ARHAVİ

"Yapamazsın" Dediler, O Başardı: Artvinli Uzman Doktor Mukadder Karakaya'nın İlham Veren Başarı Hikâyesi

Arhavi'de düzenlenen "Zirvede Kadın Var" programında konuşan Uzman Doktor Mukadder Karakaya, çocukluk yıllarından başlayarak doktorluk mesleğine uzanan zorlu yaşam öyküsünü katılımcılarla paylaştı.

Abone Ol

Azim, kararlılık ve inancın önemini vurgulayan Karakaya, karşılaştığı tüm engellere rağmen hayallerinden vazgeçmediğini belirterek, özellikle gençlere ve kadınlara ilham veren bir konuşmaya imza attı.

Programa katılanlar tarafından uzun süre alkışlanan Karakaya, hayatının dönüm noktalarını anlatırken zaman zaman duygusal anlar yaşadı.

"Kadınlar Tarihin Her Döneminde İz Bıraktı"

Konuşmasına organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederek başlayan Karakaya, Türk tarihine damga vuran kadınları anarak sözlerine başladı.

Tomris Hatun, Nene Hatun, Sabiha Gökçen, Dilhan Eryurt, Safiye Ali ve Canan Dağdeviren gibi isimleri örnek gösteren Karakaya, kadınların tarih boyunca bilimden sanata, savunmadan eğitime kadar her alanda büyük başarılara imza attığını söyledi.

Bugün kadınların elde ettiği hak ve başarıların geçmişte verilen büyük mücadelelerin sonucu olduğunu belirten Karakaya, genç kadınların da aynı kararlılıkla yollarına devam etmeleri gerektiğini ifade etti.

Çocukluk Hayali Doktor Olmaktı

Artvin'de doğup büyüdüğünü ve memleketiyle her zaman gurur duyduğunu söyleyen Karakaya, çocuk yaşlardan itibaren tek hayalinin doktor olmak olduğunu dile getirdi.

Ancak bu hedefe ulaşmanın kolay olmadığını belirten Karakaya, eğitim hayatı boyunca birçok önyargıyla mücadele etmek zorunda kaldığını anlattı.

1996 yılında mezun olduğunu belirten Karakaya, Artvin'de İmam Hatip Lisesi'nden mezun olup tıp fakültesini kazanan ilk kız öğrenci olduğunu söyledi.

Bu başarının o dönem birçok kişi tarafından imkânsız görüldüğünü ifade eden Karakaya, "Bana sürekli 'İmam Hatip'ten tıp kazanılmaz', 'Yapamazsın', 'Olmaz' diyorlardı. Ama ben hiçbir zaman hayalimden vazgeçmedim." ifadelerini kullandı.

16 Yaşında Üniversiteli Oldu

Kredili eğitim sistemini iki yılda tamamladığını anlatan Karakaya, henüz 16 yaşındayken üniversite sınavına girdiğini söyledi.

Başarısının arkasında ailesinin desteği, öğretmenlerinin katkısı ve kendi disiplinli çalışmasının bulunduğunu belirten Karakaya, o yıllarda dershaneye gitmeden tıp fakültesi kazanmanın neredeyse imkânsız görüldüğünü ifade etti.

Buna rağmen ilk sınavında Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandığını belirten Karakaya, hayatında ilk kez ailesinden ve Artvin'den ayrılarak Erzurum'a gittiğini anlattı.

Henüz 16 yaşında, büyük bir şehirde tek başına yaşamaya başladığını söyleyen Karakaya, "Asıl mücadelem üniversiteyi kazandıktan sonra başladı." dedi.

Başörtüsü Nedeniyle Eğitim Hakkı İçin Mücadele Verdi

Üniversite yıllarında Türkiye'nin başörtüsü yasağının en sert dönemlerinden birini yaşadığını anlatan Karakaya, eğitim hayatı boyunca ciddi ayrımcılıklarla karşılaştığını söyledi.

Kazandığı okula başörtüsü nedeniyle alınmadığını belirten Karakaya, "Bana ya başını açacaksın ya da okuldan ayrılacaksın denildi. İkna odaları sürecini yaşadım." ifadelerini kullandı.

Tüm baskılara rağmen eğitiminden vazgeçmediğini söyleyen Karakaya, yaşadığı zorlukların kendisini daha da güçlendirdiğini dile getirdi.

