<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gündem Artvin</title>
    <link>https://gundemartvin.com</link>
    <description>Gündem Artvin</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gundemartvin.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 23:24:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[5G sanayide üretim sürecini de hızlandıracak]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/5g-sanayide-uretim-surecini-de-hizlandiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/5g-sanayide-uretim-surecini-de-hizlandiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu Başkanı Memiş Kütükcü: - 'Akıllı fabrikalar, robotik sistemler, sensör tabanlı üretim sistemleri ve büyük veri analitiği 5G altyapısıyla çok daha etkin çalışacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de yarın itibarıyla kullanılmaya başlanacak 5G teknolojisi, sanayi sektöründe üretim süreçlerini hızlandırarak dijital dönüşümü güçlendirecek, akıllı fabrika uygulamalarının yaygınlaşmasına olanak tanıyacak.</p>

<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 5G'nin yüksek hız ve düşük gecikme avantajı sayesinde makineler arası iletişim hızlanacak ve sensörler ile nesnelerin interneti (IoT) cihazları üzerinden üretim hatlarında anlık veri takibi mümkün olacak. Bu sayede arızaların önceden tespit edilmesi ve bakım süreçlerinin daha planlı yürütülmesi sağlanacak.</p>

<p>Otomasyon sistemlerinde 5G'nin sunduğu düşük gecikme süresi, robotların ve otonom sistemlerin daha hassas ve hızlı çalışmasına imkan tanıyacak.</p>

<p>Sanayide dijitalleşmenin önemli bir parçası olan 5G teknolojisi, gelecek dönemde üretim verimliliği ve esnekliği artırmayı hedefliyor.</p>

<p>- 'Sanayi üretiminde köklü değişimlere öncülük edecek'</p>

<p>Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, Türkiye'nin 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçmeye hazırlandığını ve bu teknolojinin sanayi sektörü için önemli olduğunun altını çizerek, 5G'nin sanayi üretiminde köklü değişimlere öncülük edeceğini söyledi.</p>

<p>5G teknolojisi ile başlayacak daha yüksek veri aktarım hızı ve düşük gecikme süresiyle üretim hatlarında gerçek zamanlı izleme, anlık müdahale ve uzaktan kontrol imkanlarının güçleneceğini belirten Kütükcü, 'Akıllı fabrikalar, robotik sistemler, sensör tabanlı üretim sistemleri ve büyük veri analitiği 5G altyapısıyla çok daha etkin çalışacak. Bu da üretimde hata oranlarının azalmasını, verimliliğinin artmasını ve maliyetlerin düşmesini sağlayacak.' dedi.</p>

<p>- 'Üretim yöntemleri veri odaklı hale dönüşecek'</p>

<p>Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç da 5G teknolojisinin sanayide dijital dönüşümün hızlanmasında kritik rol üstleneceğini ifade etti.</p>

<p>Özellikle yüksek hız, düşük gecikme süresi ve çok sayıda cihazın aynı anda güvenli şekilde bağlanabilmesi gibi özelliklerin, üretim süreçlerinin yönetimi açısından yeni imkanlar sunduğunu dile getiren Ardıç, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bu sayede üretim tesislerinde makineler, robotlar ve sensörler arasında anlık ve güvenilir veri aktarımı sağlanacak, üretim hatları çok daha senkronize ve esnek şekilde çalışabilecek. Bunun en somut yansımalarından biri, akıllı fabrikaların gelişiminde görülecektir. 5G ile üretim hatlarındaki robotlar, otonom araçlar ve otomasyon sistemleri, gerçek zamanlı veri alışverişi sayesinde verimliliği artıracak ve hata oranlarını düşürecektir.'</p>

<p>Ardıç, endüstriyel IoT uygulamalarının, binlerce sensörün eş zamanlı çalışmasını mümkün kılacağını, böylece bakım onarım süreçlerinin öngörülebilir hale geleceğini, enerji ve ham madde tüketiminin daha etkin biçimde yönetilebileceğini anlattı.</p>

<p>5G'nin düşük gecikme özelliği, uzaktan erişim ve kontrol imkanlarını da genişleteceğini belirten Ardıç, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bir fabrikadaki üretim hattı, dünyanın farklı noktalarındaki yönetim merkezleri tarafından gecikmesiz izlenebilecek ve müdahale edilebilecektir. Artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) çözümleri de 5G ile daha güçlü bir altyapıya kavuşacak, bakım, arıza giderme ve eğitim süreçleri sahada anlık veri desteğiyle gerçekleştirilebilecektir. Bütün bunların sonucunda, üretim yöntemleri geleneksel yapıdan daha dijital, veri odaklı, esnek ve müşteri taleplerine uyumlu bir hale dönüşecek. 5G, üretimde yalnızca hız ve kapasite artışı sağlamayacak, aynı zamanda iş yapış biçimlerini yeniden tanımlayan bir dönüşüm aracına karşılık gelecek.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- '5G ile yeni iş modelleri ve inovasyonlar öne çıkacak'</p>

<p>ASO 1. OSB Başkanı Serdar Tütek de Türkiye'nin 5G teknolojisi ile tanışacak olmasının sanayi için büyük fırsatlar sunacağını vurguladı.</p>

<p>Tütek,'5G, sadece daha hızlı internet anlamına gelmiyor, bu teknoloji üretim süreçlerimizi kökten değiştirecek bir devrimdir.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Tütek, 5G ile üretimde hız ve verimliliğin artacağına işaret ederek, 5G sayesinde sanayide makinelerin ve üretim hatlarının gerçek zamanlı olarak birbirine bağlanacağını, bunun, üretim süreçlerindeki gecikmeleri ve duruş sürelerini en aza indireceğini söyledi.</p>

<p>Akıllı sensörlerin, robotik sistemlerin ve veri analitiğinin 5G ile çok daha verimli çalışacağını, üretimde esnekliğin ve kalitenin artacağını dile getiren Tütek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Fabrikalarda robotlar ve makineler, yüksek hızlı ve düşük gecikmeli bağlantı sayesinde uzaktan kontrol edilebilecek, bakım ve sorun giderme süreçleri hızlanacak. 5G teknolojisi ile yeni iş modelleri ve inovasyonlar öne çıkacak. 5G, sanayicilere yeni ürün ve hizmet geliştirme imkanı sunacak. Özellikle akıllı fabrikalar, dijital ikiz uygulamaları ve yapay zeka destekli üretim süreçleri yaygınlaşacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/5g-sanayide-uretim-surecini-de-hizlandiracak</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/03/i-m-g-7330.jpeg" type="image/jpeg" length="14805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de çevrim içi medyada geçirilen haftalık süre 41 saat 37 dakikaya ulaştı]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turkiyede-cevrim-ici-medyada-gecirilen-haftalik-sure-41-saat-37-dakikaya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turkiyede-cevrim-ici-medyada-gecirilen-haftalik-sure-41-saat-37-dakikaya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - 'Çevrim içi medyada geçirilen haftalık süre dünya genelinde 33 saat 27 dakika']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dünyada çevrim içi medyada geçirilen haftalık sürenin 33 saat 27 dakikaya, Türkiye'de ise 41 saat 37 dakikaya ulaştığını bildirdi.</p>

<p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, internette çevrim içi ortamda ve sosyal medyada geçirilen süreleri değerlendirdi.</p>

<p>'We Are Social 2026' verilerine bakıldığında dünya genelinde haftalık sosyal medya kullanım süresinin 18 saat 36 dakika olduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye'de bu sürenin 25 saat 4 dakikaya çıktığını ifade etti. Uraloğlu, 'Çevrim içi medyada geçirilen haftalık süre ise dünya genelinde 33 saat 27 dakikaya, ülkemizde 41 saat 37 dakikaya ulaştı. Neredeyse 2 güne yaklaşan haftalık kullanım ile dünya ortalamasının üzerine çıktık.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Günlük kullanım süreleri</p>

<p>Günlük kullanım sürelerine ilişkin verileri de paylaşan Uraloğlu, Türkiye'de kullanıcıların en fazla zamanı Instagram'da geçirdiğine dikkati çekerek, 'Instagram'da günlük ortalama kullanım süresi 1 saat 53 dakikaya ulaşırken YouTube'da 1 saat 28 dakika, TikTok'ta ise 1 saat 25 dakika seviyesinde gerçekleşiyor.' bilgisini verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turkiyede-cevrim-ici-medyada-gecirilen-haftalik-sure-41-saat-37-dakikaya-ulasti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/03/i-m-g-9974.jpeg" type="image/jpeg" length="31531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından yapay zeka gerçeklik algısını değiştiriyor uyarısı]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/uzmanindan-yapay-zeka-gerceklik-algisini-degistiriyor-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/uzmanindan-yapay-zeka-gerceklik-algisini-degistiriyor-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü ve Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selman Tunay Kamer: - 'Dezenformatif bilgi doğru bilgiye göre çok daha hızlı yayılıyor. Bir de buna yapay zeka eklenince ister istemez tüm gerçeklik algımız bozuluyor ve algılarımızla oynanıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi Yapay Zeka Çalışmaları Koordinatörü ve Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, yapay zeka ile üretilen görsellerin insanların gerçeklik algısını etkilediğini söyledi.</p>

<p>Kamer, AA muhabirine, yapay zeka araçlarının artık hayatın her alanında kullanılmaya başlandığını belirtti.</p>

<p>Bu araçların savaşlarda da kullanıldığını anlatan Kamer, 'Artık savaşlarda sadece gerçek mermiler değil yapay zeka araçları ile üretilen içerikler de konuşulmaya başlandı. Savaşlarda yapay zeka ile üretilen bu görseller taraflarca piyasaya sürülüyor.' diye konuştu.</p>

<p>Asıl amacın toplumları yönlendirmek olduğunu dile getiren Kamer, 'Bu içerikleri toplumları yönlendirmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında değerlendirebiliriz. Her iki taraf da kendi üstünlüğünü ispatlamak adına bu içerikleri piyasaya sürüyorlar. Diğer yandan bazı sosyal medya kullanıcılarının etkileşim almak amacıyla içerikleri sürdüğü yönünde raporlar var.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Bu videolarla gerçeklik üzerinde oynanmaya çalışıldığını anlatan Kamer, şöyle devam etti:</p>

<p>'Burada temel amaç gerçeklik algımızı kırmak ve dezenformasyon oluşturmak. Elbette burası istihbarat servisleri açısından da önemli. Bakıldığında temel mantık gerçeklik algımızla oynayarak toplumsal dinamiklerin ve savunma hatlarının kırılması. Özelikle haber alma kaynaklarımızı artık kaydırma dediğimiz sistemle gerçekleştirdiğimiz için günde milyonlarca görsel veya video karşımıza çıkıyor ve bunların hangisinin doğru olup olmadığını net bir şekilde ayırt edemiyoruz. Bu ister istemez bizim gerçeklik algımızı değiştirmeye, beraberinde de toplumların savunma mekanizmalarını kırmaya doğru itiyor. Dolayısıyla istihbarat servisleri bunu yoğun şekilde kullanıyor. Zaten bununla ilgili literatürde de 5. nesil savaş deniyor.'</p>

<p>Eskiden gerçek olmayan bir görüntüyü oluşturmak için büyük bir teknolojik altyapıya ihtiyaç duyulurken günümüzde yapay zeka araçlarına bir komutla bunun yaptırılabileceğine dikkati çeken Kamer, bunların daha üstünlerini istihbarat servislerinin yaparak kendilerinin daha güçlü olduğunu dünya kamuoyuna göstermeye çalıştığını aktardı.</p>

<p>Bir görüntünün yapay zeka olup olmadığını anlamanın bazı yöntemlerinin olduğunu ifade eden Kamer, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Yayılan içeriklerin, ya eski bir savaş görüntüsü ya da doğal afetler sonucu meydana gelen bina yıkıntıları ile ilgili görüntüler olduğunu biliyoruz. Bu görseller kullanılarak yeni görseller üretilebiliyor. Yapay zeka araçları içerik üretirken ana odak noktasına daha çok önem veriyor arka planda kalan görüntüde gerçeklik tam olarak oluşmayabiliyor. Burada görüntülerin farklılık gösterdiğini gözlemliyoruz, bu da yapay zeka araçlarıyla üretildiğinin göstergesi.'</p>

