fabrika var? İşte Of Çay Fabrikası, Doğu Çay Fabrikası, Efor Çay Fabrikası… Bunlara da şöyle bir şey söylensin: ‘Siz bu yıl Mayıs sürgününde kaç ton çay alacaksınız?’ Onlar da kotalarını söylesinler. ‘Biz şu kadar çay alacağız’ diye açıklasınlar. ÇAYKUR da 1-2 lira düşük fiyattan onlara versin. Yani burada vatandaşın cebinden para çıkmasın. Devlet çay müstahsilini korusun.”
Bu sistem sayesinde üreticinin kilogram başına elde edeceği kazancı önceden bileceğini vurgulayan Uzuner, “Devlet alım garantisi verince çay müstahsili, çayı 35 liradan garanti satacağını düşündüğü için cebine de kilogram başına 35 lira gireceğini bilecek. Böylece çaydan para kazanacağını düşünecek ve işçi tutmayacak. Çayını hızlı toplayıp da bir an önce bu işten kurtulayım derdine düşmeyecek. Yavaş yavaş, aile içerisinde toplayıp hem cebinde para kalacak hem de çaylıklarımızı ileride sökme durumunda kalmayacağız. Çaylıklarımız ayakta kalmış olacak. Hem de özel sektöre biraz daha düşük fiyattan verildiği zaman, özel sektör aslında kaliteli çayı daha ucuza almış olacak. Burada herkesi koruyan bir sistem olacak. Hatta şöyle bir şey ortaya çıkacak: ÇAYKUR ‘Bütün çayı alacağım’ dedikten sonra özel sektör şunu yapacak; daha yüksek fiyattan daha çok çay almaya çalışacak. Yani ÇAYKUR zaten 35 TL’den çay alıyor. O zaman ne yapacak? Müstahsilden çay alabilmesi için 36-37 TL vermek zorunda kalacak ve böyle bir çalışma yapılacak. Bu çalışmayı biz çok beğendik. Bunu dillendireceğiz, geliştireceğiz. Çay Kanunu bekliyoruz. Aslında Çay Kanunu’na da gerek yok. Mevcutta da Çay Kanunu varmış. Bunu bu şekilde yaparsak, sadece çay için değil, Türkiye’deki bütün ürünler için böyle bir sistem geliştirilirse Türkiye’de artık dışa bağımlılık ortadan kalkacak. Tarım politikalarında dışarıdan yapılan ithalatlar durdurulacak. Artık ithal eden değil, ihraç eden bir ülke konumuna geleceğiz” dedi.





