İstanbullu, açlık ve yoksulluğun arttığı, milyonlarca insanın gelecek kaygısıyla yaşadığı, hukukun iktidar erklerine göre şekillendirildiği bir dönemde olduklarını belirtti. Adaletin, güvenliğin ve eşitliğin sağlanması için paylaşımcı ve dayanışmacı bir ekonomik modelin gerekliliğine işaret eden İstanbullu, "Ülkemize eşitlik ve özgürlük getireceğine inandığımız bu model doğrultusunda, gelecekte her günümüzün bayram tadında geçeceği umuduyla" dedi.
İstanbullu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Ülkemiz, her geçen gün daha derinleşen bir ekonomik krizle karşı karşıya. Resmî verilere bakıldığında dahi milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşadığı, emekçilerin ağır çalışma koşullarına rağmen insanca bir yaşam sürdüremediği bir tablo ile karşı karşıyayız. Gençler, umutsuzluk içinde geleceğini yurt dışında ararken, işsizliğin ve hayat pahalılığının gölgesinde toplumun geniş kesimleri büyük bir çıkmazın içine sürükleniyor.
Tüm bu yaşananların sorumlusu, halktan kopuk ve sermaye çevrelerinin çıkarlarını gözeten iktidarın izlediği yanlış ekonomik politikalar ve eşitsiz sistemdir. Halkın alın teriyle oluşturulan kaynaklar, bir avuç ayrıcalıklı kesime aktarılmakta, sosyal devlet anlayışı ise tamamen yok sayılmaktadır. Eğitimden sağlığa, barınmadan adalete kadar her alanda derinleşen kriz, yurttaşlarımızın yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürmektedir.
Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen bizler, umutsuzluğa kapılmayacağız. Çünkü biliyoruz ki birlikte mücadele ederek, dayanışmayı büyüterek bu düzeni değiştirebiliriz. Halkın refah içinde yaşayacağı, adaletin tesis edileceği, kimsenin aç kalmayacağı bir ülke mümkündür. Bunun yolu ise eşitlikçi, özgürlükçü ve dayanışmacı bir ekonomi ve siyaset anlayışını hayata geçirmekten geçmektedir.
Bizler, SOL Parti olarak her zaman emekçilerin, ezilenlerin, yoksul halkın yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Rant ekonomisinin yerine halkın yararını önceleyen, gelir adaletini esas alan bir modelin inşası için mücadelemizi sürdüreceğiz. Geleceğe umutla bakabilen, kimsenin barınma, beslenme, eğitim gibi temel ihtiyaçları için kaygı duymadığı bir Türkiye yaratmak mümkündür. Bu doğrultuda tüm halkımızı omuz omuza vermeye, dayanışmayı büyütmeye ve eşit, özgür bir ülke için mücadeleye çağırıyoruz.”
İstanbullu bu açıklamalarıyla ekonomik zorluklarla mücadele eden kesimlerin taleplerini bir kez daha gündeme getirdi.