<p>Görsellerin doğru olup olmadığı noktasında şüphe ile yaklaşmak gerektiğini vurgulayan Kamer, eğer gerçekliğinden emin değilsek görselin etkileşim almaması için paylaşımda bulunup yorum yapmamak gerektiği uyarısında bulundu.</p>

<p>Bir videonun doğru olup olmadığına bakmayan içerik üreticilerinin, daha fazla etkileşim alarak gelir elde etmek amacıyla bu videoları yaydığını belirten Kamer, bunlarla ilgili önemler alınması gerektiğine dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 'Veriler artık bir mühimmat fabrikası haline dönüştü'</p>

<p>Prof. Dr. Kamer, şöyle konuştu:</p>

<p>'Dezenformatif bilgi doğru bilgiye göre çok daha hızlı yayılıyor. Bir de buna yapay zeka eklenince ister istemez tüm gerçeklik algımız bozuluyor ve algılarımızla oynanıyor. Eskiden merminiz ya da füzeniz önemliydi, şu an verileriniz çok önemli. Veriler artık bir mühimmat fabrikası haline dönüştü. Bir ülkeyle bir toplumla ya da oradaki olaylarla ilgili ne kadar çok veriniz varsa bununla ilgili içerikler geliştirme noktasında faaliyetler yapabiliyorsunuz. Yapay zeka gerçek savaşta kullanılan bir mühimmat fabrikası olmaya doğru evriliyor ve günümüzdeki savaşlarda da yoğun şekilde kullanılıyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/uzmanindan-yapay-zeka-gerceklik-algisini-degistiriyor-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/03/agency/aa/uzmanindan-yapay-zeka-gerceklik-algisini-degistiriyor-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="95221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. İşeri: 'Yapay zeka bir araçtır, nihai karar insana aittir']]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/doc-dr-iseri-yapay-zeka-bir-aractir-nihai-karar-insana-aittir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/doc-dr-iseri-yapay-zeka-bir-aractir-nihai-karar-insana-aittir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen yapay zekâ konulu konferansta konuşan OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri, yapay zekanın bir araç olduğunu ve esas kararın insana ait olduğunu söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konferansta yapay zekânın tanımı, tarihi gelişim süreci ve günümüzde ulaştığı dönüşüm gücü kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekânın doğuşundan itibaren geçirdiği evreler aktarılırken, özellikle 2012 yılının derin öğrenme alanında bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekildi. Derin öğrenme, denetimli ve denetimsiz öğrenme yöntemleri ile veri etiketleme süreçleri katılımcılara örnekler eşliğinde anlatıldı. Doç. Dr. İşeri, yapay zekânın dönüştüremeyeceği meslek alanının neredeyse kalmadığını belirterek bireylerin ve toplumun bu dönüşüme uyum sağlamasının gerekliliğine vurgu yaptı. Dijital okuryazarlığın artırılmasının, bireysel yetkinliklerin geliştirilmesinin ve yaşam boyu öğrenme anlayışının önemine dikkat çeken İşeri, yönetim ve karar alma süreçlerinde nihai kontrolün her zaman insanda olması gerektiğini ifade etti. Yapay zekânın bir araç olarak konumlandırılması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Konferansta ayrıca yapay zekânın günlük yaşamda kullanım örnekleri, chatbot teknolojileri, insansı robotlar ve farklı sektörlerdeki uygulama alanları ele alındı. Bazı mesleklerin dönüşeceği ya da ortadan kalkabileceği; buna karşılık dijital yöneticilik ve yapay zekâ temelli yeni meslek alanlarının artış göstereceği değerlendirildi. Turizm sektörüne yönelik değerlendirmelerde ise yapay zekânın rezervasyon sistemlerinden kişiselleştirilmiş hizmet sunumuna, veri analitiğinden müşteri deneyimi yönetimine kadar pek çok alanda sektörel dönüşüm oluşturduğu ifade edildi. Ayrıca 2026 Davos Zirvesi'nde yapay zekâya ilişkin öne çıkan başlıklar ile küresel ölçekte görüşülen etik, yönetişim ve sürdürülebilirlik konuları da katılımcılarla paylaşıldı. Program, öğrencilerin yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından yapay zekânın geleceğine ilişkin değerlendirmelerle sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turizm Fakültesi'nde bağımlılık ve siber suçlarla mücadele eğitimi</p>

<p>Ayrıca OMÜ Turizm Fakültesi, öğrencileri hem fiziksel hem de dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlendirmek amacıyla kapsamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Turizm Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinlikte, uyuşturucu bağımlılığı ve siber güvenlik konuları ele alındı. Turizm Fakültesi ile Bafra Turizm Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği seminer, üniversite ile güvenlik birimlerinin iş birliğinde düzenlendi.</p>

<p>OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü ile Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen programda, uyuşturucu madde kullanımının bireysel ve toplumsal etkileri kapsamlı biçimde anlatıldı. Uzmanlar tarafından yapılan sunumlarda; bağımlılık sürecinin nasıl başladığı, fiziksel ve sosyal sonuçları ile uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik mücadele yöntemleri hakkında öğrencilere bilgi verildi.</p>

<p>Seminerin ikinci bölümünde ise Samsun İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 'İnternetin Güvenli Kullanımı ve Siber Olaylar' başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi. Sunumda internet ortamında karşılaşılabilecek suç türleri ve korunma yolları üzerinde duruldu. Eğitim kapsamında öğrencilere; Siber zorbalık durumunda izlenmesi gereken hukuki yollar; oltalama (phishing), dolandırıcılık, şantaj ve kişisel verilerin korunması; yasa dışı bahis faaliyetlerinin hukuki sonuçları; güvenli sosyal medya kullanımı ve çevrim içi alışverişte dikkat edilmesi gereken hususlar gibi önemli başlıklarda bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Etkinlik, öğrencilerin sorularının uzmanlar tarafından yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/doc-dr-iseri-yapay-zeka-bir-aractir-nihai-karar-insana-aittir</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/03/agency/iha/doc-dr-iseri-yapay-zeka-bir-aractir-nihai-karar-insana-aittir.jpg" type="image/jpeg" length="65484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de bir ay sonra '5G'li hayat' başlayacak]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turkiyede-bir-ay-sonra-5gli-hayat-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turkiyede-bir-ay-sonra-5gli-hayat-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - '2 Ocak'ta işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerini verdik. 1 Nisan itibarıyla ülke genelinde 81 il merkezimizde 5G'yi vatandaşların hizmetine sunacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, operatörlerin 5G'nin kullanıma alınması için çalışmalarına devam ettiğini belirterek, '2 Ocak'ta işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerini verdik. 1 Nisan itibarıyla ülke genelinde 81 il merkezimizde 5G'yi vatandaşların hizmetine sunacağız.' dedi.</p>

<p>Uraloğlu, AA muhabirine, saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine geçiş için 1 ay gibi kısa bir sürenin kaldığını söyledi.</p>

<p>5G mobil haberleşme altyapısının yerli ve milli imkanlarla kurulması için 5 Ocak 2023'te AR-GE destek çağrısına çıkıldığını anımsatan Uraloğlu, 'Başvurusu uygun bulunan 14 firma ile 1 Ekim 2023'te sözleşme imzalanarak AR-GE destek süreçleri başlatıldı. 2025 yılı içinde firmalara ödenen toplam AR-GE destek tutarı 39 milyon 774 bin 328 lira oldu. Bu ödemeyle çağrı kapsamında firmalara ödenen toplam destek miktarı 162 milyon 135 bin 610 liraya ulaştı. Çağrı kapsamında AR-GE desteği alan projelerden 8'inin proje çalışmaları tamamlandı, kalan 6 projeye yönelik destek programı ve izleme faaliyetleri devam ediyor. Kalan projelerin bu yıl sonlandırılması hedefleniyor.' diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, 16 Ekim 2025'te gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesiyle haberleşme alanında yeni bir çağın kapısını araladıklarına dikkati çekerek, 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ederek stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduklarını dile getirdi.</p>

<p>- İki yıl içinde her noktada 5G kullanılabilecek</p>

<p>Türkiye'nin 5G geçiş sürecine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, 'Operatörlerimiz 5G'nin kullanıma alınması için çalışmalarına devam ediyor. 2 Ocak'ta işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerini verdik. 1 Nisan itibarıyla ülke genelinde 81 il merkezimizde 5G'yi vatandaşların hizmetine sunacağız. Türkiye'de 5G'li hayat bir ay sonra başlayacak. 5G hizmetlerini 2 yıl içinde de Türkiye'nin her noktasında vatandaşımıza ulaşır hale getireceğiz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uraloğlu, üç büyük operatör Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone'un 5G frekans paketlerini alarak ağlarını bu teknolojiyi destekleyecek şekilde hazırlamaya devam ettiğini belirterek, baz istasyonları ve altyapı ekipmanlarının bu teknolojiye uygun hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5G'nin sağlayacağı faydalara değinen Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Hız ve performans artacak. Mobil internet hızları ve veri aktarımı mevcut 4,5G'ye göre çok daha yüksek olacak. 5G ile gecikme süresi ciddi şekilde düşecek. Bu da uzaktan ameliyatlarda, otonom araçlarda, gerçek zamanlı uygulamalarda ve sanal gerçeklik gibi alanlarda avantaj sağlayacak. Aynı anda çok daha fazla cihaz bağlantısı desteklenecek. 5G sektörel dönüşümü de getirecek. Bu kapsamda sağlık, eğitim, lojistik ve üretim gibi alanlarda 5G'nin etkisi büyük olacak.'</p>

<p>Uraloğlu, 5G'ye geçişte yerli ve milli teknolojilere öncelik verdiklerini belirterek, bu alanda özellikle altyapıda dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli ürünlerle ilerlemeyi hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de 5G teknolojisine geçişle özellikle iletişim teknolojilerinde büyük bir dönüşüm yaşanacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Altyapıda yerli ve milli ürün desteklenecek. Elektronik haberleşme sektöründe yapılacak yetkilendirmelerde, yerli katma değeri yükseltecek şekilde yerlilik oranı kriterleri belirlenecek ve işletmecilerin altyapılarındaki teknoloji bazlı yerlilik oranları düzenli olarak izlenecek. 5G yetkilendirmeleri kapsamında, ilk yıl için yüzde 50 oranında yerli malı belgeli ürün kullanımı ve en az yüzde 5 oranında milli haberleşme ürünü kullanım zorunluluğu getirilecek. Takip eden yıllarda ise yerli malı belgeli ürün oranı kademeli olarak artırılarak yüzde 60 seviyesine çıkarılacak. 4,5G uygulamasında bu yükümlülük başlangıçta yüzde 30 olarak uygulanmış, sonrasında yüzde 45'e yükseltilmişti. Bu çerçevede 5G, mobil iletişim hızını 10 kat artırmasının yanı sıra yerli ürün kullanım oranındaki daha yüksek hedefleriyle 4,5G'ye göre önemli bir avantaj sunacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turkiyede-bir-ay-sonra-5gli-hayat-baslayacak</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/03/i-m-g-8336.jpeg" type="image/jpeg" length="78389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medyada çok takipçili içerik üreticilerine eğitimler yoğunlaştırılacak]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/sosyal-medyada-cok-takipcili-icerik-ureticilerine-egitimler-yogunlastirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/sosyal-medyada-cok-takipcili-icerik-ureticilerine-egitimler-yogunlastirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı koordinesinde yürütülen Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitim Programı ile bugüne kadar 267 sosyal medya içerik üreticisine tüketici hakları, sosyal medya reklamları ve Reklam Kurulunun işleyişi anlatıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Reklam Özdenetim Kurulu işbirliğiyle düzenlenen eğitimlerde bugüne kadar 267 sosyal medya içerik üreticisine hukuki ve etik sorumlulukları anlatılırken programın daha fazla kişiye ulaşması için yeni planlama yapıldı.</p>

