İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde öğrencisinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için tepkiler büyüyor. Türk Eğitim-Sen Artvin Şubesi, artan şiddet olaylarını düzenlediği basın açıklamasıyla kınadı. Şube Başkanı Sinan Okan, şiddete sıfır tolerans vurgusu yaparak öğretmenleri korumanın geleceği korumak anlamına geldiğini belirtti.
Açıklamada, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin gerekli ve kalıcı tedbirler alınmadığı takdirde son bulmayacağı vurgulandı. Merhume öğretmenin disiplin kurulunda can güvenliğiyle ilgili endişelerini dile getirdiğinin ifade edildiği belirtilerek, etkili önlemlerin alınmamış olmasının sorumluluğunun ağır olduğu kaydedildi.
Bugün okullarda öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin ciddi tehdit altında olduğu belirtilen açıklamada, şiddet, taciz ve mobbing vakalarının artarak devam ettiği ifade edildi. Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda şiddete yönelik cezaların artırılmasının önemli olduğu ancak mevcut müeyyidelerin tavizsiz uygulanması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada şu tespitlere yer verildi:
Disiplin yönetmelikleri yetersiz ve caydırıcılıktan uzak.
Okullarda yeterli güvenlik tedbirleri alınamıyor.
Asılsız ve somut gerekçeye dayanmayan şikâyet hatları eğitimcileri hedef haline getiriyor.
Liyakate dayanmayan yönetici görevlendirmeleri ve şeffaflıktan uzak ödül-ceza mekanizmaları mesleği rencide ediyor.
Eğitimcileri hedef gösteren yayın ve açıklamalar şiddetin toplumsal zeminini besliyor.
Şiddete yönelik yasal düzenlemeler yetersiz kalıyor.
Okullarda ödenek yetersizliği nedeniyle en temel güvenlik ihtiyaçlarının dahi karşılanamadığı belirtilen açıklamada, birçok okulda güvenliğin nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanmaya çalışıldığına dikkat çekildi. Güvenlik görevlisi eksikliği ve yetersiz kamera sistemlerinin ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.
“Eğitim ve eğitim kurumları tasarruf edilecek alanlar değildir” denilen açıklamada, okullara yeterli bütçe ayrılması, her eğitim kurumuna güvenlik görevlisi tahsis edilmesi ve kamera sistemlerinin aktif şekilde kullanılması gerektiği kaydedildi.
Sendika, saldırıyı gerçekleştiren failin en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ederken, Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ayrı ve ağırlaştırılmış bir suç tipi olarak düzenlenmesini istedi.
Ceren Damar Şenel’in 2019 yılında görev yaptığı üniversitede öğrencisi tarafından öldürülmesi davasına müdahil olduklarını hatırlatan sendika, öğrencisi tarafından katledilen İbrahim Oktugan sonrası ülke genelinde protestolar düzenlediklerini ve iş bırakma eylemi gerçekleştirdiklerini de anımsattı.
Açıklamada rehber öğretmen sayısının artırılması gerektiği vurgulanarak, en fazla 100 öğrenciye 1 rehber öğretmen düşecek şekilde norm kadro düzenlemesi yapılması talep edildi. Eğitimde şiddeti önlemeye yönelik kapsamlı bir eylem planı hazırlanması, risk haritalarının çıkarılması ve şiddete eğilimli öğrencilerin erken tespit edilmesi gerektiği ifade edildi.
Öğrenciler arasında madde bağımlılığı, suça özenme ve çeteleşme gibi unsurlara karşı Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda özel programlar yürütülmesi çağrısında bulunuldu. Okul yönetimi, aile ve rehberlik servisleri arasında sürekli iş birliği sağlanmasının önemine dikkat çekildi.
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Rabia Sevilay Durukan, Ayhan Kökmen, Ceren Damar Şenel, Necmettin Kuyucu, İbrahim Oktugan, Fatma Nur Çelik ve daha niceleri… Birbirinden kıymetli eğitimcilerimiz, öğrencilerine en verimli oldukları dönemde katledildiler. Meslekleri başında şehit düşen tüm öğretmenlerimizin aziz hatıralarını rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz.
Öğretmene verdiğiniz değer, aslında çocuklarımıza verdiğiniz kıymettir. ‘Çocuklarımız geleceğimizdir’ diyorsak, geleceğimizin karartılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.
Şiddete sıfır tolerans! Eğitim çalışanlarımız hak ettikleri güven ortamında huzurlu çalışana dek mücadelemiz sürecektir.
Çocuklarınıza sahip çıkın. Onlara öğretmenin kutsal bir görev ifa ettiğini anlatın ve saygı duymaları gerektiğini öğretin. Okullarla iş birliği yaparak şiddetin önlenmesine destek olun.
Unutmayın ki; öğretmeni korumak, geleceğimizi korumaktır!”