Artvin Çoruh Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında kurdukları bilgilendirme standıyla organ bağışının önemine dikkat çekti.
Doç. Dr. Selma Sarıkahya koordinatörlüğünde; Öğr. Hemş. Muhammed Hassan, Öğr. Hemş. Eyüp Hasan Muslu, Öğr. Hemş. Aslınur Güneş, Öğr. Hemş. İslam Taşkıran, Hemşire Ayşe Kocaman ve Hemşire Sinem Beyaz'ın yer aldığı çalışmada vatandaşlara organ bağışı hakkında bilgi verildi.
Artvin Çoruh Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Artvin İl Sağlık Müdürlüğü ve Artvin Toplum Sağlığı Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik kapsamında, Artvin 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'nde organ bağışı bilgilendirme standı kuruldu.
Saat 09.00-16.00 arasında açık kalan stantta vatandaşlara organ bağışının önemi, bağış süreci, dinî açıdan değerlendirilmesi ve organ bağışçısı olmak için izlenmesi gereken yollar hakkında bilgi verildi.
Etkinlik kapsamında vatandaşlarla bir araya gelen Artvin Çoruh Üniversitesi Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Muhammed Hassan, organ bağışının birden fazla insanın hayatını değiştirebilecek önemli bir dayanışma örneği olduğunu belirterek bilgilendirme konuşması yaptı.

“TÜRKİYE’DE 30 BİNDEN FAZLA KİŞİ ORGAN NAKLİ BEKLİYOR”
Organ bağışının önemine dikkat çekmek amacıyla konuşmasına vatandaşlara yönelttiği bir soruyla başlayan Hassan, Türkiye'de organ nakli bekleyen kişi sayısının 30 bini aştığını ifade etti.
Sağlık Bakanlığının 2026 yılı verilerine değinen Hassan, organ nakli bekleyenler arasında çocukların, gençlerin, annelerin, babaların ve yaşlıların bulunduğunu söyledi. Hassan, 2025 yılında 4 bin 769 kişinin organ nakli beklerken hayatını kaybettiğini belirterek bu sayının her gün ortalama 13 kişinin ihtiyaç duyduğu organa kavuşamadan yaşamını yitirmesi anlamına geldiğini dile getirdi.
Organ bağışının, kişinin organlarının başka insanların tedavisinde kullanılmasına gönüllü olarak izin vermesi olduğunu aktaran Hassan, ölüm sonrası yapılan organ bağışının birden fazla hastaya yaşam şansı sunabileceğini kaydetti.
“İLERİ YAŞTA OLMAK ORGAN BAĞIŞINA KESİN ENGEL DEĞİL”
Vatandaşların organ bağışı konusunda merak ettiği sorulara da açıklık getiren Hassan, organ bağışı yapabilmek için mutlaka genç ve sağlıklı olmanın gerekmediğini ifade etti.
İleri yaşta olmanın veya kronik bir hastalığa sahip bulunmanın ölüm sonrası organ bağışına kesin bir engel oluşturmadığını belirten Hassan, hangi organların nakil için kullanılabileceğine uzman hekimlerin karar verdiğini söyledi.
Organ bağışında bulunmanın kişinin hastanede tedavi görmesi sırasında sağlık çalışanlarının yaklaşımını değiştirmeyeceğinin de altını çizen Hassan, sağlık çalışanlarının önceliğinin her zaman hastanın hayatını kurtarmak olduğunu vurguladı.
Ölüm sonrası organ bağışı sürecinin ancak tıbben beyin ölümünün kesin olarak belirlenmesinin ardından gündeme geldiğini belirten Hassan, bu konuda toplumda bulunan yanlış bilgilerin giderilmesinin önemine dikkat çekti.

DİNİ AÇIDAN ORGAN BAĞIŞI CAİZ Mİ?
Bilgilendirme konuşmasında organ bağışının dinî boyutuna da geniş yer veren Hassan, vatandaşların en sık merak ettiği konulardan birinin organ bağışının İslam dini açısından uygun olup olmadığı olduğunu ifade etti.
İslam dininin insan hayatına büyük değer verdiğini belirten Hassan, Kur'an-ı Kerim'de Mâide Suresi'nin 32. ayetinde yer alan, “Her kim bir hayatı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur” ifadesini hatırlattı.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun 6 Mart 1980 tarihinde aldığı karara değinen Hassan, belirli şartların yerine getirilmesi durumunda organ naklinin dinen caiz kabul edildiğini aktardı.
Organ naklinin tıbben gerekli olması, hastanın tedavisinde yarar sağlamasının beklenmesi, bağışın gönüllülük esasına dayanması ve gerekli rızaların alınmasının önemine değinen Hassan, organların hiçbir şekilde para karşılığında alınıp satılamayacağını belirtti.
Canlı vericiden organ alınması durumunda bağışçının temel hayati fonksiyonlarının ortadan kaldırılmaması gerektiğini de ifade eden Hassan, nakil işlemlerinin devletin denetimi altında yürütülmesinin önemini vurguladı.
Konuşmada, organ bağışının ardından kişinin ahirette eksik organlarla diriltilip diriltilmeyeceğine ilişkin toplumda bulunan soru işaretlerine de değinildi. Kur'an-ı Kerim'de organ bağışı yapan kişinin ahirette eksik organlarla diriltileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını belirten Hassan, yeniden dirilişin Allah'ın kudretiyle gerçekleştiğini ifade etti.
ORGAN BAĞIŞÇISI OLMAK İÇİN NE YAPILMALI?
Organ bağışında bulunmak isteyen vatandaşların izlemesi gereken yollar hakkında da bilgi veren Hassan, 18 yaşını doldurmuş ve karar verme yeterliliğine sahip kişilerin e-Nabız veya e-Devlet üzerinden organ bağışı beyanında bulunabileceğini söyledi. Ayrıca yetkili sağlık kuruluşlarına başvurarak da organ bağışı konusunda bilgi alınabileceğini belirtti.
Hassan, organ bağışı kararının aile bireyleriyle paylaşılmasının önemine dikkat çekerek vatandaşlara hemen karar vermeleri yönünde bir çağrıda bulunmadıklarını, öncelikle doğru bilgi edinmelerini, konuyu düşünmelerini ve aileleriyle konuşmalarını istediklerini dile getirdi.

“BİR BAĞIŞ, BİRDEN FAZLA HAYATA UMUT OLABİLİR”
Organ bağışının yalnızca bir kişinin değil, birden fazla insanın geleceğini değiştirebilecek bir karar olduğuna dikkat çeken Hassan, toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti.
Hassan konuşmasını, organ bağışı konusunda vatandaşların bilgilenmesini ve aldıkları kararları sevdikleriyle paylaşmalarını umut ettiklerini ifade ederek teşekkürleriyle tamamladı.
Artvin'de gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmasıyla organ bağışının önemi bir kez daha gündeme taşınırken, “Bir bağış, birden fazla hayata umut olabilir” mesajı verildi.


