Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Herkes bize çocuklarının milli ve manevi değerlerden uzaklaştığından şikayet ediyor. Kılığından kıyafetinden tutun, vatan sevgisinden, millet sevgisinden, milletle hemhal olma duygusundan rahatsız. O zaman bizim bunu çözmemiz lazım, bizim buna odaklanmamız lazım. Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programlarımızı değiştirdik, müfredatlarımızı.' dedi.

Rize Valiliğini ziyaret eden Bakan Tekin, Vali İhsan Selim Baydaş'tan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Tekin, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin'i ziyaretinin ardından AK Parti İl Başkanlığı'nda partililerle bir araya geldi.

AK Parti'nin iktidara geldiği yıldan itibaren Türkiye'de önemli değişimler yaşandığını belirten Tekin, 'Yani siz olmasaydınız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin seçmenleri, vatandaşlar Cumhurbaşkanı'mıza inanmasaydı, onu her ortamda desteklemeseydi eğer bütün vesayetçi güçlerin engellemelerine, iftiralarına, dedikodularına rağmen desteklemeseydik, bu konuştuğumuz şeylerin hiçbirisi Türkiye'de yapılamazdı. O yüzden eğer birisi alkışlanacaksa, Cumhurbaşkanı'mızın arkasında 2002'den beri bütün seçimlerde dimdik duran vatandaşlarımızı ve AK Parti teşkilatlarımızı alkışlamamız gerekiyor.' diye konuştu.

Türkiye'de 2002 yılı öncesinde yaşananlara değinmek istediğini belirten Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

'1990 yılındaki siyasi cinayetler. Turan Dursun, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Hiram Abas. Bunların hepsini biz haftalarca, aylarca konuştuk. 'Görünmez güçler Türkiye'ye müdahale ediyor, siyaseti karıştırıyor' diye tartıştık. 1991 yılında emekli Korgeneral Hulusi Sayın, emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk, HADEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın, eski MİT Müsteşarı Adnan Ersöz. Bunlar da bir yılda, 1991 yılındaki cinayetler. Her bir olaydan sonra toplumda bir infial oluşuyor. Hiç kimse can güvenliğinden emin olamadığı bir Türkiye'yi yaşıyordu. 1992'de emekli Orgeneral Kemal Kayacan, gazeteci Musa Anter, Uğur Mumcu, Adnan Kahveci. Bunlar da bir yılda 1992'de olanlar. 1993 yılında 24 Mayıs Elazığ-Bingöl kara yolunda 33 er ve 7 sivilimiz şehit oldu. 2 Temmuz'da Sivas'ta 37 kişinin öldüğü bir olayı yaşadık. Ondan hemen 4 gün sonra, 6 Temmuz'da Başbağlar'da yaşadığımız olay, 33 şehidimiz. Bunlar da bir yılda oldu. Bu listeyi uzatmak mümkün ve bu tabloda sokakta kimse can güvenliğinden emin değildi. Diğer temel hak ve hürriyetlerimizi bir tarafa bıraktım. İmam hatip mezunu olmak vebalıydı, başörtülü olmak vebalıydı. Türkiye böyle bir dönemi yaşadı. Ve böyle bir dönem yaşanırken 1989 ile 2002 arasında kaç tane hükümet değişti biliyor musunuz? 11 tane hükümet değişti 12 yılda. Yani sokakta vatandaşın can güvenliği, sokakta vatandaşın temel hak ve hürriyetleri, en temel insani hakları risk altındayken biz hükümet bunalımlarıyla uğraşıyorduk.'

