Aylardır maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen ve açlık grevine başlayan madenciler, talepleri karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini açıklamıştı. Türkiye’nin farklı noktalarından yükselen destek çağrılarına Hopa’dan da yanıt geldi.
Eylemde, Umutsen Karadeniz Temsilcisi adına basın açıklamasını okuyan Serpil Hacımuratoğlu, Doruk Madencilik işçilerinin 17 gündür direnişte, 8 gündür ise açlık grevinde olduğunu belirtti. İşçilerin yıllardır verilmeyen hakları için 180 kilometrelik yolu yürüyerek Ankara’ya ulaştığını ifade eden Hacımuratoğlu, hazırlanan raporun kamuoyu ve milletvekilleriyle paylaşılmasına rağmen çözüm yönünde adım atılmadığını söyledi.
yapacağı konusunda madencilere sözler verdi fakat bugüne kadar kimse sözünde durmadı. Yıldızlar SSS Holding madeni devraldığında 1200 civarı madenci çalışıyorken sayıyı periyodik olarak azaltıp 250’ye kadar düşürdü. Madencilerin kazandığı davalara, verdiği icralara rağmen 4 yıldır özlük hakları ödenmedi. İçeride kalan 250 işçinin de yaklaşık 200’ünü zorla ücretsiz izne çıkardı, 5 aydır da maaşları ödenmiyor. İş cinayetinde yaşamını yitiren üç madenci kardeşimizin ölümlerinden onları
sorumlu gösterip tazminatlarını ödemediler. Madenciler yıllardır her yolu denedi, çalmadık kapı bırakmadılar. Herkes söz verdi, kimse sözünü tutmadı. Bu holdingin her tür pervasızlığına rağmen kollandığını görüyoruz. Yıldızlar SSS Holding’in mağdur ettiği işçiler yalnızca Eskişehir’deki işçiler değil. Kütahya’da, Elazığ’da, Çankırı’da, Gümüşhane’de, Bilecik’te bu holdinge bağlı işletmelerde aynı hikaye yaşanıyor” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Ankara’da eylemler sırasında madencilere yönelik müdahalelere de değinilerek, işçilerin gözaltına alındığı, sağlık ihtiyaçlarının karşılanmadığı ve uzun süre gözaltında tutuldukları belirtildi. Hacımuratoğlu, “Doruk Madencilik işçileri haklarını almak için başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara’ya vardığında tekmelenerek gözaltına alındılar. Ardından gittikleri Enerji Bakanlığı önünde binlerce polisin ablukası altında muhataplarından cevap beklediler. Madencilerin gece boyu battaniye talepleri Ankara Valiliği ve Ankara Emniyeti tarafından reddedildi. İlaçlarının olduğu çanta alana sokulmadı. Hekim heyetinin alana girmesine izin verilmedi. Ve, “Şimdi daha da açız ve çıplağız. Çok bağırdık, artık susuyoruz” diyen madencileri dün sabaha karşı polisler tekmelerle coplarla saldırarak gözaltına aldı. Gözaltı sırasında fenalaşan ve hastaneye kaldırılan madenciler oldu. Tam 14 saat boyunca madenciler ve
sendika yöneticileri gözaltında tutuldu. Madencinin muhatabı olan Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Holding yönetimi, milletvekilleriyle görüşüp bu meseleyi çözülmesi umulurken Yıldızlar SSS Holding’in kollandığını; madencinin hakkının, emeğinin, yaşamının hiçbir değeri olmadığını bir kez daha gördük. Madencinin mücadelesi artık yalnızca hak mücadelesi değil, aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesidir. Her türlü hileye, yalana karşı başlayan bu direnişin muhakkak kazanacağını biliyoruz. Madenciyi açlığa mahkum etmeye çalışanlar bilsin ki açlıkla korkutamazsınız. Doruk Madencilik işçileri asla yalnız değildir. Bizler, sorumluları biliyoruz. TMSF’yi, Enerji Bakanlığını, Çalışma Bakanlığını, Yıldızlar SSS Holding’in sahibi Sabahattin Yıldız’ı, madencilere yıllar önce söz veren iktidar partisi milletvekillerini bu meseleyi çözmeye çağırıyoruz.
Madencilerin bugün Enerji Bakanlığı'na yürürken önüne kurulan barikat holdinglerin barikatıdır. Açlık grevindeki madencilere saldıran, biber gazı sıkan polis, holdingleri mi koruyor? Bugün madenciler Kurtuluş Parkı'nda abluka altındadır. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyorlar. Buradan tüm Türkiye'ye sesleniyoruz:
Madencilerin sesi olun! Bulunduğunuz her yerde bu ablukaya, bu haksızlığa
karşı ses çıkarın!”dedi.
Basın açıklamasında madencilerin talepleri ise şu şekilde sıralandı: “Maden işçilerine aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının; ikramiye, yıllık izin, sendikal haklarla beraber ödenmesi. TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alıp dava açmış veya açmamış, tazminat hakları ödenmeyen tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi. Halihazırda çalışan işçilere rızaları olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının sonlandırılması. İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması. Sendikaları Bağımsız Maden-İş üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan madencilerin işe iadesi. İş güvencesi ve madenin sürdürülebilir olması adına madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınmasını talep ediyoruz. Maden işçileri mutlaka kazanacak.”
Hopa’daki eylem, “Madenciler yalnız değildir” mesajıyla sona erdi.