<p>AA muhabirinin Bakanlıktan edindiği bilgiye göre kamuoyunda 'influencer' olarak da bilinen sosyal medya içerik üreticilerine yönelik 25 Kasım 2024'te başlayan 'Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitim Programı' çeşitli adımlarla devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Reklam Özdenetim Kurulu işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Eğitimde, paylaşımlarıyla vatandaşları etkileyen fenomenlere, tüketici hakları ve sosyal medya reklamlarına ilişkin yasal düzenlemeler, Reklam Kurulunun yapısı, işleyişi ve örnek kararlar hakkında sunum yapılıyor.</p>

<p>Pazarlama iletişiminin temel etik ve yasal kuralları, sorumlu reklamcılık ilkeleri, telif hakları, kişisel verilerin korunması gibi konu başlıkları hakkında da eğitim veriliyor. İçerik üreticilerinin kaçınması gereken konular ve paylaşımlar da eğitim konuları arasında yer alıyor.</p>

<p>Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen vergi müfettişleri de sosyal medya faaliyetlerinde vergilendirme ve yasal yükümlülükler hakkında katılımcılara bilgi veriyor.</p>

<p>- Hedef yıl sonuna kadar 1000 kişiye ulaşmak</p>

<p>İlki 25 Kasım 2024'te Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının İstanbul'daki hizmet binasında gerçekleştirilen program, bugüne kadar 4 defa gerçekleştirildi. Programa sosyal medya hesaplarında 300 bin ve üstü takipçisi olan 267 influencer katıldı. Eğitimi başarıyla tamamlayan fenomenler, katılım belgesi almaya hak kazandı.</p>

<p>Eğitim programının İstanbul'da yüz yüze devam etmesi planlanıyor. Programa yıl sonuna kadar 1000 sosyal medya etkileyicisinin katılması hedefleniyor.</p>

<p>Fenomenler, program hakkında detaylı bilgiye 'smeegitimi.com' adresinden ulaşabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/sosyal-medyada-cok-takipcili-icerik-ureticilerine-egitimler-yogunlastirilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/02/i-m-g-8038.jpeg" type="image/jpeg" length="22795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal kumar bağımlılığında 18-35 yaş aralığı ilk sırada yer alıyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/sanal-kumar-bagimliliginda-18-35-yas-araligi-ilk-sirada-yer-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/sanal-kumar-bagimliliginda-18-35-yas-araligi-ilk-sirada-yer-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarda 18-35 yaş aralığının en riskli grup olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dernek başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilci, AA muhabirine, gençler ve orta yaş kuşak için son günlerde ciddi bir beka sorununa dönüşen sanal kumarın aileleri yıktığını ve aşırı borç batağına sürükleyerek ülkenin kanayan yarası haline geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanal kumarın dijital bağımlılığın alt boyutu olan yeni bir bağımlılık türü olduğunu belirten Dilci, 'Sanal kumar bağımlılığı bireysel bir tercih değil, bireyin düşünce dünyasında yaratılan birtakım algısal manipülasyonlarla kişinin beynini kullanamama becerisine ya da başarısızlığına evrilen bir durumdur.' dedi.</p>

<p>Bunun toplum için sessiz bir kriz olduğunu vurgulayan Dilci, yeni neslin bir nevi bağımlılığı, ekrana karşı duyduğu sadakat ve ekranın kendisini yanıltmayacağı düşüncesinden hareketle ekran içi mesajların özellikle çocuk üzerinde 'bak başarabilirsin', 'ya kazanırsan' gibi duygularına hitap eden bir durum olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sanal kumarın ekonomik durumu çok yüksek olanlar ile çok düşük olanlarda risk olarak daha yüksek düzeyde seyrettiğine dikkati çeken Dilci, 'Ya kazanırsam düşüncesiyle basit denebilecek çok cüzi miktarlarda oynamayla başlayan bu süreç, daha sonra kişinin evlerini satması, çevresine, akrabalarına varan borç batağına batması ve hatta bu borçlarının temizlenmesinden sonra 'bırakacağım' denildiği halde yeniden şartlar ve duygusal riskler bağlamında tekraren bu bağımlılığın tekerrür ettiğini görmekteyiz.' diye konuştu.</p>

<p>- 'Sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor'</p>

<p>Bölünmüş, ilgisiz ve sorumluluk duygusu gelişmemiş ailelerde çocukların ekran tutkusunun daha erken başladığını yaptıkları araştırmalarda gördüklerini aktaran Dilci, 'Ebeveyn sorumluluğu ve sağlıklı aile iklimi olmayan çocuklarda sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor ve bu yüzde 32 oranında. Her zaman dijital mecra içerik üreticileri kumar bağımlılığı konusunda kazanan taraf olmak durumunda. Yalnızlığa maruz kalmış, sosyal ilişkileri zayıflamış kişilerin ciddi anlamda dijital ekranla temas kurması ve arkasından 'ya olursa', 'ya kazanırsam' gibi basit ama heyecan arama şekliyle ortaya çıkmakta.' şeklinde konuştu.</p>

<p>- 'Sanal kumar oynayanların yüzde 93,7'sini erkekler oluşturuyor'</p>

<p>'Sanal kumar bağımlılığında yaş ve cinsiyete göre farklılaşma' konulu 30 bağımlının yer aldığı araştırma yaptıklarını anlatan Dilci, 'Sanal kumarda 35 yaşa kadar en riskli grup diyebiliriz, yani yüzde 62'si daha yoğun risk yaşıyor. 35-55 yaş arası ise ikinci risk grubuna giriyor, bunların oranı yüzde 20'lerde. 60 yaş üzerinde ise çok az görülen bir durum.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Boşanmış, bölünmüş ve tek çocuklu ailelere dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Dilci, şunları kaydetti:</p>

<p>'Çocuk sayısının fazla olması, bir nevi bu tür ev içi oyunlarda diğer çocuğun kardeşleri tarafından ihbar edilmesi şeklinde kontrol mekanizması söz konusu diyebiliriz. 18 yaş öncesinde akıllı telefonlarda bu tür dijital kumar uygulamalarının olmaması gerektiğine dikkat edilmelidir. Ailelerin, ekrandaki ayak izlerini takip etmesi gerekir. Çocuğun hangi dijital mecralarda tutum sergilediğinin, ne kadar vakit geçirdiğinin risk haritasının çıkarılması gerekir. Eğer çocuğa harçlık veriliyorsa veya kredi kartı teslim ediliyorsa, sanal kredi kartı limiti gibi birtakım limitler tanımlanmışsa, bunları hangi mecralarda harcıyor bu konuda denetim ve gözetim gerekir. Ailelerin, sanal ekosistemdeki borçla oynama, arkadaş grubundan borç alma, grup halinde birtakım oyun içeriklerine temas etme gibi durumları engelleyici programları da gündeme getirebiliriz. Çocuğun bahis de dahil her türlü dijital oyunlardan elde ettiği puan kazanımlarına dikkat etmek gerekiyor.'</p>

<p>- 'Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi'</p>

<p>Bu konularda uyarıcı programlar olduğu ve ailelerin çocuklarının akıllı telefonlarına bunu indirebileceğini vurgulayan Dilci, '15 yaş altının sosyal medya ve akıllı telefon kullanmaması Meclisimizin gündeminde. Dijital kumar, bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi. Bu bağlamda kendi kendine şiddet uygulayan bir kişinin aynı zamanda hukuki süreçlerle de muhatap olması gerekir. Bu kişi aileye de manevi bir şiddet uyguluyor ve bu şiddete dönük hukuki birtakım önlemlerin alınmasının da düzenlemeler içerisine konulması devlet politikası olarak gerekir diye düşünüyorum.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/sanal-kumar-bagimliliginda-18-35-yas-araligi-ilk-sirada-yer-aliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/02/agency/aa/sanal-kumar-bagimliliginda-18-35-yas-araligi-ilk-sirada-yer-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="26160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[e-Devlet Kapısı'na kayıtlı kullanıcı sayısı 68 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/e-devlet-kapisina-kayitli-kullanici-sayisi-68-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/e-devlet-kapisina-kayitli-kullanici-sayisi-68-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vatandaşların devlet hizmetlerine dijital ortamda ulaşmasını sağlayan e‑Devlet Kapısı'na kayıtlı kullanıcı sayısı 68 milyon 193 bin 133'e ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erişime açıldığı 2008'den bu yana gelişimini sürdüren e-Devlet Kapısı, binlerce kamu hizmetinin sunulduğu, yüzlerce kamu kurumunun entegre olduğu bir yapıya dönüştü.</p>

<p>Adaletten sosyal güvenlik ve sigortaya, sağlıktan ulaştırmaya, eğitimden çevre ve şehirciliğe kadar geniş yelpazede hizmet sunumunun gerçekleştirildiği e-Devlet Kapısı'nda vatandaşlar, hızlı ve güvenli şekilde birçok kamu işlemini yapabiliyor.</p>

<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, kullanıcı sayısı 2010'da 1 milyon 955 bin 675 olan e-Devlet Kapısı, 2015'te 25 milyon 768 bin 832'ye yükseldi. 2015'ten 2025 sonuna kadar ise bu sayı yaklaşık 2,6 kat artış göstererek, 68 milyon 193 bin 133 kullanıcıya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kullanıcıların, 33 milyon 994 bin 691'i sms şifresi, 30 milyon 928 bin 415'i yurt içi şifre zarfı, 2 milyon 500 bin 25'i internet bankacılığı, 556 bin 844'ü yurt dışı şifre zarfı, 185 bin 258'i e-İmza, 25 bin 980'i mobil imza, 1883'ü Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartıyla kayıt oluşturdu.</p>

<p>Dijital hizmetten, '15-24 yaş aralığında' 9 milyon 939 bin 752, '25-34 yaş aralığında' 14 milyon 135 bin 508, '35-44 yaş grubunda' 13 milyon 667 bin 926, '45-54 yaş grubunda' 12 milyon 352 bin 777, '55-64 yaş aralığında' 9 milyon 178 bin 281, '65 yaş üstünde' ise 8 milyon 918 bin 889 kişi yararlanıyor.</p>

<p>- 25 milyarın üzerinde giriş</p>

<p>Hizmete açıldığı günden bu yana e‑Devlet Kapısı'na web üzerinden 14 milyar 938 milyon, mobil uygulamayla ise 10 milyar 505 milyon giriş yapıldı. Sisteme toplam giriş sayısı 25 milyarı aştı.</p>

<p>Aralık 2025 itibarıyla e‑Devlet Kapısı'nda sunulan hizmet sayısı 9 bin 170'e ulaştı.</p>

<p>Geçen yıl en çok kullanılan hizmetler, yüzde 23 ile 'Sosyal Güvenlik Kurumu SGK Tescil ve Hizmet Dökümü', yüzde 11 ile 'Emniyet Genel Müdürlüğü Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama', yüzde 10 ile 'Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi Borcu Sorgulama ve Ödeme' ve yüzde 9 ile 'Türkiye Noterler Birliği Adıma Tescilli Araç Sorgulama' oldu.</p>

<p>Platformda, 205 merkezi kamu kurumu, 206 üniversite, 543 belediye, 30 su ve kanalizasyon idaresi, 129 özel kurum hizmet sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/e-devlet-kapisina-kayitli-kullanici-sayisi-68-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/02/anadolu-ajansi-stok/i-m-g-6726.jpeg" type="image/jpeg" length="93569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güvenli internet abone sayısı 55 milyonu aştı]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/guvenli-internet-abone-sayisi-55-milyonu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/guvenli-internet-abone-sayisi-55-milyonu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2025 aralık sonu itibarıyla Güvenli İnternet Hizmeti'nden (GİH) faydalanan abone sayısının 55 milyonu aştığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, dijital ortamda akran zorbalığı ve siber tehditlere karşı alınan önlemlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Güvenli İnternet Hizmeti'nin 2011'de internetin güvenli kullanımına dair artan talepler üzerine hayata geçirildiğini hatırlatan Uraloğlu, bu hizmetle başta çocuklar olmak üzere aboneleri internetteki olumsuz içeriklerden korumayı amaçladıklarını vurguladı.</p>