Öğrencilik yıllarının bir bölümünü Rize'de geçirdiğini hatırlatan Tekin, 'Rize'de öğrenciyken bir tane kırtasiye vardı. Ders kitaplarımızı o kırtasiyeye sipariş veriyorduk, parasını veriyorduk, kitaplar 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmişti. Şimdi okullar açıldığı gün çocuklarımızın masasında her yıl yenilenen ders kitapları var. Ben öğrenciyken 70 küsur kişiydi bizim sınıfımız. Ben öğrenciyken okulda sınıflarımızda soba bile yoktu, sobalı okullar lüks okul kabul ediliyordu. Sabahleyin okula giderken annem fileyle, her arkadaşımız okula odun getiriyordu. Bunlar arkadaşlar milattan önceden bahsetmiyorum, bundan 30 yıl öncesinden bahsediyorum. Şimdi ne istiyoruz? Şimdi diyoruz ki okullarımızda çocuklarımız derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla muadil çağdaş ülkelerdeki gibi olsun istiyoruz. Çocuklarımız teknolojik donanıma sahip olsun istiyoruz.' diye konuştu.

- 'Önce bir müteşekkir olmayı öğrenmeniz lazım'

Tekin, bu konuları anlattığında muhalefetin kendisine kızdığını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

'Diyorlar ki 'çocuklara bir öğün yemek bile veremiyordunuz.' Ben de şu soruyu soruyorum CHP'ye. Sizin seçim beyannamenize baktım, 1999 seçimlerinde yazmamışsınız, 2002 seçimlerinde yazmamışsınız, 2007'de yazmamışsınız, 2011'de yazmamışsınız, şimdi söylüyorsunuz. Çünkü o tarihte Türkiye'nin bir öğün yemekten çok daha başka problemleri vardı, siz onları söylüyordunuz. Önce bir teşekkür edin bize. Deyin ki, 'Türkiye'de derslik başına, yani sınıf başına düşen öğrenci sayısını 20'li rakamlara düşürdüğünüz için teşekkür ederiz.' Bu kadar derslik yaptığımız için. Yaklaşık olarak 450-500 bin civarında sınıf yaptık, derslik yaptık. 650 bin sınıfımızın tamamında şu anda internet erişimi var, akıllı tahtalar var. Bunlardan dolayı bir teşekkür edin, deyin ki 'bunları yaptınız, Allah razı olsun. Şimdi de şu eksik, onu da yapalım.' Onu da yapacağız, onlar da yapılacak. Ama bunları biz yaptık, önce bir müteşekkir olmayı öğrenmeniz lazım.'

Başkan Aydemir: "Kentsel dönüşüm Artvin'in ortak talebi olursa destek vermeye hazırız"
Başkan Aydemir: "Kentsel dönüşüm Artvin'in ortak talebi olursa destek vermeye hazırız"
İçeriği Görüntüle

- 'Türkiye'yi örnek alındığı bir ülke haline dönüştüreceğiz'

Rize'deki ilkokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısının 15'e düştüğünü ifade eden Tekin, 'Öğretmen başına düşen öğrenci sayımız 26'dan ilkokullarda 14'e, ortaokullarda 11'e, liselerde 8'e düşmüş durumda. Yani liselerde 8 öğrenciye bir öğretmen düşüyor. Bu rakamlar dünya ortalamasının üzerinde rakamlar. O yüzden ben her gittiğim ortamda bunları anımsatmak istiyorum, hatırlatmak istiyorum. Bunları yaptık, şimdi Cumhurbaşkanı'mız diyor ki, 'Türkiye'yi Atatürk'ün söylediği gibi muasır medeniyetlere çıkarttık. Şimdi bambaşka bir hedef koyduk kendimize. Önümüzdeki yüz yılı hep beraber Türkiye Yüzyılı yapacağız.' Önümüzdeki yüz yılda Türkiye'yi örnek alındığı bir ülke haline dönüştüreceğiz. Bunu da hep beraber yapacağız.' diye konuştu.

Tekin, hep birlikte hareket edeceklerine işaret ederek, 'Bunu yaparken önümüzde engeller olacak, bunu yaparken hakkımızda dedikodular üretilecek, bunu yaparken akla hayale gelmedik iftiralarla fitne, fesat çalışmalarıyla, bölücü çabalarla karşı karşıya kalacağız. Bugüne kadar biz bunlara hiç ama hiç taviz vermedik. Onlar ne derse desin, biz bir tek yürek birliktelik göstererek yolumuza devam ettik.' dedi.