"IQ'n Çok Yüksek, Seni Çıkarırsam Deney Bozulur"

Üniversite yıllarında yaşadığı ve hayatı boyunca unutamadığı bir anısını da paylaşan Karakaya, doğuştan saf solak olması nedeniyle Amerika'dan gelen bir profesörün yürüttüğü zekâ araştırmasına dahil edildiğini anlattı.

Araştırmanın tamamlanmasının ardından profesörün kendisini okul dışında başörtülü gördüğünü söyleyen Karakaya, yaşadığı olayı şu sözlerle anlattı: "Hocam beni odasına çağırdı. Bana 'Seni çalışmadan çıkarmayı düşünüyordum ama IQ'n 148 çıktı. Seni çıkarırsam deney bozulur.' dedi."

Bu sözlerin kendisini derinden etkilediğini ifade eden Karakaya, o gün yaşadığı kırgınlığı yıllarca unutamadığını söyledi.

Mezuniyet Sonrası da Mücadele Devam Etti

Üniversiteyi bitirdikten sonra da benzer zorluklarla karşılaşmaya devam ettiğini belirten Karakaya, çalışma hayatında da başörtüsü nedeniyle çeşitli engeller yaşadığını dile getirdi.

Hak ve özgürlüklerin zaman içerisinde genişlemesiyle birlikte görevini daha rahat yapabildiğini ifade eden Karakaya, daha sonra uzmanlık eğitimini tamamlayarak hekimlik mesleğinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Alanında Çalışmalarını Sürdürüyor

Uzmanlık eğitiminin ardından Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) alanına yöneldiğini belirten Karakaya, bilimsel temelli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Klinik uygulamalarla insanların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdiğini söyleyen Karakaya, hekimliğin yalnızca hastalık tedavisi değil, koruyucu sağlık hizmetleri açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Doktorluğun Yanında Sanatla da İlgileniyor

Meslek hayatının yanı sıra resim sanatıyla da yakından ilgilendiğini anlatan Karakaya, bugüne kadar yaklaşık 25-30 eser hazırladığını söyledi.

Sanatın iyileştirici yönüne inandığını ifade eden Karakaya, Arhavi ve Şavşat festivallerinde Filistin yararına resim sergisi açmayı planladığını açıkladı.

Sanatın toplumsal dayanışmaya katkı sunabilecek önemli bir araç olduğunu belirten Karakaya, elde edilecek gelirin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının hedeflendiğini söyledi.

"Memleketime Hizmet Edeceğim Diye Kendime Söz Vermiştim"

Konuşmasının sonunda çocuk yaşta kendisine verdiği sözü tuttuğunu söyleyen Karakaya, doktor olduktan sonra memleketine dönerek Artvin halkına hizmet etmeyi en büyük hedefi olarak gördüğünü ifade etti.

"Bir Artvinli hekim olarak memleketime dönüp insanlarıma hizmet edeceğim diye kendime söz vermiştim. Bugün o sözümü tutmanın mutluluğunu yaşıyorum."

diyen Karakaya, başarının en önemli şartının vazgeçmemek olduğunu vurguladı.

Gençlere seslenen Karakaya, insanların karşılarına çıkan olumsuz söylemlere kulak asmamaları gerektiğini belirterek,

"Hayallerinizin peşinden gidin. Size 'Yapamazsın' diyenler mutlaka olacaktır. Önemli olan onların ne dediği değil, sizin neye inandığınızdır."

ifadelerini kullandı.

Konuşması boyunca zaman zaman duygusal anlar yaşayan Uzman Doktor Mukadder Karakaya, yaşadığı zorlukları samimi bir dille aktarırken salondaki katılımcılar tarafından ilgiyle dinlendi.

Program sonunda uzun süre alkışlanan Karakaya'nın yaşam öyküsü, özellikle genç kadınlar ve öğrenciler için azim, mücadele ve kararlılığın simgesi olarak hafızalarda yer aldı. "Yapamazsın" denilerek çıktığı yolda doktor olmayı başaran ve memleketine hizmet etme hayalini gerçekleştiren Karakaya'nın hikâyesi, "imkânsız" denilen hedeflerin inanç ve emekle başarılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.