<p>Uraloğlu, Güvenli İnternet Hizmeti sayesinde abonelerin yasaklı madde ticareti yapan, şiddet içeren, ırkçılık ve nefret söylemi üzerine yayın oluşturan, terör propagandası yapan ve suç işlemeyi anlatan siteler ile dolandırıcılık sitelerinden talebe bağlı ve ücretsiz şekilde korunma imkanına sahip olduğuna işaret ederek, hizmet kapsamında geliştirilen 'Çocuk' ve 'Aile' profillerden birini tercih eden kullanıcıların, karşılaştıkları sorunu hemen iletme ve tedbir alınmasını talep etme hakkına sahip olduğunu aktardı.</p>

<p>Çocuk profilinin 'izinli liste' yöntemine göre çalıştığına dikkati çeken Bakan Uraloğlu, 'Bu yöntemde çocuklarımız, güvenli olduğu onaylanmış belirli sayıdaki internet sitelerine erişim sağlamaktadır. Aile profili ise 'yasaklı liste' yöntemine göre çalışmaktadır. Bu yöntemde zararlı içerik barındıran sitelerden oluşan listeye erişilememekte, bu liste haricindeki tüm internet sitelerine erişilebilmektedir. 2025 aralık sonu itibarıyla Güvenli İnternet Hizmeti abone sayısı 55 milyon kişiyi aştı.' bilgisini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- '1781 eğitimde 300 binden fazla kişiye ulaşıldı'</p>

<p>Güvenli İnternet Merkezi'nin 2016'da kurulduğunu anımsatan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde faaliyet gösteren merkezin, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı için önemli bir yapı taşı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bilinçlendirme Merkezi, İnternet Yardım Merkezi ve İhbar Merkezi olmak üzere 3 birimle hizmet veren bu yapının, çocukları ve ebeveynleri internetin risklerine karşı bilinçlendirdiğinin altını çizen Uraloğlu, bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında 'www.guvenliweb.org.tr' üzerinden sağlanan bilgilerle geniş kesimlere ulaşmayı sürdürdüklerini kaydetti.</p>

<p>Uraloğlu, bilinçlendirme ve farkındalık oluşturma amacıyla her yıl eğitimler düzenlendiği bilgisini vererek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Bu yıl içinde şimdiye kadar 138 eğitim gerçekleştirildi ve bu süreçte yaklaşık 22 bin kişiye ulaşıldı. Güvenli İnternet Merkezi'nin kurulmasından bu yana ise toplamda 1781 eğitimde 300 binden fazla kişiye ulaştık. Bu eğitimler özellikle çocuklar ve gençlerin internet kullanım becerilerini geliştirirken, internetin riskleri konusunda farkındalık kazanmalarını sağlamaktadır.</p>

<p>Güvenli İnternet Tırı Projesi'yle teknolojiye erişimi sınırlı çocuklarımız, internetin güvenli kullanımına dair bilinçleniyor. Bugüne kadar Güvenli İnternet Tırı ile 200'den fazla okul ziyaret ettik, 85 bin öğrenciye ulaştık. Çocuklarımızın teknolojiyi doğru ve bilinçli kullanmaları için bu tür projeleri artırmayı hedefliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/guvenli-internet-abone-sayisi-55-milyonu-asti</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/01/anadolu-ajansi-stok/i-m-g-6593.jpeg" type="image/jpeg" length="10271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'deki fiber ağ, dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa erişti]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turkiyedeki-fiber-ag-dunyanin-cevresini-16-kez-dolasacak-uzunluga-eristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turkiyedeki-fiber-ag-dunyanin-cevresini-16-kez-dolasacak-uzunluga-eristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - 'Ülkede 98,2 milyon geniş bant internet abone sayısına ulaştık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'deki fiber ağın, geçen yılın üçüncü çeyreğinde 657 bin kilometreye çıktığını ve dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa eriştiğini bildirdi.</p>

<p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) elektronik haberleşme sektörüne ilişkin 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi.</p>

<p>Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısının Eylül 2025 sonu itibarıyla 408 olduğunu belirten Uraloğlu, bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısının 757 olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uraloğlu, sabit telefon abone sayısının üçüncü çeyrek sonunda 8,5 milyon olarak kayıtlara geçtiğini bildirerek, 'Mobil abone sayısı yaklaşık 99,1 milyon oldu. 2025 yılı üçüncü çeyreğinde mobil trafik miktarı yaklaşık 80,7 milyar dakika, sabit trafik miktarı da 1,2 milyar dakika olarak gerçekleşti. Böylece mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma gerçekleştirildi.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>- 'Türkiye, Avrupa ülkelerine kıyasla en fazla görüşme yapan ülke'</p>

<p>Mobil abonelerin yaklaşık yüzde 80'inin bireysel, yüzde 20'sinin kurumsal abonelerden oluştuğunu belirten Uraloğlu, '494 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresiyle Türkiye, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde, önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında en fazla görüşme yapan ülke oldu.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Uraloğlu, söz konusu dönemde yaklaşık 4,9 milyon mobil abonenin numarasını taşıdığını bildirerek, 30 Eylül 2025 tarihine kadar taşınan mobil numara sayısının yaklaşık 203 milyon olduğu bilgisini de paylaştı.</p>

<p>Geniş bant internet abone sayısının 20,9 milyonunun sabit, 77,3 milyonunun mobil abonelerden oluştuğunu aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ülkede 98,2 milyon geniş bant internet abone sayısına ulaştık, internet abone sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,9 arttı. En yüksek artış, yüzde 26,3 ile 'eve kadar fiber' abone sayısında, onu takiben de yüzde 26,1 ile 'kablosuz telsiz internet (sabit)' abone sayısında gerçekleşti. Fiber altyapı açısından bir önceki yılın aynı döneminde yaklaşık 588 bin kilometre olan fiber uzunluğu, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometre olarak hesaplandı ve yüzde 11,7 artış görüldü. Böylece fiber ağımız, dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa erişti.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turkiyedeki-fiber-ag-dunyanin-cevresini-16-kez-dolasacak-uzunluga-eristi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/01/i-m-g-6499.jpeg" type="image/jpeg" length="48869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Uçan karakol' GÖKÇERİ sınırları zorluyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/ucan-karakol-gokceri-sinirlari-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/ucan-karakol-gokceri-sinirlari-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak Gabar Petrol Bölgesi'nde petrol kuyularının güvenliği için göreve başlayan 'hava balonu' formundaki 15 metre küçük gövdeli taktik sınıf hava aracının ardından 21 metre orta gövdeli operasyonel sınıf aracın ilk gerçek görev uçuşu tamamlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen ve 'hava balonu' olarak da anılan 'aerostat' hava araçları sınıfındaki GÖKÇERİ, 'uçan karakol' görevlerine hazırlanıyor.</p>

<p>TÜRKPORT Savunma Sanayi, havadan daha hafif bir gazın (helyum, hidrojen veya sıcak hava) sağladığı kaldırma kuvvetiyle gökyüzünde asılı kalan 'aerostat' hava araçlarına yönelik çalışmalarını yeni bir boyuta taşıdı.</p>

<p>'Hava balonu' olarak da anılan bu sistemler, balon ve zeplin gibi gökyüzünde süzülerek uzun süre ve yüksek faydalı yük kapasitesiyle görev yapıyor.</p>

<p>Yerli çözüm GÖKÇERİ hava aracı, gövde boyutlarına göre taktik, operasyonel ve stratejik sınıf kategorilerine ayrılıyor.<br />
8 yıllık ARGE süreçleri sonunda imal edilen sızdırmaz çeper sistemi He-set ile uluslararası rakiplere göre yüzde 34,5 daha hafif, yüzde 28,6 daha sızdırmaz kabiliyetlere sahip bir çözüme ulaşıldı. Bu sayede, aynı faydalı yük görevi yapabilen ürünleri daha küçük boyutlarda, daha kullanışlı üretmek mümkün oldu.</p>

<p>Geçen yıl temmuz ayında taktik sınıfta (küçük gövdeli-15 metre) yer alan hava aracının test ve doğrulama faaliyetleri bitirilerek Şırnak Gabar Petrol Bölgesi'nde petrol kuyularının güvenliği için göreve başlandı. Devam eden çalışmalar kapsamında operasyonel sınıf (orta gövdeli-21 metre) yeni ürünün test ve doğrulama faaliyetleri ile ilk gerçek görev uçuşu bu yıl tamamlandı.</p>

<p>Bu çalışmalar sırasında her GÖKÇERİ hava aracına bir şehit ismi veriliyor. Operasyonel sınıf gövdeli hava aracına da 1995 yılında gerçekleştirilen sınır ötesi harekatta şehit olan Jandarma Komando Üsteğmen İsmail Öz'ün adı vererek ilk görev uçuşu yapıldı.</p>

<p>- Görecek, takip edecek, vuracak</p>

<p>Operasyonel sınıf GÖKÇERİ, 6 aylık yoğun çalışma sonunda 7 farklı tipte faydalı yükle görev yapabilir noktaya getirildi.<br />
Araca, gece-gündüz kamera, alçak irtifa radar, hard-kill silah, kamikaze dron, baz istasyon, telsiz röle ve elektronik harp sistemleri entegre edildi.</p>

<p>GÖKÇERİ hava aracının operasyonel sınıf gövdesi için gerçekleştirilen ilk görev uçuşunda, 1750 feet irtifadan 10 kilometre yarıçapta izleme, gözetleme değerlendirme ve raporlama görevleri yerine getirildi. Üzerine entegre gece-gündüz gimbal kamera, alçak irtifa radar, elektronik harp ve silah sistemleriyle havalanan hava aracı, alçak irtifadaki İHA ve diğer tehditler için izleme, takip ve imha görevlerini yerine getirebilecek bir kapasiteye sahip bulunuyor.</p>

<p>Entegre silah ve kamikaze dron sistemleri, hava aracının 10 kilometre yarı çaplı görev alanında tespit edilen hedefleri imha kabiliyetine ulaşmasını sağladı. Yeni dönemde güdümlü füze sistemleriyle yeni testler gerçekleştirilerek olası sınır koruma, kritik tesis güvenliği gibi görevlere hazırlıklar yapılacak.</p>

<p>Kendini koruma amacıyla hard kill ve soft kill dron karşı tedbir sistemlerine sahip hava aracı, üs bölgeleri, sınır bölgeleri, önemli alan ve bina güvenliği görevleri için maliyet etkin çözümler sunuyor.</p>

<p>GÖKÇERİ, son uçuşunda, radar görünmezlik kabiliyetine sahip yapısıyla olası güdümlü atışlara karşı kendi korumasını yaptı, üzerindeki tüm dijital veri alışverişini yere bağlı iplerden birisine gömülü bulunan fiber optik kabloyla yer kontrol sistemine iletti. Böylece elektronik harp saldırılarına karşı korunmuş, karşı saldırılara da hazır hale getirilmiş oldu.</p>

<p>- Sırada stratejik sınıf ve daha ağır yükler var</p>

<p>TÜRKPORT, çalışmalarını stratejik sınıf aerostat üretimi ile yeni bir boyuta taşımaya hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl yürütülecek çalışmalarla stratejik sınıf aerostat üretimi ile 680 kilograma kadar faydalı yük taşıyan sistemlere imza atılması hedefleniyor.</p>

<p>Bu yönde üretim, doğrulama ve test faaliyetleri planlanırken ihracat çalışmaları da çok yönlü sürdürülüyor.</p>

