TEMA Vakfı Artvin İl Temsilcisi Tolga Odabaş, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim krizinin yalnızca çevresel bir tehdit değil, aynı zamanda toplumsal adalet meselesi olduğuna dikkat çekerek acil ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
TEMA Vakfı tarafından yapılan açıklamada, iklim krizine karşı mücadelenin yalnızca sera gazı emisyonlarının azaltılmasıyla sınırlı kalamayacağı belirtilirken; doğayı, yaşam alanlarını ve toplumsal eşitliği koruyan politikaların hayata geçirilmesinin önemine işaret edildi. Vakıf, fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılması, orman ve tarım alanlarının madencilik baskısından korunması ile adil geçiş politikalarının uygulanması çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) bu yıl Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı #İklimİçinŞimdi çağrısına dikkat çekilen açıklamada, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha görünür hale geldiği ve artık vakit kaybetmeden somut adımlar atılması gerektiği ifade edildi.
“En Ağır Yükü, En Az Sorumlu Olanlar Taşıyor”
TEMA Vakfı, iklim krizinin etkilerinin toplumlar arasında eşitsiz sonuçlar doğurduğunu belirterek, krizden en az sorumlu kesimlerin en ağır bedelleri ödediğine dikkat çekti.
Açıklamada yer verilen verilere göre, küresel nüfusun en zengin yüzde 1’lik kesimi sera gazı emisyonlarının yüzde 41’inden sorumluyken, en yoksul yüzde 50’nin emisyon payı yalnızca yüzde 3 seviyesinde kalıyor. Ayrıca yayımlanan araştırmalar, dünyanın en zengin kesiminin 1,5 derece hedefiyle uyumlu yıllık karbon bütçesini yılın ilk günlerinde tükettiğini ortaya koyuyor.
Kuraklık, sel, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıplarının milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilediğine dikkat çekilen açıklamada; çiftçilerin üretim gücünü kaybettiği, birçok topluluğun ise yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldığı vurgulandı. Bu nedenle iklim politikalarının yalnızca emisyon azaltımını değil, aynı zamanda iklim adaletini de hedeflemesi gerektiği belirtildi.
Kömürden Çıkış Vurgusu
TEMA Vakfı Artvin İl Temsilcisi Tolga Odabaş, iklim krizine karşı mücadelede kömürden çıkışın temel adımlardan biri olduğunu belirtti.
Odabaş açıklamasında, enerji yatırımlarının ekolojik etkiler gözetilmeden ve yerel halkın katılımı sağlanmadan yürütülmesinin yeni çevresel ve toplumsal sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Kömür bölgelerinde yaşayan işçilerin, yerel ekonomilerin ve toplulukların korunmasını esas alan bütüncül bir adil geçiş politikası gerektiğini vurguladı.
“Doğayı Korumadan İklim Kriziyle Mücadele Edilemez”
Son yıllarda madencilik faaliyetleri ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle ormanlar, tarım alanları ve su kaynakları üzerindeki baskının arttığını belirten TEMA Vakfı, doğal varlıkların korunmasının iklim mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti.
Özellikle Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı çevresinde yaşananların, iklim hedefleri ile fosil yakıt politikaları arasındaki çelişkinin somut örneklerinden biri olduğu ifade edildi. Kömürlü termik santrallere yakıt sağlamak amacıyla orman alanlarının madencilik faaliyetlerine açılmasının doğa üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı.
TEMA Vakfı’nın 2020-2022 yılları arasında yayımladığı haritalama çalışmalarına göre ise Türkiye’de 29 ilde toprakların yüzde 67’sinin IV. Grup madenlere ruhsatlandırıldığı belirtilerek, bu durumun karbon yutakları, su döngüsü ve ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturduğu kaydedildi.
“İklim İçin Şimdi Harekete Geçilmeli”
5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yapılan #İklimİçinŞimdi çağrısının yalnızca söylemde kalmaması gerektiğini vurgulayan Tolga Odabaş, Türkiye’nin kömürden çıkış ve adil geçiş konusunda somut adımlar atmasının yanı sıra ormanları, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını koruyan politikaları güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Odabaş, yıl sonunda Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iklim politikalarının yoğun şekilde tartışılacağı kritik bir dönem olacağını belirterek, karar alıcılara bilim temelli, adil ve doğa dostu politikaları hızla hayata geçirme çağrısında bulundu.
TEMA Vakfı, Dünya Çevre Günü mesajını ise şu sözlerle tamamladı: “Biliyorsun, Sorumlusun!”