Artvin Belediyesi tarafından düzenlenen foto safari programı kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinden yaklaşık 40 fotoğraf sanatçısı, 1900 rakımda konumlanan köyde bir araya geldi.
Karla kaplı doğası, tomrukların üst üste yerleştirilmesiyle inşa edilen geleneksel ahşap evleri ve özgün yaşam kültürüyle dikkat çeken Maden Köyü, objektiflere yansıyan eşsiz karelere sahne oldu.
Beyaz örtü altındaki köy manzarası, dağlarla çevrili ormanlık alan ve yüz yılı aşkın geçmişe sahip yapılar, katılımcılara adeta açık hava stüdyosu sundu.
Kar Kalınlığı 1 Metreyi Aşıyor
Kış mevsiminin sert geçtiği köyde kar kalınlığı yer yer 1 metreyi aşarken, köy içi ulaşım yaya olarak sağlanıyor. Ziyaretçiler araçlarını köy girişinde bırakarak karla kaplı patikalardan yürüyerek yerleşim alanına ulaştı. Bu zorlu ancak etkileyici yolculuk, fotoğrafçılar için unutulmaz karelere dönüştü.
Etkinlikte bazı katılımcılar yöresel kıyafetler giyerek akordeon eşliğinde horon oynadı. Doğa, kültür ve insanın iç içe geçtiği anlar renkli görüntülere sahne oldu.
“Yaşayan Bir Kültür Mirası”
Fotoğraf sanatçısı Faruk Akbaş, bölgenin doğal zenginlikleri ve geleneksel yaşam biçimiyle dünyada nadir görülen yerlerden biri olduğunu belirtti.
Uzun yıllardır Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve birçok ülkede belgesel fotoğraf çalışmaları yaptıklarını dile getiren Akbaş, Şavşat ve çevresinin hem doğal çeşitliliği hem de kültürel dokusuyla dikkat çektiğini ifade etti.
Tomruk evlerin yaşayan kültürün önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Akbaş, “Bunlara sahip çıkmak gerekiyor. Bu kültürümüz ve yaşayan mirasımız.” dedi.
Bölgenin bir fotoğrafçı için aranan tüm unsurları barındırdığını kaydeden Akbaş, doğallığın ve samimi insan ilişkilerinin köyü özel kıldığını söyledi.
“Her Mevsim Ayrı Bir Güzellik”
Ahu Akbaş da Şavşat ve Bazgiret’in her mevsim farklı güzellikler sunduğunu belirterek özellikle kışın kar örtüsünün doğaya sade ve etkileyici bir görünüm kazandırdığını, sonbaharda ise renk cümbüşü yaşandığını dile getirdi.
Köy halkının misafirperverliğine dikkat çeken Akbaş, çekimler sırasında yöresel kıyafetler ve akordeon eşliğinde keyifli anlar yaşadıklarını anlattı.
Fotoğrafçı Nursen Sarı ise İstanbul’dan katıldığı fotoğraf gezisinde 2 bin metreye yaklaşan rakımdaki doğal yerleşimlere ulaşmanın zor olduğunu ancak ortaya çıkan manzaraların tüm yorgunluğa değdiğini ifade etti.
Sarı, yüz yılı aşkın geçmişe sahip doğal evlerin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Doğallığın günümüzde giderek daha kıymetli hale geldiğine işaret eden katılımcılar, beyaz örtü altındaki Maden Köyü’nün hem kültürel hem de doğal zenginliğiyle Türkiye’nin saklı cennetlerinden biri olduğunu belirterek bölgeyi yeniden ziyaret etmeyi planladıklarını dile getirdi.







