Papa’nın ülkeye geliş tarihinin ve ziyaret kapsamının toplumda tepki doğurduğunu belirten Özaydın, “Bu milletin gözünde Papa bin yıl önce ne idiyse bugün de odur” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
“Ziyaretin Tarihi Tesadüf Değil”
Özaydın, Papa’nın 27 Kasım’da Türkiye’ye gelmesinin, Birinci Haçlı Seferi’nin başlangıç tarihinin 930. yılına denk gelmesi nedeniyle manidar olduğunu ifade etti. Her ne kadar ziyaretin “Birinci İznik Konsili’nin 1700. yılı” gerekçesiyle açıklandığını belirten Özaydın, bu tarihin Müslüman dünyasında derin bir hafızaya sahip olduğunu vurguladı.
“Özeleştiri Beklerdik, Ama Görmedik”
Papa’nın konuşmalarında “barış ve adalet” vurgusu yapmasını olumlu ama eksik bulduklarını ifade eden Özaydın, şöyle konuştu: “Haçlı Seferleri ile Anadolu’da yüz binlerce Müslüman ve Hristiyan katledildi, topraklarımız yağmalandı. Buna dair en ufak bir mahcubiyet ya da özür görmeyi beklerdik. Ancak Papalık, tarihine dair hiçbir özeleştiri yapmıyor. Bu zihniyetin halen diri olduğu çok açık.”
Özaydın ayrıca Papa’nın, Cumhurbaşkanı’nın uzun uzun vurguladığı Gazze’deki soykırım konusunda tek bir kelime etmemiş olmasının da “mezkur zihniyeti ele veren bir tutum” olduğunu ifade etti.
“İznik Ayini Sıradan Bir Dini Tören Değil”
Papa’nın İznik’te düzenlediği ayinin yalnızca ibadet olmadığını, “emperyal bir teopolitik hamle” olduğunu belirten Özaydın, bu hamlenin Fener Rum Patrikhanesi’nin ekümeniklik iddialarını beslediğini söyledi.
Dinler arası diyalog söyleminin de bu politikanın bir parçası olduğunu savunan Özaydın, geçmişte bu sürecin Türkiye’deki “FETÖ yapılanması” ile yürütüldüğünü hatırlattı.
“Papalık Tarihin Kanlı Sayfalarının Altında İmzalıdır”
Papalığın tarih boyunca Müslümanlara yönelik saldırılarda ve sömürgeci süreçlerde öncü rol oynadığını ifade eden Özaydın, şunları dile getirdi:
“Haçlı Seferleri’nden Endülüs’teki Müslümanların yok edilmesine, sömürgecilik döneminde milyonlarca insanın soykırıma uğramasına kadar birçok trajedinin altında Papalığın imzası vardır. Bugüne kadar bunlardan hiçbirine özeleştiri yapılmamıştır.”
Karşılamaya Tepki: “Bu Aymazlık Mazur Görülemez”
Osman Özaydın, Papa’nın Türkiye’de karşılanış biçimine de sert sözlerle tepki gösterdi.
Papa’nın, Peygamber Efendimizi Medine’de karşılayan Müslümanların söylediği “Taleal Bedru Aleyna” ilahisiyle karşılanmasını “asla kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Ayrıca ortak basın toplantısı öncesi düzenlenen ilahi dinletisinde, kadın koristlerin Papa’nın kıyafetini andıran kostümler giydirilmesine de dikkat çekerek, bunun “hangi aklın ürünü olduğunun açıklanması gerektiğini” söyledi.
“Barış Söylemi İkiyüzlülükten Öteye Geçmiyor”
Özaydın, Papalığın tarihte İslam coğrafyasındaki azınlıklara tanıdığı özgürlüğün tam tersine, kendi egemenliği altındaki bölgelerde Müslümanları yok etme politikası izlediğini hatırlatarak: “Bugün gelip barış ve kardeşlik mesajı vermeleri, geçmişle yüzleşilmediği sürece samimiyetten uzak bir iki yüzlülüktür.”
“Papalık bin yıl önce ne idiyse bugün de odur”
Açıklamasının sonunda Özaydın şu ifadeleri kullandı: “Haçlı Seferleri’nin yaşandığı bu topraklarda Papa’nın üstenci bir dille barıştan bahsetmesini samimi bulmuyoruz. Papalık bin yıl önce ne idiyse bugün de odur. Dünü unutmadan yarını doğru inşa ederiz.”





