Genel

İkizlerinden birini kaybeden çift, kız çocuğuna yuva oldu

Rize'de Hacı Ali ve Selime Karadaş çifti, kız evlat hasretini koruyucu aileliğini üstlendikleri 10 yaşındaki çocukla giderdi

Abone Ol

Rize'de yaşayan Hacı Ali ve Selime Karadaş çifti, oğullarının kardeş özlemini gidermek için 6 yıl önce koruyucu aile oldukları kız çocuğuna özenle bakıyor.

Aslen Yozgatlı Karadaş çiftinin 21 yıl önce biri kız, biri erkek ikiz bebekleri dünyaya geldi. Çiftin mutluluğu, kızlarının 2,5 ay sonra hayatını kaybetmesiyle yarım kaldı.

Yıllarca evlat kaybetmenin acısını yüreklerinde hisseden çift, oğullarının kardeş özlemi ve bir çocuğa aile ortamı sunma düşüncesiyle Rize Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne başvuru yaptı.

Karadaş çifti, 2020'de 4 yaşındaki kız çocuğunun koruyucu ailesi oldu.

- 'Olabilecek her türlü şey kızımızın lehine olsun'

ÇAYKUR'da müdür olarak görev yapan Hacı Ali Karadaş, AA muhabirine, kızlarıyla güçlü bir bağ kurduklarını söyledi.

Kızının evlerine geldiği ilk günü mutlulukla anlatan 61 yaşındaki Karadaş, 'Herkes bizi bekliyor, o kadar heyecanlı ki çevremizdeki insanlar. O gün çok mutluyduk. İlk gördüğümüzde öyle bir sarılışı vardı bize ki insan değişik duygular yaşıyor.' dedi.

Karadaş, 10 yaşına gelen kızıyla hiç ayrılmadıklarını belirterek, 'O gün bugündür bizimle. Rabbim bizlerden ayırmasın. Olabilecek her türlü şey de kızımızın lehine olsun.' diye konuştu.

Eşiyle kızlarını hayata hazırlamak için ellerinden geleni yaptıklarını dile getiren Karadaş, ayaklarının üzerinde duracağı bir meslek sahibi olması için de gerekeni yapacaklarını kaydetti.

Kızına duyduğu sevgiyi, 'Kan bağı deseniz bu kadar olmaz.' şeklinde ifade eden Karadaş, ömürleri yettiği sürece kızlarıyla birlikte olmayı istediklerini vurguladı.

Karadaş, paylaşmayı seven, vicdanlı ve sevgi dolu kızlarına koruyucu aile olduktan sonra yaşadığı bazı anları ise şu ifadelerle paylaştı:

'Aşağıda bir kameriyemiz var, site sakinleri orada oturuyorlar. Arabayı park ettim, kızım beni görünce 'Babam gelmiş, anne babam gelmiş.' diye bir bağırıyor, site inliyor. Koşup bana sarıldı. O an bir abimiz, 'Üç kızım var, bana hiç böyle seslenmediler. Şu anda duygulandım ağlamak üzereyim.' dedi. O an dünyanın en onurlu, en gururlu insanıydım, çok mutlu olmuştum.'

Şehir dışında üniversite öğrenimi gören oğlunun da kardeşiyle çok güçlü bir bağ kurduğunu belirten Karadaş, 'Her gün telefon açar, görüntülü konuşmadan duramaz. Onu sevdikçe, 'Demek ki iyi bir şey yaptık ki oğlum çok mutlu oluyor.' diyoruz. Gerçekten de harika bir oğlum, harika da bir kızım var. Yüce Rabbime şükürler olsun bu ikisini bana bahşettiği için.' dedi.

Karadaş, koruyucu aile olmayı düşünenlere de şu önerilerde bulundu:

'Koruyucu aile olmak için kahraman olmaya gerek yok. Çocukların küçük bir sevgiye, güvenli bir ortama ihtiyacı var. Geleceğe dair iyi bir insan, ayakları üzerinde duran bir insan olmak için onlara bir köprü olmak gerekiyor.'

Tereddüt yaşayanlara, kuruma başvurarak süreç hakkında bilgi almaları tavsiyesinde bulunan Karadaş, 'Emin olun gerekli bütün açıklamaları yapacaklardır. Hatta 'Neden bugüne kadar gitmedim?' diye pişman olabilirsiniz.' diye konuştu.

- 'O kadar can bağıyla bağlanmıştık ki birbirimize kopamadık'

Koruyucu aile olma fikrinin eşinden geldiğini anlatan Selime Karadaş ise sonrasında kendisinin de bu fikri desteklediğini ifade etti.

Kızlarının ilk günlerde çekingen, ürkek olduğunu dile getiren 54 yaşındaki Karadaş, şöyle devam etti:

'Evimize geldik. O gün kızımız kucağıma oturdu ve 'Anne, sakın beni bırakma tamam mı? Ben seni asla bırakmayacağım.' dedi. O an 10 günlük deneme sürecimiz vardı. Eşime, 'Biz kızımızı asla bırakamayız.' dedim. O kadar can bağıyla bağlanmıştık ki birbirimize kopamadık.'

Karadaş, kızlarının ailelerine katılmasıyla hayatlarının değiştiğini belirterek, 'Daha enerjik olduk. Çok sevgi dolu, çok merhametli bir kızımız var. Evimiz şenlendi. Ona göre kendimizi ayarlıyoruz. Onun okul saatine göre ama zor gelmedi. Güzel gidiyor her şeyimiz Allah'a şükürler olsun.' dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Güçlü de Rize'de 23 koruyucu ailenin 29 çocuğa sıcak yuva olduğunu söyledi.

Koruyucu aileleri uzman ekiplerle düzenli olarak desteklediklerini aktaran Güçlü, koruyucu aileliği yalnızca bir sosyal hizmet modeli değil, aynı zamanda toplumsal bir gönül seferberliği olarak gördüklerine dikkati çekti.