<p>- Aerostat yatırımı ilkleri de getirdi</p>

<p>GÖKÇERİ üretimi için Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (HAB) gerçekleştirilen yatırımlarla bir dizi ilke de imza atıldı.</p>

<p>Daha önce Türkiye'de TOBB tarafından belirlenen imalat kodları kapsamında aerostat üretimi için herhangi bir nace kodu (imalat standardını belirleyen işyeri kodu) bulunmadığı için bu ürüne ait üretim tesisi kurulamıyordu. TOBB uzmanlarının özel çalışmaları, Ankara Sanayi Odası ve TOBB tarafından koordine edilen heyetlerin teknik ve idari değerlendirmeleri sonucu aerostat üretimi için ilk kez nace kodu üretimi yapıldı.</p>

<p>GÖKÇERİ için 8 ay süren çalışmalar sonucunda Türkiye'de ilk kez bu tip hava araçları için yerli malı belgesi düzenlendi.</p>

<p>HAB'da 5 bin metrekare kapalı alana kurulan Türkiye'nin ilk aerostat tesisinde sızdırmaz kumaşın üretimi, kesimi, birleştirilmesi, test ve doğrulama faaliyetleri, yer kontrol sistemlerinin imalat, montaj, yazılım entegrasyonu, sensör entegrasyonu, yazılım testleri ve gömülü sistemlerin tek çatı altında üretilebilir hale geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/ucan-karakol-gokceri-sinirlari-zorluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2026/01/agency/aa/ucan-karakol-gokceri-sinirlari-zorluyor.jpg" type="image/jpeg" length="60958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk firmaları kapıyı açtı, Afrika'daki savunma buluşması büyüyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turk-firmalari-kapiyi-acti-afrikadaki-savunma-bulusmasi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turk-firmalari-kapiyi-acti-afrikadaki-savunma-bulusmasi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlk kez yalnızca Türk savunma sanayisi şirketlerinin katılımıyla Mali'de düzenlenen Bamako Expo Fuarı'nda (BAMEX'25) Afrika kıtasında sektörün önemli buluşma noktalarından biri haline gelecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mali Cumhurbaşkanlığı ve Sivil Güvenlik Bakanlığı himayesinde, Türk firması Prontaron Savunma Sanayi Organizasyon ve Dış Ticaret Ltd. Şti. (The Peak Defense) tarafından 11-14 Kasım'da gerçekleştirilen savunma sanayi fuarı, 25'ten fazla ülkeden, 90'ın üzerinde üst düzey karar verici askeri delegasyonu ağırladı.</p>

<p>⁠BAMEX'25, bölgenin ilk ve tek savunma sanayi fuarı olarak ilk yılında 150 milyon doların üzerinde ihracat potansiyeline ulaştı.</p>

<p>⁠Günlük 1200'den fazla ziyaretçiyi ağırlayan BAMEX'25, yoğun talep nedeniyle 2026 yılında yeni formatıyla düzenlenecek. İlk yıl iki gün fuar, iki gün Demo Day şeklinde yapılan BAMEX'25'te, gelecek yıl fuar süresi dört güne çıkarılacak.</p>

<p>BAMEX Yönetim Kurulu Başkanı Harun Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuara katılan Türk firmaların elektro-optik sistemler, haberleşme ve sınır güvenlik sistemleri, balistik ürünler, silah, mühimmat, dron sistemleri, insansız hava araçları, taktik tekstil ürünleri gibi bir dizi farklı ürünü sergilediğini söyledi.</p>

<p>Saraç, Türk savunma sanayisinin kaliteli ürün, zamanında teslimat ve maliyet etkin çözümlerle kıtadaki ihtiyaçları karşılamada önemli bir yerde konumlandığını belirtti.</p>

<p>İlk fuara gösterilen ilgi dolayısıyla gelecek yıl etkinlikte yeniliklere gideceklerini anlatan Saraç, 'BAMEX'26, ilkinin 3-4 katı büyüklükte olacak. Çin, Rusya, Hindistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan ve Avrupa'dan bir çok ülke pavilyonlar halinde fuara katılmak istediklerini bildirdiler. Türkiye'den katılım da artacak. Fuarın ikincisinde çok farklı ürün gruplarını da göreceğiz. Bu anlamda ürün çeşitliliği de artacak.' dedi.</p>

<p>Türkiye'nin pozitif algısı pekişti</p>

<p>Fuarın ve Türkiye'nin Afrika açılımının stratejik önemine ilişkin birçok analiz yazıldığına dikkati çeken Harun Saraç, şunları kaydetti:</p>

<p>'Mali'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı böylesi kapsamlı bir organizasyonun The Peak Defense çatısı altında yapılıp organize edilmesi çok önemli.</p>

<p>Türkiye, artık yalnızca siyasi ve ekonomik alanlarda değil, özellikle savunma sanayinde de güvenilir ve tercih edilebilir bir ortak olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Türkiye'nin, Afrika özelinde, kıta ülkelerinin savunma sanayisini pekiştirici ve devletlere yeni ve son teknolojik çözümler sunarak onları daha güçlü hale getirdiği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarla birlikte, Türkiye için Afrika'nın gelecek dönemde kalkınmasında ve istikrarında önemli inisiyatif almış bir ülke algısı kıta kamuoyunda pekişti.'</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turk-firmalari-kapiyi-acti-afrikadaki-savunma-bulusmasi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/turk-firmalari-kapiyi-acti-afrikadaki-savunma-bulusmasi-buyuyor.jpg" type="image/jpeg" length="84341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 5 kişiden 4'ü yapay zekadan haberdar]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turkiyede-her-5-kisiden-4u-yapay-zekadan-haberdar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turkiyede-her-5-kisiden-4u-yapay-zekadan-haberdar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yapay zeka kavramını duyanların oranı yüzde 80,5 olurken, bu teknolojinin kullanım oranı yüzde 57,6 ile dünya ortalamasının da üzerinde hesaplandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin, Yapay Zeka Politikaları Derneğinin (AIPA) Türkiye geneli için yaptığı 'Toplumda Yapay Zeka Algısı' araştırmasından derlediği bilgilere göre, söz konusu teknolojinin kullanımı ve bilinirliği artmaya devam ediyor.</p>

<p>Rapora göre, Türkiye'de toplumun yüzde 80,5'i yani her 5 kişiden 4'ü yapay zekadan haberdar. Ülkede üretken yapay zeka araçlarını duyma oranı yüzde 59,7, 'agentic AI' araçlarını duyma oranı yüzde 30,7 olarak tespit edildi.</p>

<p>Yapay zeka, üretken yapay zeka veya 'agentic AI' araçlarından herhangi birini duyduğunu ifade eden kişilerin yüzde 50,1'inin, bu teknolojilere ilişkin 'temel düzeyde' bilgisi bulunduğu görüldü. Bu kişilerin yüzde 11,1'i bu teknolojiyi 'iyi derecede', yüzde 38,8'i ise 'az çok' bildiğini belirtti.</p>

<p>Türkiye'de en çok duyulan-bilinen yapay zeka aracı, yüzde 88 ile ChatGPT oldu. Gemini yüzde 35,4, DeepSeek yüzde 15,6 ve Grok yüzde 13,1 ile GhatGPT'yi takip etti.</p>

<p>ChatGPT'nin kullanım oranı yüzde 82,8</p>

<p>Rapora göre Türkiye, yapay zeka kullanım oranında dünya ortalamasının oldukça üzerinde yer aldı. Katılımcıların yüzde 57,6'sı günlük hayatlarında yapay zeka araçlarını kullandığını ifade ederken, dünya genelinde bu oran yüzde 16 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Türkiye'den çok bilinen yapay zeka aracı ChatGPT, en çok kullanılan uygulamalar listesinde de açık arayla ilk sırada yer aldı.</p>

<p>ChatGPT'nin kullanım oranı yüzde 82,8 olurken, bu uygulamayı yüzde 43 ile Gemini, yüzde 25,8 ile DeepSeek, yüzde 24,1 ile Copilot, yüzde 17,2 ile Grok ve yüzde 11,5 ile Canva izledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekaya ücret ödeyenlerin oranı yüzde 8,8</p>

<p>Yapay zekayı kullananların yüzde 41,8'i 'kişisel', yüzde 39,4'ü 'iş' ve yüzde 27,5'i 'eğitim' amacıyla bu teknolojiyi tercih ettiğini belirtti.</p>

<p>Söz konusu teknolojiyi iş için kullananlar, yüzde 78,6 ile 'bilgi arama' ve yüzde 68,1 ile 'fikir üretme' amacıyla tercih ettiğini söyledi. Bu teknolojiyi kişisel amaçlarla tercih edenler, yüzde 20 ile bilgi edinme-araştırma yapma, yüzde 16,7 ile günlük hayat ihtiyaçları için kullandığını ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de yapay zeka araçlarının kullanımı yüksek olsa da bu uygulamalar için ücret ödeyenlerin oranının daha düşük olduğu görüldü.</p>

<p>Rapora göre, yapay zeka araçlarına ücret ödeyenlerin oranı yüzde 8,8 oldu. Ancak yapay zeka kullanıcılarının yüzde 22,2'si 6 ay içinde ücretli hizmetlere geçmeyi düşündüğünü bildirdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turkiyede-her-5-kisiden-4u-yapay-zekadan-haberdar</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/turkiyede-her-5-kisiden-4u-yapay-zekadan-haberdar.jpg" type="image/jpeg" length="83346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerli ve milli veri merkeziyle kritik veriler daha güvende olacak]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/yerli-ve-milli-veri-merkeziyle-kritik-veriler-daha-guvende-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/yerli-ve-milli-veri-merkeziyle-kritik-veriler-daha-guvende-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türksat tarafından kurulacak Gölbaşı Veri Merkezinin inşaat çalışmalarını 2026 yılında tamamlamayı amaçladıklarını bildirerek, 'Kritik bilişim merkezimizi 2027 yılı içerisinde hizmete almayı hedefliyoruz.' dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Türksat'ın yeni bir projeyi devreye alacağını belirtti.</p>

<p>Türksat tarafından Ankara'da Gölbaşı Veri Merkezi kurulacağını aktaran Uraloğlu, bu merkezle, kritik bilgileri barındıran kurumların iş sürekliliğini sağlayabilmesi için tüm veri ve bulut hizmetlerine yönelik ihtiyacı yerli yazılımla karşılayacaklarına işaret etti.</p>

<p>Uraloğlu, 28 bin 500 metrekarelik dev alanıyla projenin, Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacağını bildirerek, '2026 yılı içerisinde inşaat ve mimari çalışmalarını büyük oranda tamamlamayı, kritik bilişim merkezimizi 2027 yılı içerisinde hizmete almayı hedefliyoruz. Yapılacak yatırımla Türksat'ın mevcut veri merkezinin fiziksel kapasitesi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerinde artırılacak.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Olağanüstü durumlarda dahi kesintisiz hizmet</p>

<p>Türksat Gölbaşı Veri Merkezinin, 6 sistem salonuna, 2 ayrı 20'şer kabinlik yüksek performans odasına ve 6 bin metrekare beyaz alana sahip olmasının planlandığını aktaran Uraloğlu, tesiste 200 kişi kapasiteli ofis çalışma alanının da bulunacağını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, enerji verimliliğinde 'LEED-Gold' sertifikasına sahip olacak merkezin, veri merkezi standartlarında da 'Uptime Institude TIER-III' ve 'TSE 50600' ile uyumlu olacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Kurulacak veri merkezi, yapay zeka uygulamaları, derin öğrenme, veri madenciliği, makine öğrenmesi gibi başlıklar altında veri analizi, veri kümelerinin işlenmesi, algoritmaların eğitimi, modelleme, tahmin, sınıflandırma, yüksek hızlı matematiksel hesaplamalar yapılması gibi hizmetlerin sunumu için gerekli altyapıya sahip olacak. Türkiye'nin en büyük kurum ve kuruluşlarının olağanüstü durumlarda dahi güvenli ve kesintisiz hizmet almasını sağlayacak merkezle, e-Devlet projeleri kapsamındaki hizmetlerde kesinti yaşanmasının önüne geçilecek.'</p>

