Etkinlikte yapılan açıklamalarda, ABD ve İsrail’in Ortadoğu politikalarına tepki gösterilerek bölgedeki savaş ve müdahalelerin son bulması çağrısında bulunuldu.
Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşan Elif Karakaş Subaşı, ABD ve İsrail’in başını çektiği emperyalist politikaların yalnızca bölge ülkeleri için değil, tüm dünya halkları için tehdit oluşturduğunu söyledi. Subaşı, ABD’nin gittiği coğrafyalara demokrasi değil yıkım, bağımlılık ve sömürü götürdüğünü savundu. Ortadoğu’da yıllardır ambargolar, işgaller ve askeri müdahalelerle halkların yoksulluğa ve ölüme sürüklendiğini ifade eden Subaşı, “ABD'nin hiçbir zaman halkların dostu olmadığı tarihsel bir gerçektir. Gittiği her coğrafyaya demokrasi değil; yıkım, bağımlılık ve sömürü götürmüştür. Donald Trump'ın Venezuela müdahalesinin ardından sarf ettiği "Venezuela petrolü artık bizimdir" sözleri, emperyalizmin gerçek niyetinin açık bir itirafidır. Bugün İran'a yönelik saldırganlığın arkasında da bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etme, yer altı ve yer üstü zenginliklerini denetim altına alma hedefi yatmaktadır. Geçmişte Libya'da, Gazze Şeridi'nde, Suriye'de ve Irak'ta yaşanan emperyalist müdahaleler, geride milyonlarca yoksul, yerinden edilmiş ve hayatını kaybetmiş insan bırakmıştır. Emperyalistler "demokrasi" ve "özgürlük" söylemleriyle girdikleri her ülkede yağma düzeni kurmuş, halkları borç, savaş ve bağımlılık sarmalına mahkûm etmiştir.
Emperyalist saldırganlığın namlusundan demokrasi, işgalcilerin postalarından barış yeşermez! Emperyalizm halklara özgürlük getirmez; onun getirdiği tek şey sömürü, baskı, katliam, doğanın talanı ve geleceksizliktir. İsrail nükleer silahlara sahipken başka ülkelerin nükleer çalışmalarını bahane ederek saldırganlık yürütmesi ise açık bir ikiyüzlülüktür.

Savaş politikalarının en ağır faturası her zaman halklara kesilmektedir. Bombardımanlar, silahlanma yarışı ve askeri harcamalar yaşam hakkını tehdit etmekte; aynı zamanda büyük bir ekolojik yıkıma yol açmaktadır. Savaşlar halklar arasında düşmanlık duygularını derinleştirirken, birlikte ve barış içinde yaşama umudunu zayıflatmaktadır. Yoksullaştırma politikaları ile savaş politikaları aynı düzenin iki yüzüdür. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Emperyalist saldırganlık bölgesel değil, küresel bir tehdittir. Bu saldırılara sessiz kalmak, yıkıma ortak olmaktır. Türkiye'de bulunan NATO ve ABD üsleri başta olmak üzere, ABD ve İsrail'in tüm askeri faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. NATO üsleri kapatılmalı, ülkemiz emperyalist savaş politikalarının parçası olmaktan çıkarılmalıdır. Emperyalist ABD ve siyonist İsrail'in İran'a yönelik saldırıları derhal durdurulmalıdır. Ortadoğu halklarının kaderi Washington ve Tel Avi'de değil, halkların kendi iradesiyle belirlenmelidir. Bugün yapılması gereken; emperyalist saldırganlığa karşı yan yana gelmek, savaş politikalarına karşı barışı büyütmek ve halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı bir ülke ve bölge için mücadeleyi yükseltmektir. Halkların birliği emperyalizmi yenecek, barış mutlaka kazanacaktır!”

Anahtar Parti Arhavi İlçe Başkanı Muhammet Uzuner de konuşmasında ABD, Avrupa ve İsrail’i küresel bir sistem olarak nitelendirerek, “Biz emperyalizmi, siyonizmi bir timsaha benzetiyoruz. Bu timsahın gövdesi Amerika'dır, kuyruğu Avrupa'dır, beyni İsrail'dir. Bu hiçbir zaman değişmeyecek ve dünyayı yok etmek için bütün güçleriyle çalışan bir sistemle karşı karşıyayız. Giydiğimiz elbiseler, kullandığımız telefonlar, yediğimiz gıdalar, kullandığımız sosyal medya kanalları, kullandığımız ilaçlar, deterjanlar, aklınıza gelebilecek her şey Neredeyse İsrail ürünü, İsrail değilse bile ülkemizdeki veya diğer ülkelerdeki fabrikalar satın almışlar ve bunlar üretimleri. Bunların hepsi bebek katilleri. Epstein dosyalarında gördüğümüz gibi bunlar küçücük çocuklara tecavüz eden, bunları yakan, pişiren ve yiyen insanlar. Bu insanlardan sağlık beklemek, iyilik beklemek mümkün değil. O yüzden biz millet olarak bugünden itibaren uyanmalıyız artık. Onların ürünlerini kullanmayarak başlayabiliriz bu işe. Bugün Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler. NATO, aklınıza gelebilecek her türlü kuruluş onların kuruluşu. Onların menfaatini olmayan hiçbir şeye imza atmıyorlar. Onların menfaatini olan herşeye sonuna kadar imza atıyorlar ve arkalarında duruyorlar. O yüzden ülke olarak, millet olarak, dünya olarak buna karşı çıkmalıyız arkadaşlar. Başka çaremiz yok. Almayarak, tüketmeyerek, kullanmayarak ve karşı çıkarak bunlara meydan okuyabiliriz. Başka türlü bunlara meydan okuma şansımız yok. Bir de şuna değinmek istiyorum. Bugün İran'a savaş açtılar ve İran'ı neredeyse kendi milletinden olan veya Müslüman olan milletlerin topraklarından bombalıyorlar. Bugün ne duyuyoruz? İran on dört tane İslam ülkesini bombaladı diye duyuyoruz. Doğru mu? Evet. Peki niye bombalıyor? Niye bunlara füze atıyor? Amerikan üsleri buralarda kurulmuş. Neden 14 tane İslam ülkesinde Amerikan üsleri var? Bunu sorgulamamız lazım. Neden kürecikte Amerikan üssü var? Ve bunun haricinde 30'a yakın yerde Türkiye'de Amerika'nın üstü var. Arkadaşlar Amerika bizim hayrımıza düşünmüyor. Burada bahsedildi. Bizim madenlerimizi ele geçirmek için, bizim sularımızı, değerlerimizi, insanlarımızı ele geçirmek için mücadele ediyor. O yüzden bugünden itibaren hep birlikte topyekün uyanarak bu sisteme karşı mücadele etmeliyiz” dedi.

Türkiye İşçi Partisi adına konuşan İlçe Başkanı Osman Özşalap ise ABD ve İsrail merkezli politikaların Ortadoğu coğrafyasını savaş ve sömürüyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Bu saldırılara sessiz kalmayacaklarını belirten Özşalap, İran halkının yanında olduklarını dile getirdi.
Basın açıklaması, katılımcıların savaş karşıtı ve barış çağrısı yapan sloganlarıyla sona erdi.




