ŞAVŞAT

“Eğrisiyle Doğrusuyla Skolyoz”

Artvin Çoruh Üniversitesi Şavşat Meslek yüksek Okulu’nda “Eğrisiyle Doğrusuyla Skolyoz” Farkındalık Eğitimi Gerçekleştirildi.

Abone Ol

Artvin Çoruh Üniversitesi Şavşat Meslek Yüksekokulu “Eğrisiyle Doğrusuyla Skolyoz” başlıklı farkındalık eğitimi, öğrenciler ve katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.
Toplum sağlığına yönelik bilinçlendirme çalışmalarına bir yenisini daha ekleyen program, hem teorik hem de uygulamaya dönük bilgileri bir araya getirdi.
Eğitim, Şavşat Meslek Yüksek Okulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Muhammed Yıldız tarafından verildi.
Programda skolyozun tanımı, nedenleri, erken teşhisin önemi ve güncel tedavi yöntemleri kapsamlı şekilde ele alındı.
Skolyoz Nedir, Nasıl Gelişir?
Eğitimde verilen bilgilere göre skolyoz; omurganın üç boyutlu yapısında meydana gelen, özellikle ileri evrelerde ciddi postür bozukluklarına yol açabilen bir deformite olarak tanımlanıyor. Omurgada 10 derece ve üzerindeki eğrilikler skolyoz olarak kabul edilirken, bu değerin altındaki durumlar “spinal asimetri” olarak değerlendiriliyor.
Skolyozda yalnızca yana doğru eğrilik değil, aynı zamanda omurların kendi ekseni etrafında dönmesi ve omurganın doğal eğriliklerinde değişimler de görülebiliyor. Bu durum zamanla göğüs kafesinde asimetriye ve kas dengesizliklerine yol açabiliyor.


Türleri ve Nedenleri Anlatıldı
Programda skolyozun sınıflandırılması da detaylı şekilde aktarıldı.
Eğrinin şekline göre “C” ve “S” tipi olarak ayrılan skolyoz, yapısına göre ise fonksiyonel (yapısal olmayan) ve yapısal (strüktürel) olarak ikiye ayrılıyor.
Fonksiyonel skolyozun genellikle bacak uzunluk farkı, kas dengesizliği veya duruş bozuklukları gibi omurga dışı nedenlere bağlı geliştiği ve altta yatan sorun giderildiğinde düzelebileceği belirtildi. Yapısal skolyozda ise kemik, kas ve bağ dokularında kalıcı değişiklikler oluştuğu, bu nedenle daha ciddi bir takip ve tedavi süreci gerektirdiği vurgulandı.
Erken Teşhis Hayat Kalitesini Belirliyor
Özellikle ergenlik döneminde sık görülen skolyozda erken teşhisin kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekilen eğitimde, düzenli kontrollerin ilerlemeyi durdurmada büyük rol oynadığı ifade edildi. Katılımcılara, günlük yaşamda duruş bozukluklarının fark edilmesi ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemi aktarıldı.
Tanı ve Görüntüleme Yöntemleri
Skolyozun teşhisinde en yaygın kullanılan yöntemin röntgen olduğu, omurga eğriliğinin derecesinin “Cobb açısı” ile ölçüldüğü belirtildi. Ayrıca manyetik rezonans (MRI) ve bilgisayarlı tomografi (CT) gibi ileri görüntüleme tekniklerinin özellikle cerrahi planlama öncesinde detaylı değerlendirme sağladığı ifade edildi.
Tedavi Yöntemleri Geniş Bir Yelpazeye Yayılıyor
Eğitimde skolyoz tedavisinin kişiye özel planlandığı vurgulandı. Eğriliğin derecesi, hastanın yaşı ve ilerleme riski tedavi yönteminin belirlenmesinde temel kriterler arasında yer alıyor.


• Gözlem: Hafif vakalarda düzenli takip yeterli olabiliyor.
• Korse Tedavisi: Özellikle büyüme çağındaki bireylerde eğriliğin ilerlemesini durdurmak amacıyla uygulanıyor.
• Fizik Tedavi ve Egzersiz: Pilates, yoga ve özellikle Schroth yöntemi gibi özel egzersiz programlarıyla kas dengesi sağlanıyor.
• Cerrahi Müdahale: İleri dereceli vakalarda omurganın düzeltilmesi için tercih ediliyor.
Schroth yöntemi kapsamında üç boyutlu egzersizler, solunum teknikleri ve kişiye özel programların önemine de değinildi.
Skolyoz tedavisinin temel hedefleri arasında eğriliğin ilerlemesini durdurmak, ağrıyı azaltmak, duruş bozukluğunu düzeltmek ve bireyin yaşam kalitesini artırmak yer alıyor. Ayrıca psikososyal etkilerin azaltılması ve bireyin günlük yaşam aktivitelerine uyumunun desteklenmesi de önemli başlıklar arasında gösterildi.
Eğitim sonunda katılımcılar hem teorik bilgiler hem de pratik uygulamalarla donatılırken, bu tür farkındalık çalışmalarının devam edeceği ifade edildi.
Program, toplumda skolyoz konusunda bilinç düzeyinin artırılmasına önemli katkı sundu.