HOPA

Emeklinin Maaşı Cebe Değmeden Eriyor

Hopa’da yaşayan emekliler, maaş artışlarının yetersizliği ve giderek ağırlaşan yaşam koşullarına tepki gösterdi. Bir araya gelen emekliler, yapılan zamların insanca yaşamaya yetmediğini vurgulayarak ekonomik krizin faturasının kendilerine kesildiğini dile getirdi

Abone Ol

Emekli vatandaşlardan Zafer Demircioğlu, yaşanan durumu “kriz” olarak tanımlamanın gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Türkiye’deki problem ne biliyor musun? Örneğin bize verecekleri 1500–2000 lira civarında bir maaş artışı var. Bizim paramızı, benim paramı alıp elektrik şirketine aktaracaklar. Yani benim alacak olduğum zammın yüzde yetmişi, sekseni hatta belki tamamı faturaya gidecek daha faturayı almadık. Benim param elektrik şirketine gidiyor. Bu bir sermaye aktarımıdır. Buna ben sermaye aktarımı diyorum. Devletin parası şirkete gitmiş oluyor. Bana gelse ben onu harcarım, yerim, içerim, bir şeyler yaparım. Esnafın kalkınmasına da katkı sağlar. Kriz var diyerek bizi aldatmalarına gerek yok. Bu bir kriz değil” ifadelerini kullandı.

Fikret Altınkaya ise emeklilerin alım gücünün her geçen gün eridiğini söyledi. Altınkaya,
“Her şey ortada. Çocuklara bin lira harçlık versek bile ters ters bakıyorlar. Harçlık verir gibi zam olmaz. Önceki yıllarda emekli maaşı bir işe yarıyordu, bir şeyler alabiliyorduk. Şu anda edebiyat yapmıyoruz ete hasret kaldık. Et yiyemiyoruz, peynir yiyemiyoruz, zeytin yiyemiyoruz. Yumurta kolisi 250–300 lira olmuş. Hakikaten çok zor. Artık korkmadan bir araya gelmeliyiz. Korkunun bir faydası yok. Bu saatten sonra niye korkacağız? Sokakta olmalıyız, daha güçlü olmalıyız” dedi.

Emekli öğretmen İsak Karabulut da verilen artışların zam olarak değerlendirilemeyeceğini ifade ederek, “Emeklilere zam verildiğini düşünmüyorum. Böyle zam olmaz. Emeklilere, insanca yaşayabilecekleri bir ücret verilmesini hak olarak görüyorum ve talep ediyorum. Bugün açlık sınırının altında ezilen milyonlarca emekli var ama maalesef bu durum kabullenilmiş. Bunu hazmedemiyorum. Emekliler kendi haklarını bilerek hareket etmeli. Çünkü bugün hayat, onların ürettikleri üzerinden devam ediyor. Kendi emeklerine saygı duysunlar ve haklarını talep etsinler” şeklinde konuştu.

Kamu hizmetinden emekli Sadık Ustabaş ise uzun yıllar ödediği vergilere dikkat çekerek,
“28 yıl boyunca vergilerimizi peşin peşin ödedik. Şimdi yüzde 12 gibi artışlarla sadaka verir gibi zam yapılıyor. Bunu bu iktidara hiç yakıştıramıyorum” dedi.

Memur emeklisi Tekin Topaloğlu da emekli maaşlarının açlık sınırının altına düştüğünü vurgulayarak, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez emekliler açlık sınırının altında maaş alıyor. Bugünkü siyasi iktidar bu durumla nasıl ayakta kalacak, merak ediyorum. Bu sadece emeklilerin değil, tüm çalışanların hangi noktaya getirildiğinin göstergesidir. 23 yıllık iktidar ancak bunu başarabilirdi. Beni sokaklara, dilenci durumuna düşürdükleri için kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Şenol Yılmaz ise kira ve fatura giderlerinin maaşları aştığını belirterek, “20 bin lira maaş, 15 bin lira kira. Bin lira elektrik, beş yüz lira internet, telefon faturası. Biz ne yiyeceğiz? Sarayda yaşayanlara sesleniyorum hiç utanma, arlanma yok mu? Çocuğuma, eşime pazara giderken para veremiyorsam utanıyorum ama bu utanç benim değil, sizindir” dedi.

Bir başka emekli vatandaş da milletvekillerinin maaşlarına gönderme yaparak, “Bizim maaşlarımızdan kessinler, milletvekillerine versinler. Onlar geçinemiyor ya. Emekli aç. Tavuk eti bile alamıyoruz. Biraz da emeklileri düşünsünler” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Hopa’daki emekliler, maaşların açlık ve yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını temel yaşam giderlerinin düşürülmesini ve emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyinin sağlanmasını talep ederek mücadele çağrısı yaptı.