Türkiye, tarihi bir sürece tanıklık ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) düzenlediği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tek aday olduğu cumhurbaşkanlığı ön seçimi, 81 ilde ve 973 ilçede sabah saatlerinde başladı. Ancak bu seçim, yalnızca parti üyeleriyle sınırlı kalmadı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart sabahı gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, Türkiye'de büyük bir yankı uyandırdı. İmamoğlu, günler süren gözaltının ardından çıkarıldığı mahkemece "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklandı. CHP’nin önceden ilan ettiği ön seçim süreci devam ederken, yaşanan gelişmeler nedeniyle halkın tepkisi daha da büyüdü. Demokrasiye sahip çıkmak isteyen yurttaşlar, CHP’nin kurduğu dayanışma sandıklarına akın etti.
Oy kullanan yurttaşlar arasında gazeteciler, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çeşitli siyasi görüşlerden insanlar yer aldı. Gazeteci Uğur İstanbullu, dayanışma sandığına oy atmasının nedenini şu sözlerle açıkladı:
"Yaşananlar ortada. Son 10 gündür gözaltılar, tutuklamalar yapıldı. Bu sabah itibarıyla İstanbul Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı aday adayı Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Biz CHP’li değiliz ama gazeteciyiz, yurtseveriz, sosyalistiz ve devrimciyiz. Dayanışma için oyumuzu Ekrem İmamoğlu için kullandık."
Dayanışma sandıklarına gösterilen yoğun ilgiyi değerlendiren Uğur Karakuş, ise şu ifadeleri kullandı:
"Dört gündür süren gözaltı süreci bugün tutuklama kararıyla devam ediyor. Halk, sokakta günlerdir demokrasi mücadelesini sürdürüyor. Biz de demokrasi güçleri olarak CHP’nin ilan ettiği ön seçimde gelişmelerin ardından kurulan dayanışma sandığına yoğun bir ilgi gösteriyoruz. Halkın iradesi mahkeme salonlarına sığmaz. Ben de bu yüzden oyumu kullandım."
Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Artvin’de de yurttaşlar, dayanışma sandıklarına büyük bir ilgi gösterdi. Oy kullananlar, yalnızca CHP'nin içindeki bir süreç için değil, ülkedeki demokrasi mücadelesinin bir parçası olmak için sandık başına gittiklerini belirtti.
Seçim sürecinin tamamlanmasının ardından sonuçların nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, şu bir gerçek ki: Halk, demokrasiye sahip çıkmaya kararlı. Dayanışma sandıklarında atılan her oy, yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda demokrasi mücadelesine verilmiş güçlü bir mesaj olarak görülüyor.