- 'Biz milletin istediği şeyleri yapmak zorundayız'

Okullarda fiziki anlamda doğru şeyler yaptıklarına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:

'Sokakta vatandaşa soruyoruz eğitimle ilgili olarak, 'ne eleştiriyorsunuz, ne düşünüyorsunuz?' Herkes bize çocuklarının milli ve manevi değerlerden uzaklaştığından şikayet ediyor. Kılığından kıyafetinden tutun, vatan sevgisinden, millet sevgisinden, milletle hemhal olma duygusundan rahatsız. O zaman bizim bunu çözmemiz lazım, bizim buna odaklanmamız lazım. Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla programlarımızı değiştirdik, müfredatlarımızı. Değiştirirken dedik ki 'millet bizden bunu istiyor.' Millet bize bunun için 2023 seçimlerinde oy verdi. O zaman biz milletin istediği şeyleri yapmak zorundayız. Bizi eleştiriyorlar, 'yaptırtmayacağız' diyorlar. Siz hangi hakla bunu, kendinizde bunu söyleme hakkı hissediyorsunuz? Siz kimsiniz? Sizin bu millet üzerindeki vesayetçi mantığınız, işte o eski Türkiye'nin geleneği bu. Eski Türkiye'de de böyleydi, 'biz ne dersek o olacak.' O zaman seçimin ne anlamı var? O zaman vatandaşlara niye biz seçim meydanlarında 'şunları yapacağız' diye taahhüt ediyoruz?'

Çocukların devlet ve toplum geleneğinin yanı sıra milli ve manevi değerlere sahip olmalarını istediğini belirten Tekin, şöyle devam etti:

'Şu an müfredatta yaptığımız değişikliklerin önemli bir parçası burası. Bunu yaparken her gün bakın sosyal medyada trend topic oluyorum, benim üzerimden eleştiri yapıyorlar. Ben Haçlı Seferleri kavramını tarih müfredatından çıkardım. Sefer değil o, Haçlılar bize saldırmışlar. Bunu çıkardık müfredattan. Niye itiraz ediyorsunuz? Ben diyorum ki Osmanlı'yla Cumhuriyet'i barıştırmamız lazım. Eski Türk devletleriyle Cumhuriyet'i barıştırmamız lazım. Çocuklarımız Osmanlı'yı da ataları olarak bilmesi lazım, Osmanlı'ya da sahip çıkması lazım. Bunun için tarih müfredatında değişiklikler yapmamız lazım diyorum ben ve bunu yapıyorum. Çünkü dünyada birçok devlet bizim sahip olduğumuz bu binlerce yıllık birikime sahip değil. Bize öykünüyorlar, 'ne güzel geçmişiniz var, ne büyük bir birikiminiz var' diyorlar. Biz de diyoruz ki 'yok onlar kötü, biz onu almıyoruz' dersek eğer atalarımıza saygısızlık yapmış oluruz.'

Tekin, tarihin kendisini hep haklı çıkardığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

'İlk Meclis'teki bütçe görüşmemde o zamanki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'yla ilgili olarak bir şey söyledim sorular üzerine. Dedim ki, Türkiye'de 1980'li yıllarda daha özel okullar yokken, FETÖ bir tehdit değilken bir adam Trabzon'da özel okul kuruyor. 1980'li yıllar yani benim üniversite sınavına girdiğim 1988-1989'dan bahsediyorum ve bizim aklımıza burada hiç kimsenin çoluğu çocuğu Kıbrıs'a gideyim, Kıbrıs'ta okuyayım, oradan yatay geçiş yapayım, bu o zaman kimsenin aklına gelen bir şey değildi, kimsenin bildiği bir şey de değildi. Düşünebiliyor musunuz, FETÖ'nün özel okulunu Trabzon'da kuran ailenin çocuğu Kıbrıs'a gidiyor, sonra Kıbrıs'tan Türkiye'deyken asla kazanamayacağı bir okula yatay geçiş yapıyor. Şimdi bunu bir proje olduğunu düşünmek için çok aşırı zeki olmaya gerek yok. Herkesin görebileceği bir şey. Daha Türkiye 12 Eylül darbesinin etkilerini henüz üzerinden atamamışken bu olayı yaşıyoruz. Ve ben dedim, 'bakın şu anda Cumhuriyet Halk Partisi, FETÖ istilasına tabi tutulmuştur. Şu an Cumhuriyet Halk Partisini tekeline almaya çalışan yapı, FETÖ yapısıdır' diyordum ben, itiraz ediyorlardı. Şimdi kendileri söylüyorlar.'

