Basın açıklamasını, SOL Genç Artvin adına Ensar Gümüşkaya okudu. Eğitim hakkının anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken Gümüşkaya, yalnızca demokratik haklarını kullandıkları için cezalandırılan öğrencilerin eğitimden mahrum bırakılmasının hukuka ve insan haklarına aykırı olduğunu ifade etti.
Gümüşkaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Eğitim öğretim anayasal bir haktır. Anayasal protesto haklarını kullandıkları için yüzlerce eğitim çağındaki öğrenci haksız ve hukuksuz bir şekilde hapis tutuluyor. Tutuklu ve ev hapsinde tutulan tüm öğrencilere sınav hakkı tanınmalıdır. Üniversitede yan yana yürüdüğümüz, kötü günde uzanan dost eli olan ve dayanışmaya koşan arkadaşlarımız tek adamın emriyle tutuklandı. Bugün içeride olanların çoğu; KYK zamlarına karşı çıkan, kadın üniversitelerine karşı çıkan, barınamıyoruz diyerek sokaklarda ses çıkaran, geleceksizlik dayatmasına karşı direnen gençlerdir. Bu ülkenin üniversitelileri, hakkını aradığı için cezalandırılıyor. Bu kabul edilemez.”
Açıklamada özellikle, son yıllarda öğrencilere yönelik baskıların arttığı ve bu baskıların sistematik bir hale geldiği vurgulandı. Gümüşkaya, iktidarın üniversiteler üzerindeki denetimini artırmak için kayyum rektör atamaları, öğrenci topluluklarının kapatılması ve yurtlardaki baskıcı uygulamaları araçsallaştırdığını ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
“Üniversiteler iktidarın baskı ve sindirme politikalarının doğrudan hedefindedir. Kayyum rektör atamalarıyla yönetilen üniversitelerde fikir özgürlüğü yok edilmek isteniyor. Öğrenci kulüpleri kapatılıyor, gençlik toplulukları dağıtılıyor, öğrenci evleri ve yurtlar abluka altına alınıyor. Bu baskı ortamı içerisinde gençliğin sesi olmaya devam edeceğiz. Cezaevindeki arkadaşlarımızın yalnız olmadığını haykırıyoruz. Sınav hakkı bir lütuf değil, haktır. Bu hakkın gasp edilmesine sessiz kalmayacağız.”
Gümüşkaya’nın açıklamasında, tutuklu ya da ev hapsinde bulunan öğrencilerin sınavlara katılımının yalnızca bir “hak” meselesi değil, aynı zamanda eğitimin evrensel niteliğiyle ilgili olduğu belirtildi. Eğitim hakkının engellenmesinin yalnızca bireylerin geleceğini değil, aynı zamanda toplumun genel refahını da tehdit ettiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda tüm kamuoyuna ve üniversite yönetimlerine çağrıda bulunan Gümüşkaya, sözlerini şöyle noktaladı:
“Cezaevlerinde bulunan ya da ev hapsinde tutulan arkadaşlarımızın sınavlara katılımı için gereken tüm imkanlar sağlanmalı; öğrencilerin eğitime erişimi engellenmemelidir. Bu çağrımız yalnızca bir hak hatırlatması değil, aynı zamanda bir dayanışma çağrısıdır. Bu gençlik susmaz, bu gençlik vazgeçmez. Sınav hakkı engellenemez!”
SOL Genç Artvin'in açıklaması, özellikle üniversite öğrencileri arasında yankı uyandırdı. Açıklamanın ardından sosyal medya üzerinden birçok öğrenci grubu ve hak savunucusu da destek mesajları paylaşarak, cezaevindeki ve ev hapsindeki öğrencilere sınav hakkı tanınmasının önemine dikkat çekti.