Dünya Kadınlar Günü kapsamında Artvin’de kadınlar alanlara çıktı. Artvin Kadın Dayanışma Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen yürüyüşte kadınlar, şiddete, savaşa ve gericiliğe karşı sloganlar eşliğinde yürüdü. Program, yapılan basın açıklamasıyla sona erdi.
“Öfke Değil Umut Olsun İsterdik”
Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, kadınların yaşadığı sorunlara ve artan kadın cinayetlerine dikkat çekildi. Açıklamada, “İsterdik ki bugün bu meydanda yaşananlara dair öfke değil, geleceğe dair umut olsun. İsterdik ki sadece bir ayda 23 kadın ölmesin, 29 kadının ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçmesin” denildi.
Kadın Emeğinin Sömürülmesine Tepki
Kadınların ekonomik krizlerin ve politikaların bedelini en ağır şekilde ödediği vurgulanan açıklamada, kadın emeğinin ucuz iş gücü olarak görülmesine tepki gösterildi. Kadınların düşük ücret, yarı haklar ve güvencesiz çalışma koşullarıyla emek piyasasına dahil edilmeye çalışıldığı ifade edildi. Kamusal bakım hizmetlerinin tasfiye edilmesinin kadınların üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekilerek kreş, yaşlı bakım evi gibi hizmetlerin kamusal sorumluluk olduğu vurgulandı.
Kadınların ev içi emeğinin görünmez kılındığına ve bakım sorumluluğunun kadınlara yüklenmesine karşı çıkılan açıklamada, “Bir yaşlıya ya da bir çocuğa bakmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguluyoruz. Bunun kadın doğasının bir parçası olduğu anlayışının yerleştirilmesine itiraz ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Laiklik ve Eşitlik Vurgusu
Eğitim politikalarına da değinilen açıklamada, karma eğitimin tartışmaya açılmasının ve eğitim müfredatındaki değişikliklerin eşitlikçi ve laik eğitim anlayışını zayıflattığı belirtildi. Laikliğin kadınların yaşam ve eşitlik güvencesi olduğu vurgulanan açıklamada, kadınların kamusal hayattan dışlanmasına yönelik politikalara karşı mücadele çağrısı yapıldı.
Kadın Cinayetleri ve Cezasızlık Eleştirisi
Kadın cinayetlerine de dikkat çekilen açıklamada, ülkede her gün en az üç kadının öldürüldüğü belirtilerek cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiği ifade edildi. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve 6284 sayılı yasanın etkisiz hale getirilmesinin kadınların yaşamını daha da tehlikeye attığı vurgulandı. Kadınlar açıklamada ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk’ün hukuk devrimleri kapsamında kazanılan hakların hedef alındığını belirterek bu kazanımları savunacaklarını ifade etti.
“Örgütlü Mücadeleyi Büyütüyoruz”
Kadın mücadelesinin uluslararası dayanışmayla sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada Filistin, Afganistan ve İran’daki kadınların mücadelesi de selamlandı. Kadınlar, eşitlik, özgürlük, emek ve laiklik için mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
Kadınların Talepleri Sıralandı
Basın açıklamasında kadınların talepleri de sıralandı. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması, güvenceli iş ve insanca yaşamaya yetecek ücret, iş yerlerinde taciz ve şiddetin önlenmesine yönelik ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin onaylanması ve bakım hizmetlerinin kamusal bir hak olarak sunulması talep edildi.
Açıklama, “Yaşadığımız onca acıya rağmen bize en iyi gelen şey bir arada olmak. Tüm kadınları gökkuşağı gibi tüm renklerimizle birlikte olmaya, haklarımıza ve yaşamlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz. Yaşasın örgütlü kadın mücadelemiz” sözleriyle sona erdi.