<p>Veri merkezinin, düşük karbon salımı ve yüksek enerji verimliliğiyle çevreye de duyarlı olacağını bildiren Uraloğlu, merkezin, ülkenin kaynaklarının etkin kullanılması amacına da hizmet etmiş olacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/yerli-ve-milli-veri-merkeziyle-kritik-veriler-daha-guvende-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/yerli-ve-milli-veri-merkeziyle-kritik-veriler-daha-guvende-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="59201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekanın 'dijital Türkiye' yolunda lokomotif güç olması bekleniyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/yapay-zekanin-dijital-turkiye-yolunda-lokomotif-guc-olmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/yapay-zekanin-dijital-turkiye-yolunda-lokomotif-guc-olmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekanın, 'dijital Türkiye' hedefi için önemli bir lokomotif güç olacağını belirterek, özel sektörün, bu alanda teşvik edici mekanizmalarla desteklenmesini beklediklerini söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dönmez, AA muhabirine, Türkiye'nin yapay zeka alanında yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi'nde yıl sonu itibarıyla güncelleme yapılacağına işaret eden Dönmez, ilk belgede Türkiye için fırsatlar ve muhtemel riskler üzerine durulduğunu, bu alanda 50 bin kişilik tecrübeli insan kaynağı ihtiyacının planlandığını söyledi.</p>

<p>Dönmez, bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yapay zeka temelli programların açıldığını, bu programlara ilginin yoğun olduğunu anlattı.</p>

<p>İlk strateji belgesinde tematik alanların belirlendiğini anımsatan Dönmez, bunların, eğitim, sağlık, dijital finansal teknolojiler, sürdürülebilirlik ve enerji ile tarım ve gıda gibi Türkiye'nin veri kalitesi ve güvenliği açısından önde gelen alanlar olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dönmez, bu alanlarda bir fırsat penceresi açıldığını, özel sektörün de bu başlıklarda çalıştığını bildirerek, 'Muhtemelen yeni strateji belgesine belki bunlara ilave başka alanlar da eklenebilir. Yapay zekanın, Türkiye'nin ikinci asrında, 'dijital Türkiye' yolunda çok önemli bir lokomotif güç olacağını düşünüyorum. Bunu da zaten hem gençlerimizin hem sektörün ilgisinden rahatlıkla görebiliyoruz.' dedi.</p>

<p>'Etik kurallar ve standartlar yasa seviyesinde belirlenmeli'</p>

<p>Ülkelerin, yapay zeka alanındaki regülasyonlarda farklı yaklaşımlar benimsediğini aktaran Dönmez, ABD'nin, bu teknolojiye belli taahhütlerle alan açarak serbest piyasa koşulları içerisinde gelişmesini izlediğini belirtti.</p>

<p>Avrupa Birliği'nin (AB) ise bu alanda regülasyonu seven, kurallı bir piyasa çizdiğine dikkati çeken Dönmez, Çin'de de devlet kontrolünde gelişen bir piyasa olduğunu anlattı.</p>

<p>Dönmez, Türkiye'de uygulanacak modele ilişkin öneride bulunarak, 'Türkiye olarak üç modelin de iyi yönlerini alarak, zayıf yönlerini dışarıda bırakarak kendimize özgü bir model geliştirebileceğimizi düşünüyoruz. Belli etik kurallar ve standartlar belki yasa seviyesinde belirlenmeli. Daha çok teknik alanlardaki standartları, ikincil düzenlemelerde ilgili kurumlara bırakarak günün şartlarına göre bu işi yapmanın daha doğru olacağı kanaatindeyiz.' diye konuştu.</p>

<p>'Sanayiciler daha sağlıklı kararlar alabilecek'</p>

<p>Dönmez, Türkiye'nin yazılım alanında iyi seviyede olduğunu, oyun sektörü başta olmak üzere bu alandaki bazı ürünlerin yurt dışına ihraç edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bunun da Türkiye'de ciddi bir yazılım altyapısı ve insan kaynağı bulunduğunun göstergesi olduğuna işaret eden Dönmez, 'Devletin, bu alana özgü AR-GE konularında özel sektörü teşvik edici mekanizmaları daha fazla açmasını bekliyoruz. Donanım açısından da özel sektör kaynaklarının kısıtlı olduğu yerlerde TÜBİTAK gibi milli kuruluşlarımızın yapacağı yatırımlarla çeşitli kurumlara bu altyapıların kullanımını açması, işlerimizi daha da kolaylaştıracaktır.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Dönmez, yazılımın sanayiyle iç içe olduğunu, otomasyon yazılımlarıyla ürün kalitesinin arttığını, proseslerin daha hızlı hale geldiğini, insan hatasından kaynaklanabilecek hataların da azaltıldığını anlattı.</p>

<p>Bu kapsamda sanayicilerin yapay zekayla birlikte daha sağlıklı kararlar alabileceğini belirten Dönmez, 'Karar süreçlerinde, karar destek programlarını kullanmak suretiyle geleceğe ait planlamalarını ve tahminlerini daha isabetli ve sağlıklı yapabileceklerini düşünüyorum.' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/yapay-zekanin-dijital-turkiye-yolunda-lokomotif-guc-olmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/yapay-zekanin-dijital-turkiye-yolunda-lokomotif-guc-olmasi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="20708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalimanlarında kuş ve dron tehlikesine karşı yerli sistem geliyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/havalimanlarinda-kus-ve-dron-tehlikesine-karsi-yerli-sistem-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/havalimanlarinda-kus-ve-dron-tehlikesine-karsi-yerli-sistem-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Bu sistem, hem kuş kaynaklı riskleri hem de birinci şahıs görüşlü dron tehditlerini tespit edip etkili şekilde önleyecek.' ifadesini kullandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Türkiye'nin sivil havacılıkta güvenliğini en üst seviyeye taşımak için planlanan 'Savuran Projesi'ne ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje sayesinde sivil havalimanları için yüksek hassasiyetli hava savunma sistemini ortaya çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Uraloğlu, projenin sivil havalimanları başta olmak üzere kritik tesislerin korunmasını amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Uraloğlu, projenin tespit, teşhis, takip ve müdahale fonksiyonlarını tek bir mimari altında birleştiren, dron, sensör füzyonu, yapay zeka ve otonom görev yeteneklerine sahip yerli hava güvenlik sistemi olduğuna dikkati çekerek, 'Bu sistem, hem kuş kaynaklı riskleri hem de birinci şahıs görüşlü (FPV) dron tehditlerini tespit edip etkili şekilde önleyecek.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Sistem, 7 gün 24 saat çalışacak</p>

<p>Proje kapsamında biri kuş sürülerinin yönlendirilmesi ve uzaklaştırılması, diğeri de FPV dronlara karşı etkili müdahale olmak üzere iki ayrı dron platformunun geliştirileceğini anlatan Uraloğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>'Uzun süre havada kalabilen ve yüksek frekanslı/ultrasonik akustik caydırma sistemleri taşıyan Kuş Sürüsü Yönlendirme/Uzaklaştırma Dronu ile kuş sürüleri, güvenli şekilde pist ve yaklaşma koridorlarından uzaklaştırılacak. Bu platform, çevresel ve insani etkiler gözetilerek tamamen ölümcül olmayan yöntemlerle çalışacak. Yüksek hızlara ulaşabilen ve etkili önleme yöntemlerine sahip bir müdahale dronu geliştiriyoruz. Bu platform, otonom görev yürütme, güvenli iniş/eve dönüş modları ve gerektiğinde güvenli alanda kendini imha kabiliyetlerine sahip olacak.'</p>

<p>Uraloğlu, 7 gün 24 saat çalışacak sistemin radar, termal ve optik kameralar ile RF sensörlerinden gelen verileri birleştiren sensör füzyonu yapısı sayesinde aynı anda çok sayıda hedefi izleyebileceğinin altını çizerek, 'Yapay zeka destekli tehdit sınıflandırma modeli sayesinde de FPV dronları analiz edilebilecek, kritik durumlarda sistem otomatik uyarı verecek ve insan onaylı ya da otonom modda müdahale gerçekleştirilebilecek.' bilgisini paylaştı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/havalimanlarinda-kus-ve-dron-tehlikesine-karsi-yerli-sistem-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Dec 2025 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/havalimanlarinda-kus-ve-dron-tehlikesine-karsi-yerli-sistem-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="91153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de gayrimenkul değerlendirmesinde yapay zeka dönemi hız kazanıyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turkiyede-gayrimenkul-degerlendirmesinde-yapay-zeka-donemi-hiz-kazaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turkiyede-gayrimenkul-degerlendirmesinde-yapay-zeka-donemi-hiz-kazaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojileri, hem gayrimenkulde proje geliştiren firmaların maliyetini düşürmeye, hem de yatırımcıların uzun vadeli beklentilerine detaylı analizlerle cevap vermeye katkı sağlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve Türkiye'de her alanda kullanımı artan yapay zeka teknolojileri, son dönemde kira getirisi, değer artış potansiyeli ve arz-talep dengesini öğrenmek için hem gayrimenkulde proje geliştiren firmaların maliyetini düşürmeye, hem de yatırımcıların uzun vadeli beklentilerine detaylı analizlerle cevap vermeye katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da gelecek yıl gayrimenkul sektörü için devreye almayı planladığı, 'Değer Bilgi Merkezi' uygulaması ile ülke genelindeki taşınmazlara ait piyasa değerlerine ilişkin verilerin toplandığı, analiz edildiği ve kamuyla paylaşıldığı dijital bir sistemin oluşturulması bekleniyor.</p>

<p>Gayrimenkul yatırım danışmanı ve yazılım mühendisi Burak Ustaoğlu, AA muhabirine, yapay zeka teknolojilerinin bu alanda kullanımına yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Halihazırda Dubai'de geliştirdikleri projelerde, yapay zeka destekli gayrimenkul değerleme sisteminden yararlandıklarını ve Türkiye'deki projelerde de bunu devreye almaya başladıklarını anlatan Ustaoğlu, Türkiye'de yapay zeka destekli gayrimenkul değerleme sisteminin yaygınlaşmasına yönelik çalışmalara özel sektör olarak destek vermeyi amaçladıklarını söyledi.</p>

<p>Ustaoğlu, aynı zamanda geliştirdikleri sanal asistan ile birçok dilde vatandaşların gayrimenkul alımlarında merak ettiği soruların cevaplanmasına katkı sunduklarını aktardı.</p>

<p>'Yapay zeka, ürüne yüzde 20-30 daha uygun erişimi sağlıyor'</p>

<p>Yapay zeka teknolojilerinin gayrimenkul sektöründe yeni bir dönem başlattığına ve hızla büyümeye devam ettiğine işaret eden Ustaoğlu, hem inşaat firmalarınca maliyeti düşürmek hem de vatandaşların doğru projeye, doğru yatırımı yapmalarını sağlamak adına yapay zekanın önemli avantajlar sunduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Ustaoğlu, Morgan Stanley Research'ün (Amerikan yatırım bankasının araştırma departmanı) verilerine dikkati çekerek, 'Firmalar, sadece yapay zeka teknolojilerini kullanarak, bugün yüzde 37 tasarruf sağlayabiliyorlar. Bunu da üretim aşamasında doğru lokasyon, proje ve konsept seçiminde yapay zekayı kullanarak sağlayabiliyor.' dedi.</p>

