Pazarda konuşanların ortak mesajı ise netti: "Eskisi gibi ne alışveriş var ne de kazanç."
Emekli Hacı Yılmaz, pazara eli boş dönmek zorunda kaldıklarını anlatarak ekonomik sıkıntıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Çarşı bitmiş, her şey pahalı. Biz emekliyiz, maaşımız daha elimize geçmeden zam geliyor. Köprüye zam, her şeye zam... Pazara çıkıyoruz ama cebimizdeki para beş dakikada bitiyor. Ondan sonra eve dönüyoruz."
Temel gıda ürünlerinin fiyatlarının bütçelerini aştığını söyleyen Yılmaz, "Bir peynirin kilosu 600 lira olmuş. Kirazı, salatası bile ateş pahası. Türk parasının kıymeti kalmadı. Fakirin halini soran yok, herkes kendi cebini düşünüyor." diyerek yaşadığı geçim sıkıntısını anlattı.
Pazarcı Yunus Emre Keklik ise pazardaki sessizliğin nedenini hem ekonomik şartlara hem de zincir marketlerin yaygınlaşmasına bağladı.
"Akmasa da damlıyor ama eskisi gibi değil. Önceki yıllarla kıyaslanmaz. Eskiden mallar daha ucuzdu, vatandaş rahat alışveriş yapıyordu. Şimdi her yerde büyük market var. Pazarcının işi bitti."
Tezgâhlarda ürün olmasına rağmen müşteri sayısının azaldığını belirten Keklik, vatandaşın artık ihtiyacı kadar değil, bütçesinin yettiği kadar alışveriş yaptığını söyledi.
Karpuz satışı yapan pazarcı Memduh da satışların beklenen seviyede olmadığını belirterek şunları söyledi:
"Karpuzun kilosunu 20-25 liraya satıyoruz. Bir karpuz 150 liradan başlıyor, büyüğüne göre 250 liraya kadar çıkıyor. Vatandaş artık büyük karpuz alamıyor, küçüğünü seçiyor. Saat öğleni geçiyor ama mallar hâlâ tezgâhta duruyor. Satış yapmak gerçekten zor."
Pazarda görüştüğümüz bir çay üreticisi ise artan üretim maliyetlerinin kazançlarını erittiğini anlattı.
"Hayat çok zor. Birinci çay sezonunu bitirdik ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. İşçi tuttuğumuz zaman para kalmıyor. Kendi imkânımızla toplamaya çalışıyoruz."
Kemalpaşa pazarındaki röportajlarda dikkat çeken ortak nokta, yalnızca fiyatların yükselmesi değil, vatandaşın alım gücünün aynı hızla gerilemesi oldu. Emekliden üreticiye, pazarcıdan tüketiciye kadar herkes, artan maliyetlerin günlük yaşamı zorlaştırdığını ifade etti.
Pazarda gün boyunca konuştuğumuz vatandaşların ortak cümlesi ise haberimizin en çarpıcı özeti oldu: "Eskiden pazara para yetişirdi, şimdi para pazara yetişmiyor."









