Yeni Parti Artvin İl Başkanlığı tarafından basın özgürlüğünü savunmak ve halkın haber alma hakkına yönelik müdahalelere tepki göstermek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirildi.
Atapark’ta düzenlenen açıklamaya parti temsilcileri, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı.
Halk TV’ye kayyum atanması kararının eleştirildiği açıklamada, basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, gazetecilerin bağımsız biçimde görev yapabilmesi ve vatandaşların doğru habere ulaşabilmesinin önemine dikkat çekildi.
“Ülkemiz Her Sabah Yeni Bir Karanlığa Uyanmaktadır”
Basın açıklamasını okuyan Yeni Parti Artvin Kurucu İl Başkanı ve başkan adayı Bedrettin Kalın, Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi ve hukuki gelişmelerin yanı sıra basına yönelik müdahalelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kalın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Değerli yurttaşlarımız, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının saygıdeğer temsilcileri, kıymetli basın mensupları,
Ülkemiz, her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecileri ve basını hedef alan saldırılar, her kesimden yurttaşımızı etkileyen hukuksuzlukların, kayyımların ardı arkası kesilmemektedir.
Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır.
İktidarın amacı bellidir. Amaç, kara düzeni sürdürmektir.”
“Gerçekler Hapsedilemez”
Basın üzerindeki baskıların toplumun farklı kesimlerini etkilediğini savunan Kalın, açıklamasında kayyum kararının zamanlamasına da dikkat çekti. Kalın, kararın siyasi gündemdeki gelişmelerle bağlantılı olduğunu öne sürerek şöyle konuştu:
“Bugün devletin imkânlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlık; özgür basını bastırmaya, değişim isteyen on milyonları susturmaya ve milleti umutsuzluğa sürüklemeye çalışmaktadır.
Halk TV’yi hedef alan kayyım kararının zamanlaması da tesadüf değildir.
590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.”
Kalın, açıklamasında kamuoyunda tartışılan fon kriziyle ilgili iddialara ve ekonomik mağduriyetlere de değinerek, bu gelişmelerin gündemde olduğu bir dönemde alınan kararın dikkat çekici olduğunu ifade etti. Ayrıca uluslararası anlaşmalar ve yurt dışına asker gönderilmesi konularının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetki alanı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kalın, siyasi gündemdeki gelişmelerin kamuoyundan uzak tutulmaya çalışıldığını ileri sürdü.
“Türkiye Susmayacak, Millet Susmayacak”
Açıklamanın son bölümünde farklı siyasi görüşlerden yurttaşlarla birlikte demokrasiye ve basın özgürlüğüne sahip çıkmaya devam edeceklerini belirten Kalın, iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Kalın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler, farklı siyasi görüşlerden ve partilerden, toplumun her kesiminden yurttaşlarımızla birlikte bugün Türkiye’nin 81 ilinde bir kez daha söylüyoruz: İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindedirler.
Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez. Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak.”
Atapark’ta gerçekleştirilen basın açıklaması, Yeni Parti Artvin İl Başkanlığının basın özgürlüğü, demokrasi ve halkın haber alma hakkına ilişkin mesajlarıyla sona erdi.



