78’liler Araştırma ve Dayanışma Derneği, devrimci öğretmen Enver Karagöz’ü ölümünün 18. yılında anarken, aynı zamanda 30 Mart Kızıldere Katliamı’nın 53. yıl dönümünü de unutmadı. Dernek adına açıklama yapan Başkan Seyfettin Altıkulaç, Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli olayları hatırlatarak mücadele vurgusu yaptı.

Tırcılar Bayramı Sırada Geçirdi Tırcılar Bayramı Sırada Geçirdi

29 Mart 2025 tarihinde düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Seyfettin Altıkulaç, Enver Karagöz’ün eğitim emekçilerinin hak mücadelesinde önemli bir figür olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bugün, devrimci öğretmen Enver Karagöz’ün ölümünün 18. yılı. Onu sevgi ve özlemle anıyoruz. O, eğitim emekçilerinin mücadelesinde en ön safta yer aldı ve bunun bedelini ağır ödedi. Ancak bizlere bıraktığı miras, eşit ve özgür bir dünya için verdiğimiz mücadelede hâlâ yol gösterici olmaya devam ediyor. Enver hocamızın ve tüm kaybettiklerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Altıkulaç, 30 Mart 1972’de yaşanan Kızıldere Katliamı’nın tarihsel bağlamını aktararak Türkiye’nin NATO üyeliği ile başlayan sürecin, ülkedeki sol muhalefet üzerindeki baskıları nasıl artırdığını anlattı.

“NATO üyeliğimizin tarihi 1952’ye dayanıyor ancak bunun öncesi de var. ABD, Türkiye’deki yönetimi kendi çıkarlarına uygun hale getirmek için çeşitli adımlar attı. 1947’de, aralarında Alparslan Türkeş’in de bulunduğu bir grup subay, ABD’ye götürülerek özel eğitimlerden geçirildi. Bu eğitimlerde, sosyalizmi benimseyen kesimlere nasıl baskı uygulanacağı öğretildi. Türkiye’de bu yapı ‘Kontrgerilla’ adı altında örgütlendi ve sağcı paramiliter güçler eliyle ülkemizde sosyalist hareketin önüne geçilmeye çalışıldı.”

Altıkulaç, 1968 kuşağının, Türkiye’nin emperyalist güçlere bağımlı hale gelmesine karşı başkaldırdığını belirterek, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya gibi devrimcilerin mücadelesine değindi:

“Ülkemizin ABD’nin kontrolüne girmesine karşı Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşları direndi. Onlar, halkın bağımsızlığı için mücadele ederken faşist güçler tarafından katledildiler. İbrahim Kaypakkaya kırsalda infaz edildi, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edildi. Mahir Çayan ve arkadaşları ise Deniz Gezmiş ve yoldaşlarını idamdan kurtarmak için NATO’cu üç kişiyi kaçırdı. Ancak 30 Mart 1972’de Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde kaldıkları ev, bir ihbar sonucu kontrgerilla tarafından kuşatıldı ve burada katledildiler.”

Altıkulaç, Türkiye’de NATO eliyle örgütlenen paramiliter yapıların bugünkü siyasi iktidarla bağlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve 1969’da kurulan MHP, NATO’nun milis gücü olarak varlıklarını sürdürdü. Bugün de bu yapılar iktidardadır. NATO destekli Gladio yapılanmaları Avrupa’da tasfiye edildi ancak Türkiye’de hâlâ devam ediyor. Ülkemizin mafya merkezi haline gelmesi de bu nedenledir. Devlet ve halkın kaynakları yağmalanırken ülke ekonomik olarak çöküşün eşiğine gelmiştir.”

Açıklamasının sonunda, mevcut siyasi iktidarın derhal görevden uzaklaştırılması gerektiğini vurgulayan Altıkulaç, halkın öz gücüyle ülkenin bağımsızlığı için mücadele edilmesi gerektiğini belirtti:

“NATO’cu Recep Tayyip Erdoğan ve NATO’cu Devlet Bahçeli, Türkiye’yi emperyalizmin kontrolüne sokmuştur. Halkın iradesiyle bu düzenin değişmesi gerekiyor. Halk çocukları bir an önce iktidara gelmeli, emperyalizme ve faşizme karşı mücadele yükseltilmelidir.”

Altıkulaç, konuşmasını devrim mücadelesinde yaşamını yitirenleri selamlayarak sonlandırdı:

“Başta Mahir Çayan ve arkadaşları olmak üzere, tüm 68 kuşağı ve 78 kuşağı devrimcilerini saygıyla selamlıyorum. Onların mücadeleleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.”

78’liler Araştırma ve Dayanışma Derneği’nin gerçekleştirdiği anma etkinliği, devrimcilerin mücadelelerine sahip çıkılması gerektiği mesajıyla son buldu.

Editör: ALİ ERAY ÇELİK