Programa konuşmacı olarak katılan Psikolog Ela Yaşar, bibliyoterapi yöntemine dikkat çekerek kitapların iyileştirici gücünü katılımcılarla paylaştı.
Programın açılışında organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Yaşar, böyle anlamlı bir etkinlikte yer almanın kendisi için büyük bir değer taşıdığını ifade etti.
Artvin’de aktif olarak danışan gördüğünü belirten Yaşar, çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle yürüttüğü psikolojik destek süreçlerinde kitapların önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.
“KİTAPLAR SADECE BİLGİ DEĞİL, ANLAM KAZANDIRIR”
Konuşmasında “bibliyoterapi” kavramını detaylı şekilde ele alan Yaşar, bu yöntemin bireylerin duygusal, sosyal ve psikolojik süreçlerini anlamlandırmalarına yardımcı olduğunu belirtti. Kitapların yalnızca bilgi sunan araçlar olmadığını dile getiren Yaşar, aynı zamanda bireyin duygu ve düşüncelerini düzenlemesine, yaşadığı zorluklara farklı açılardan bakmasına katkı sağladığını söyledi.
Kütüphanelerin bu süreçteki önemine de değinen Yaşar, kütüphanelerin sadece ders çalışılan alanlar olmadığını, bireyin kendisiyle temas kurabileceği ve zihinsel olarak beslenebileceği özel mekânlar olduğunu ifade etti. “İyileştiren kütüphane” kavramının da tam olarak bu anlamı taşıdığını belirtti.
“KİTAPLAR YALNIZLIK HİSSİNİ AZALTIR”
Kitapların birey üzerindeki etkilerini üç başlıkta değerlendiren Yaşar, okunan metinlerde benzer yaşantılarla karşılaşmanın “yalnız değilim” duygusunu güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca kitapların farklı çözüm yolları sunduğunu ve bireyin alternatif bakış açıları geliştirmesine katkı sağladığını ifade etti. Duyguları tanıma ve ifade etme becerisinin de kitaplar sayesinde geliştiğini vurguladı.
ÇOCUKLAR İÇİN HİKÂYELERİN GÜCÜ
Çocukların duygularını çoğu zaman doğrudan ifade edemediklerine dikkat çeken Yaşar, bu noktada hikâye kitaplarının önemli bir araç olduğunu belirtti. Duygu temalı kitaplar sayesinde çocukların kendi duygularını tanımayı öğrendiğini, bu duyguların evrensel olduğunu fark ettiğini ve baş etme yollarını gözlemleyebildiğini söyledi.
Velilere de önerilerde bulunan Yaşar, çocuklarla kitap okuduktan sonra yöneltilecek basit soruların iletişimi güçlendireceğini ifade etti. “Bu karakter ne hissetmiş olabilir?”, “Sen olsan ne yapardın?” gibi soruların çocukların düşünme ve kendini ifade etme becerilerini geliştirdiğini belirtti.
ÖĞRETMENLERE: “KİTAPLAR SOSYAL GELİŞİMİ DESTEKLER”
Öğretmenlere de seslenen Yaşar, sınıf içinde kullanılan hikâyelerin yalnızca akademik değil, sosyal ve duygusal gelişime de katkı sunduğunu söyledi. Empati kurma, problem çözme ve arkadaş ilişkileri gibi becerilerin kitaplar aracılığıyla geliştirilebileceğini ifade etti.
ERGEN VE YETİŞKİNLER İÇİN REHBER NİTELİĞİNDE
Ergenler ve yetişkinler açısından da kitapların önemli bir destek aracı olduğunu belirten Yaşar, özellikle kaygı, stres ve belirsizlik gibi durumlarda kitapların rehberlik edebileceğini dile getirdi. Psikoloji kitaplarının yanı sıra roman ve hikâyelerin de empati becerisini geliştirdiğini, bireyin kendine dair farkındalık kazanmasına yardımcı olduğunu söyledi.
“Bazen bir karakterde kendimizi görürüz, bazen de hiç yaşamadığımız hayatları anlarız” diyen Yaşar, bunun zihinsel esnekliği artırdığını vurguladı.
“PROFESYONEL DESTEK ÖNEMLİ”
Kitapların güçlü bir destekleyici araç olduğunu ancak yoğun psikolojik zorlanmalarda profesyonel destek alınması gerektiğini de hatırlatan Yaşar, bibliyoterapinin bu süreci tamamlayıcı bir yöntem olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“DOĞRU KİTAP, DOĞRU ZAMANDA BİR DÖNÜŞÜM BAŞLATIR”
Konuşmasının sonunda katılımcılara kitap seçerken “Şu an neye ihtiyacım var?” sorusunu sormalarını öneren Yaşar, her yaş grubunun ihtiyacına uygun kitapların kütüphanelerde bulunduğunu belirtti.
62. Kütüphane Haftası vesilesiyle kütüphanelerin hayatımızdaki yerinin yeniden hatırlanması gerektiğini ifade eden Yaşar, kitaplarla kurulan ilişkinin daha bilinçli hale getirilmesinin önemine dikkat çekti.