<p>Dubai'nin gayrimenkul sektöründe konuşulan marka projelerinde, yapay zeka teknolojisinin ciddi katkısı olduğuna değinen Ustaoğlu, Türkiye'de ise bunun yeni yeni geliştiğini dile getirdi. Yapay zekanın bu alanda kullanımının, inşaat sektöründe ciddi bir maliyet düşüşünü beraberinde getirdiğinin altını çizen Ustaoğlu, 'Bu da vatandaşımızın ürüne yüzde 20-30 daha uygun erişebilmesini sağlıyor. Yapay zeka teknolojilerinin inşaat geliştiricileri tarafından daha yoğun şekilde kullanılması, vatandaşlarımızın daha uygun fiyatlara dairelere sahip olmalarını sağlayabilecek.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Sanal asistan 80 dilde gayrimenkul soruları cevaplıyor'</p>

<p>Ustaoğlu, geliştirdikleri bir sanal asistan sistemiyle de yatırımcıların gayrimenkul alımlarında yapay zekadan aktif şekilde yararlanabildiğini belirterek, 'Müşterilerimiz, firmamızı aradığında sanal asistanlarımızla görüşüyorlar ve birçok projeye dair bölgeler arasındaki karşılaştırmadan bütçelerine uygun proje bulabilmeye kadar akıllarındaki birçok soruyu yapay zekayla cevaplandırabiliyorlar. Bu da vatandaşımızın doğru ürüne, doğru bütçeyle erişebilmesi noktasında büyük bir fırsat.' diye konuştu.</p>

<p>Sanal asistanın hem Türk hem de yabancı yatırımcılara 80 dilde hizmet verebildiğine dikkati çeken Ustaoğlu, sanal asistana en çok sorulan sorunun ise yatırım yapılan gayrimenkulün gelecekteki değerlemesi olduğunu söyledi.</p>

<p>'Türkiye'de yapay zeka teknolojilerini kullanarak proje tasarladık'</p>

<p>Ustaoğlu, Türkiye'de yapay zekanın gayrimenkul değerlemesinde kullanımını yaygınlaştırmaya yönelik yaptıkları çalışmalarda, öncelikli hedefin inşaat maliyetlerini düşürmek olduğunu vurgulayarak, 'İnşaat maliyetini düşürme sürecinde en önemli fırsat yapay zeka teknolojilerini kullanmak, inşaat geliştirici firmalarımız bunun içerisinde olmalı. Vatandaşlar içinse doğru projeye, doğru yatırıma erişebilmeleri noktasında yapay zeka bulunmaz bir nimet sunuyor, önümüzdeki yıllarda bu teknolojinin imkanları ve altyapısındaki fırsatlar artacak.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Ayrıca internetteki arama motorlarında, resmi kaynaklarda yer alan bilgiler ile sosyal medya kullanıcılarının eğilimlerinin taranmasıyla oluşturulan geniş bir veri toplama havuzuyla Türkiye'de bir proje de tasarladıklarını anlatan Ustaoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Yapay zekaya dedik ki 'Biz, Körfez ülkelerindeki yatırımcı gruplarımız için proje önermek istiyoruz, bize doğru lokasyonu verir misin?' Bu konuda Sapanca bölgesinin çok yüksek talep aldığını ve bu bölgede geliştirilen projelerin fırsat olabileceğini önerdi ve bölgedeki ilanlara kadar sundu. Hemen arkasından bize İtalya Toskana konseptini önerdi.'</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turkiyede-gayrimenkul-degerlendirmesinde-yapay-zeka-donemi-hiz-kazaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Dec 2025 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/turkiyede-gayrimenkul-degerlendirmesinde-yapay-zeka-donemi-hiz-kazaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="13054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de bilgi ve iletişim sektörü 7 çeyrektir aralıksız büyüyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/turkiyede-bilgi-ve-iletisim-sektoru-7-ceyrektir-araliksiz-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/turkiyede-bilgi-ve-iletisim-sektoru-7-ceyrektir-araliksiz-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyürken, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1'lik artışla son 7 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdü.</p>

<p>Bu dönemde Türkiye ekonomisi, büyüme trendini 21 çeyreğe taşırken, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) oluşumunu sağlayan faaliyetler incelendiğinde, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yıla göre bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1 arttı.</p>

<p>Bilgi ve iletişim faaliyetleri yılın üçüncü çeyreğindeki performansıyla kesintisiz 7 çeyrektir büyüme kaydederken, bu dönemde sektörün istihdamı da kayda değer şekilde arttı.</p>

<p>Sektörün büyüme performansı incelendiğinde, en son 2023 yılının son çeyreğinde daralma kaydeden bilgi ve iletişim sektörünün, takip eden dönemlerde sürekli artış kaydederek yeniden yükseliş sürecine girdiği görüldü. Sektör, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,7, ikinci çeyreğinde ise yüzde 7,1 büyüme gösterdi.</p>

<p>Türkiye ekonomisi içinde stratejik öneme sahip olan bilgi ve iletişim sektöründe ücretli çalışan sayısı eylülde 298 bin 246'ya ulaştı. Sektördeki istihdamın eylül ayları itibarıyla son 7 yıldır düzenli artması dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sektörde 2018'in eylül ayında 200 bin 89 kişi çalışırken bu sayı 2019'un eylül ayında 207 bin 708'e, 2020'nin eylülünde 219 bin 94'e ve eylül ayları baz alınarak sırasıyla 2021'de 250 bin 513'e, 2022'de 279 bin 932'ye, 2023'te 288 bin 669'a, 2024'te 294 bin 110'a yükseldi.</p>

<p>Son 7 yıllık periyoda bakıldığında ise sektörde ücretli çalışan sayısının yüzde 49 artığı görüldü.</p>

<p>'Türkiye'nin dijital geleceği için umut verici'</p>

<p>Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Halil Nadir Teberci ise sektördeki çift haneli büyüme rakamına ilişkin 'Bu rakam, Türkiye'nin dijitalleşme sürecinin hızlandığını ve elektronik haberleşme sektörünün ülke ekonomisindeki katkısının önemini göstermektedir.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Bilgi ve iletişim sektörünün büyümesine yalnızca ekonomik göstergelerle bakılmaması gerektiğini belirten Teberci, aynı zamanda büyümenin altyapı yatırımlarının yaygınlığı, hizmet kalitesi, rekabet, ürün çeşitliliği ve tüketiciye yansıyan faydayla da ölçülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Teberci, büyüme oranında birden fazla etkenin rol oynadığının anlaşıldığını belirterek, 'Öncelikle, özellikle Kovid-19 salgını dönemi sonrası mobil veri kullanımında yaşanan artışın, OTT platformları ve dijital içerik servislerinin söz konusu sektör gelirlerinde artışa sebep olduğu düşünülebilir.' dedi.</p>

<p>Fiber altyapının yaygınlaştırılması, sabit mobil şebeke hizmeti (SMŞH) modelinin hayata geçirilmesi ve veri merkezlerinin desteklenmesinin sektörün daha sürdürülebilir ve kalıcı bir biçimde büyümesinde etken rol oynayacağı düşüncesini de paylaşan Teberci, 'Sektörün çift haneli büyümesi Türkiye'nin dijital geleceği için umut vericidir. Ancak bu büyümenin kalıcı olması, bağımsız düzenleme, rekabetin güçlendirilmesi ve altyapı yatırımlarının adil paylaşımı ile mümkündür.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/turkiyede-bilgi-ve-iletisim-sektoru-7-ceyrektir-araliksiz-buyuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/turkiyede-bilgi-ve-iletisim-sektoru-7-ceyrektir-araliksiz-buyuyor.jpg" type="image/jpeg" length="10895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal içerik üreticileri yapay zeka çağında güven ve kimlik sınırlarını zorluyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/sanal-icerik-ureticileri-yapay-zeka-caginda-guven-ve-kimlik-sinirlarini-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/sanal-icerik-ureticileri-yapay-zeka-caginda-guven-ve-kimlik-sinirlarini-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanal karakterler artık yalnızca eğlence dünyasının değil, küresel sosyal medyanın da yeni yüzleri haline geliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanal karakterler artık yalnızca eğlence dünyasının değil, küresel sosyal medyanın da yeni yüzleri haline geliyor. İnsanlar tarafından yönetilen 'VTuber'ların yanı sıra yapay zeka destekli sanal içerik üreticileri markalarla iş birliği yapıyor, izleyiciyle etkileşime giriyor ve milyonlarca kişiye ulaşıyor. Ancak bu yükseliş, beraberinde gerçeklik, güven ve etik sınırlarına ilişkin tartışmaları da getiriyor.</p>

<p>Anadolu Ajansının (AA) 'Gerçekle Sanal Arasında' başlıklı iki bölümlük dosya haberinin sonuncusunda yapay zeka ve bilgisayar destekli sanal içerik üreticilerinin yükselişi, izleyiciyle kurdukları dijital etkileşimler, etik ve güven tartışmaları ile sektörün hızla büyüyen dinamikleri ele alındı.</p>

<p>Sanal içerik üreticileri, geniş kitleleri etkilemek için kullanılan bilgisayar üretimi karakterler olarak öne çıkıyor. Bu karakterler çoğunlukla bilgisayar grafikleri (CGI), ses sentezi, yapay zeka ve hareket yakalama gibi teknolojilerle destekleniyor.</p>

<p>İnsan içerik üreticileri gibi izleyicilerle etkileşime girmek üzere tasarlanan bu kişilikleri diğerlerinden ayıran şey görüntü, ses ve davranışlarının büyük ölçüde algoritmik olarak ve kısmen insan girdileriyle yönetilmesi.</p>

<p>Uzmanlara göre, sanal içerik üreticilerinin yükselişi, dijital dünyada gerçek ile yapay arasındaki çizgiyi giderek daha da bulanıklaştırıyor. Yapay zekayla oluşturulan bu karakterler, kullanıcılarla sürekli etkileşim kurabilmeleri ve kişisel yanıtlar verebilmeleri sayesinde sosyal medya ortamında yeni bir iletişim biçimini ortaya çıkarıyor. Bu durum özellikle genç kuşakların çevrim içi ilişkilerden beklentilerini ve 'gerçeklik' algılarını değiştiriyor.</p>

<p>Araştırmalar, yapay zeka destekli karakterlerin sürekli ulaşılabilir olmalarının kullanıcı davranışlarını etkilediğini, bu karakterlerin duygusal olarak 'her zaman olumlu ve yanıt veren' bir imaj çizdiğini ortaya koyuyor. Bu durum, bazı bireylerde gerçek insan ilişkileriyle dijital etkileşimler arasındaki farkın silikleşmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Güven ve şeffaflık konuları, bu dijital figürlerin en çok tartışılan yönleri arasında yer alıyor. Sanal içerik üreticilerinin tamamen insan tarafından mı, yoksa kısmen algoritmalar aracılığıyla mı yönetildiğinin izleyiciye her zaman açık şekilde belirtilmemesi, etik açıdan sorunlu bir alan olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Sanal karakterlerin gerçek etkisi</p>

<p>Londra Queen Mary Üniversitesinde Profesör Gareth Tyson, AA muhabirine, VTuber'ların, sanal içerik üretici alanına iyi bir örnek olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kişilerin hareket yakalama (motion capture) ile bir insan tarafından kontrol edilen bilgisayar üretimi video karakterleri olduğuna işaret eden Tyson, ancak artık, izleyici etkileşimlerine gerçek zamanlı yanıt verebilen, Büyük Dil Modelleri (LLM) gibi teknolojilerle tamamen otomatik çalışan sanal içerik üreticileri/karakterlerin ortaya çıktığını vurguladı.</p>

<p>Bu bağlamda, Japonya merkezli Neuro‑sama, LLM tabanlı yapay zeka sistemiyle izleyici sohbetlerine gerçek zamanlı yanıt verebilen bir VTuber'a örnek gösterilebilir.</p>

<p>Tyson, aşırı kullanımın insanların gerçek dünya algılarını da etkileyebileceği uyarısında bulunarak, 'Sanal karakterler her zaman çevrim içi ve sürekli olumlu yanıt verebiliyor. Bu da gençlerin gerçek insanların daha karmaşık etkileşimlerine uyum sağlamasını zorlaştırabilir.' dedi.</p>