Cumhuriyet Halk Partisinin haline üzüldüğünü daha önce söylediğini hatırlatan Tekin, 'Bir siyaset bilimci olarak, Türk demokrasi tarihi çalışan bir kişi olarak üzülüyorum. Yarın bir gün bunların farkına varacaksınız ve Tanju Okan'ın şarkısındaki gibi, 'Öyle sarhoş olsam ki, her şey bir rüya olsa, unutarak uyansam.' Şu an Cumhuriyet Halk Partisi aynı günleri yaşıyor.' dedi.

Tekin, AK Parti teşkilatı olarak kendi işlerine odaklandıklarını dile getirerek, dertlerinin milletin hassasiyetini koruyarak hizmet vermek olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasında, onun çizdiği yolda gece gündüz demeden, kardeşliği ön planda tutarak çalıştıklarını aktaran Tekin, 'Ben bu aile hukukunu oluşturan il başkanımıza, milletvekilimize, belediye başkanımıza ve başta bu ortamı oluşturan Cumhurbaşkanı'mıza huzurlarınızda teşekkür ediyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum. Biz bugün siyaset yapıyorsak, biz bugün şu bahsettiğim rakamlardan ve bahsettiğim Türkiye'den gurur duyarak söz edebiliyorsak eğer sizlerin bize olan güveni, sizlerin sahada kapı kapı dolaşarak, sizlerin sahada tokalaşmadık, halini hatırını sormadık insan bırakmadan yaptığınız çalışmalar sayesinde. O yüzden öncelikle hepinize teşekkür ediyorum, Allah sizlerden razı olsun.' diye konuştu.

Bakan Tekin, ayrıca Çay İlköğretim Okulu'nda devam eden yaz okuluna da ziyarette bulundu.

Öğrencilerle bir araya gelen Tekin, 'TÜGVA'yla birlikte çocuklarımızın milli ve manevi değerlerine sahip çıkması için yaz aylarında boş kalmasın okullarımız diye bir etkinlik başlattık. Bu etkinliğe katkı veren TÜGVA'ya ve çocuklarını bu etkinliğe dahil eden ailelere teşekkür ediyoruz.' dedi.

Barışı dünyaya egemen kılmak için çaba gösteren bir milletin evlatları olduğunu vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:

'Tarih boyunca dünyanın her tarafında barışın ve insan haklarının egemen olması için mücadele etmiş bir milletiz. Bize düşen görev, atalarımızın bize bıraktığı bu güzel mirası, mirası ve ahlakı devam ettirmek. Biz de aynı şeyi yapıyoruz. Dünyanın neresinde zulüm varsa, neresinde bir çocuğun hakkı elinden alınıyorsa, biz Müslüman Türkler olarak hep buna karşı çıktık. Dünyanın neresine giderseniz gidin zulüm altında olan insanlar 'bir gün Türkler gelecekte bizi kurtaracaklar' diye bekliyorlar, dua ediyorlar. Bize düşen de bu mirası korumaktır.'

Tekin'e kentteki ziyaretlerinde Vali Baydaş, AK Parti Rize Milletvekili Muhammed Avcı, Belediye Başkanı Rahmi Metin, İl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Akmeşe, AK Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer ve diğer ilgililer eşlik etti.

Kaynak: AA