<p>Dünyaca ünlü yapay zekayla oluşturulan içerik üreticisi Lil Miquela, tamamen dijital olarak tasarlanmış bir karakter olmasına rağmen moda markalarıyla işbirlikleri yapıyor. Profesör Tyson'a göre birçok kullanıcı, yaşanmış deneyimleri olmadığı için sanal kişiliklere daha az güven duyuyor ancak skandallara ya da tartışmalı geçmişlere sahip olmadıkları için onları daha güvenilir bulan kesimler de mevcut.</p>

<p>'Sanal içerik üreticileri gerçek olmasa bile arkasında her zaman bir insan ya da ekibi bulunuyor. Bu kişiler kendi ön yargılarını taşıyor ve algoritmaların nasıl çalıştığı çoğu zaman yeterince şeffaf değil. Bu durum, izleyicilerin onlara gereğinden fazla objektiflik atfetmesine yol açabilir.' diyen Tyson, reklam ve pazarlama alanında sanal içerik üreticilerinin giderek daha fazla kullanıldığına dikkati çekti.</p>

<p>Tyson, etik açıdan ise en kritik konunun şeffaflık olduğunu, kullanıcıların bir insanla mı yoksa yapay zeka destekli bir kişilikle mi iletişim kurduğunu bilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Hızla büyüyen sektörde düzenleme ihtiyacı</p>

<p>İnsan ünlülerin tamamen ortadan kalkacağını düşünmediğini dile getiren Tyson, 'Gelecekte insan ve sanal kişiliklerin birlikte var olduğu hibrit modeller öne çıkabilir.' diye konuştu.</p>

<p>Bu bağlamda, Güney Kore'de bazı popüler K-pop grupları ve içerik üreticileri, sahnede hem gerçek performans sergileyen insan üyeleri hem de sanal avatarlar kullanarak hibrit gösteriler sunuyor. Örneğin K-pop grubu Plave, sahnede tamamen sanal avatarlar kullanıyor olsa da bu avatarların arkasında gerçek insanlar bulunuyor.</p>

<p>Düzenleme konusunda ise bazı ülkeler adım atmaya başladı. Hindistan, sanal içerik üreticilerinin sponsorlu içeriklerinde şeffaf olmasını zorunlu kılan kurallar belirlerken, ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) sanal karakterleri resmi destekleyen kişiler olarak tanımlayarak reklam ve sponsorlukta uyulması gereken kuralları açıkladı. Japonya'da ise VTuber içeriklerinin kopyalanması ve türevlerinin yayınlanmasına ilişkin hak sahipliği düzenlemeleri bulunuyor.</p>

<p>Bu konuda Tyson, devlet müdahalesinin bu kadar hızlı gelişen bir alanda yetersiz kalabileceğini, platformların ise daha esnek ve etkili düzenlemeler yapabileceğini ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/sanal-icerik-ureticileri-yapay-zeka-caginda-guven-ve-kimlik-sinirlarini-zorluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/12/agency/aa/sanal-icerik-ureticileri-yapay-zeka-caginda-guven-ve-kimlik-sinirlarini-zorluyor.jpg" type="image/jpeg" length="16715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devletler ve piyasalar yapay zekayı vazgeçilmez görüyor]]></title>
      <link>https://gundemartvin.com/devletler-ve-piyasalar-yapay-zekayi-vazgecilmez-goruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gundemartvin.com/devletler-ve-piyasalar-yapay-zekayi-vazgecilmez-goruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ChatGPT ve Gemini gibi uygulamaların ortaya çıkmasıyla kullanım oranları büyük oranda artan yapay zeka araçları son yıllarda devletlerin ve büyük teknoloji şirketlerinin en çok harcama yaptığı alanlardan biri haline geldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekayı besleyen veri merkezlerine yaptığı milyar dolarlık yatırımlar ve yapay zeka işi yapan şirketlerin piyasa değerlerindeki hızlı yükseliş dünyada 'bir yapay zeka balonu mu oluştu?' sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p>SETA araştırmacısı ve Azerbaycan Hazar Üniversitesi Öğretim Üyesi Gloria Shkurti Özdemir, yapay zekanın tarihinde daha önceki dönemlerde ARGE çalışmalarının devlet ve akademi tarafından yönlendirildiğini belirterek, 'Bugün özel sektör yeniliklerin ana itici gücü haline gelmiş durumda. Ticari rekabet, pazar fırsatları ve yüksek getiri beklentileriyle şirketlerin yapay zeka yatırımları sürekli artırıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yapay zekanın askeri ve jeopolitik öneminin giderek artmasıyla beraber devletler ile şirketler arasında kendini besleyen bir döngü ortaya çıktığını anlatan Özdemir, 'Şirketler ticari ve teknolojik üstünlük için yarışıyor, devletler hem ekonomik rekabette hem de güvenlik alanında geride kalmamak için bu teknolojileri fonlamak ve benimsemek zorunda kalıyor, bu kamu fonları ve stratejik ilgi de özel sektörde yeni ARGE dalgalarını tetikliyor.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Özdemir, bugüne kadar hiçbir genel amaçlı teknolojinin büyük güçlerin askeri doktrinlerine bu kadar hızlı nüfuz edemediğine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'ABD'nin Üçüncü Telafi Stratejisi (Third Offset Strategy) yaklaşımı ile Çin'in 'zekalaştırılmış savaş' (intelligentization warfare) konsepti, yapay zekanın güvenlik rekabetindeki merkezi rolünü açıkça gösteriyor. Ticari motivasyonlar ile askeri-jeopolitik kaygıların bu kadar iç içe geçmesi, mevcut ivmenin tamamen tersine dönmesini neredeyse imkansız kılıyor. Bu çerçevede, günümüzde sıkça tartışılan 'yapay zeka balonunun patlaması' ihtimalini tarihsel bağlamıyla birlikte düşünmek gerekiyor. Tarih bize, bazı dönemlerde beklentilerin teknolojik gerçekliği aştığını ve balonların patladığını gösteriyor. Metaverse tartışmaları bunun güncel bir örneği. Altyapı koşulları olgunlaşmadan çok büyük bir anlatı kuruldu, ilgi hızla söndü, fakat kavram ve hedefler tamamen ortadan kalkmadı, sadece ertelendi.'</p>

<p>'Hem devletler hem piyasalar yapay zekayı stratejik olarak vazgeçilmez görüyor'</p>

<p>Benzer şekilde, bugün yapay zeka alanında bir balon patlaması yaşanmasının da ihtimal dışı olmadığını belirten Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Bazı alanlarda insan hayal gücü ve söylemi, mevcut teknik kapasitenin önüne geçmiş durumda. Ancak bu olası patlamanın, geçmişteki yapay zeka kışları gibi sistemik bir çöküşe yol açması beklenmemelidir. Artık inovasyon çok daha geniş bir aktör seti tarafından yürütülüyor ve hem devletler hem piyasalar yapay zekayı stratejik olarak vazgeçilmez görüyor. Bu nedenle, bir balon patlaması yaşansa bile etkisi büyük ihtimalle tam bir duruştan ziyade geçici bir yavaşlama şeklinde ortaya çıkacaktır. Bir balon patlaması yaşansa bile ekonomik rekabet, jeopolitik zorunluluklar ve yapay zekanın altyapısal rolü, bu teknolojinin gelişiminin ve fonlamanın bütünüyle durmasını engeller ve en fazla geçici bir yavaşlama yaratır.'</p>

<p>'Algılar zaman zaman öne geçse de temel teknoloji sağlam'</p>

<p>Yapay zeka uzmanı, eğitim teknoloğu ve teknoloji danışmanı Doç. Dr. Agah Tuğrul Korucu ise veri kalitesi sorunu, maliyet getiri dengesi, halüsinasyon ve güvenilirlik sorunu, olgun mühendislik eksikliği gibi unsurların 'yapay zekanın balon olup olmadığı' tartışmalarını desteklediğini söyledi.</p>

<p>Korucu, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'Şirketlerin ellerindeki veriler çoğu zaman dağınık, eksik veya tutarsız. Yapay zeka doğru veri olmadan tam performans vermez ki bazen 'kesin bir dille yanlış bilgi' verebiliyor. Bu da özellikle sağlık, finans, hukuk gibi alanlarda temkinli yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bazı projelerde model geliştirme maliyeti, kısa vadede elde edilen kazançla hemen örtüşmeyebiliyor. Bu da beklentiyi törpülüyor. Ancak bu zorluklar 'balon var' demek değil, teknolojinin olgunlaşma sürecini anlamak için önemli göstergelerdir.'</p>

<p>Korucu, yapay zeka ile ilgili güncel algılar zaman zaman öne geçse de temel teknolojinin sağlam olduğunu ve dönüşümün çoktan başladığını ifade etti.</p>

<p>Tuğrul Korucu, 'Tarihte elektrik, internet, hatta akıllı telefonlar çıktığında bile 'dünya tamamen değişiyor' beklentisi oluşmuştu. Bugün de benzer bir döngü yaşıyoruz. Ancak şunu net söyleyebilirim, yapay zeka uzun vadede hayatımızda tıpkı elektrik kadar doğal bir altyapı unsuru olacak.' diye konuştu.</p>

<p>'Artık teknolojileri büyütmek yerine akıllıca küçültme dönemine giriyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka araçlarının kullandığı enerji ve veri ihtiyacının en çok gündeme gelen konular olduğunu ve bu nedenle sürdürülebilirlik tartışmalarının yaşandığını dile getiren Korucu, 'Sanayide yaptığımız projelerde çok açık bir gerçek görüyoruz. Her problemi devasa modellerle çözmek gerekmiyor. Bazen küçük ama çok iyi özelleştirilmiş bir model, büyük modellerden daha etkili sonuç veriyor. Yakın gelecekte daha küçük ama ihtisasa dayalı modeller, daha verimli mimariler, minimum veriyle yüksek doğruluk sağlayan yöntemler ön plana çıkacak. Yani artık büyütmek yerine akıllıca küçültme dönemine giriyoruz. Bu da hem maliyeti hem enerji ihtiyacını azaltacak.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Korucu, yapay zekanın üretim süreçlerinde artık 'ölçülebilir ve somut' etkiler oluşturduğunu, yapay zekada sürdürülebilirliğin kalıcı olması için bazı avantajlara odaklanmak gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'İş gücü verimliliğinde büyük artış görüyoruz. Sanayide yaptığımız projelerde bir uzmanın 8 saatte yaptığı bir analiz, yapay zeka tarafından saniyeler içinde yapılabiliyor. Uzmanlar böylece zamanlarını rutin işler yerine daha yaratıcı, stratejik işlere ayırabiliyor. Robotik üretim hatlarında yapay zeka destekli denetim sistemleri, insan gözünün kaçırabileceği mikron seviyesinde hataları anında tespit edebiliyor. Bu hem kaliteyi artırıyor hem maliyeti düşürüyor. Özellikle tekrara dayalı, ağır, riskli ya da hassas görevler artık yapay zeka destekli robotik sistemlerle yapılabiliyor. Bu hem iş güvenliği sağlıyor hem de üretimin insan bağımlılığını azaltarak kesintisiz çalışmayı mümkün kılıyor. Otomasyonla birlikte birçok süreç dakikalar içinde tamamlanıyor, bu kazanım şirketlerin rekabet gücünü doğrudan artırıyor. Ayrıca veriye dayalı karar mekanizmaları, yöneticilerin sezgisel değil, kanıta dayalı şekilde hareket etmesini sağlıyor.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://gundemartvin.com/devletler-ve-piyasalar-yapay-zekayi-vazgecilmez-goruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gundemartvincom.teimg.com/crop/1280x720/gundemartvin-com/uploads/2025/11/agency/aa/devletler-ve-piyasalar-yapay-zekayi-vazgecilmez-goruyor.jpg" type="image/jpeg" length="55548"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
