Artvin'de yaşayan 50 yaşındaki Temel Ayık, dedesinden ve babasından miras kalan teraslı tarım arazisini tek başına işleyerek aile geleneğini sürdürüyor. Dik yamaçta, tamamen insan emeğiyle oluşturulan taş duvarlı evlekler, yıllara meydan okurken hem geçim kaynağı hem de bir yaşam hikâyesine dönüşüyor.

Temel Ayık'ın dedesi, taş duvar ustası Aziz Ayık, yaklaşık 62 yıl önce 2 dönümlük eğimli araziyi hiçbir iş makinesi kullanmadan teraslama yöntemiyle işleyerek 8 dönümlük verimli bir tarım alanına dönüştürdü. Taşları tek tek dizerek oluşturduğu duvarlarla yamaçta üretim yapılabilir alanlar açan Aziz Ayık, bu emeğini oğlu Hasan Ayık'a devretti. Hasan Ayık'ın geçtiğimiz yıl 78 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından ise bu miras torun Temel Ayık'a kaldı.

Dedesinden ve babasından öğrendiği taş ustalığını sürdüren Temel Ayık, yıkılan duvarları onarıyor, yeni evlekler oluşturuyor ve arazinin bakımını tek başına yapıyor. Genişlikleri 2 ile 4 metre arasında değişen, uzunlukları ise farklı ölçülerde olan 35 evlekten oluşan arazi, görüntüsü de dikkat çekiyor.

İl Genelinde Büyük Operasyon
İl Genelinde Büyük Operasyon
İçeriği Görüntüle

Aile, yıllar boyunca oluşturduğu bu verimli arazilerden meyve ve sebze üretimi yaparak hem kendi geçimini sağladı hem de hayvanları için otlak alanı oluşturdu. Bugün arazide üzüm, elma, armut, dut, kiraz, ceviz, incir ve fındık gibi meyve ağaçları bulunurken; fasulye, mısır, marul, patates ve maydanoz gibi sebzeler de yetiştiriliyor. Son yıllarda ise limon ve mandalina gibi farklı türlerin de yetişmeye başladığı belirtildi.

Zorlu coğrafyada üretim yapmanın kolay olmadığını ifade eden Temel Ayık, 'Rahmetli dedem 1963 yılında buraya yerleşip iki dönüm arazi almış. İçinde evi, değirmeni olan bir yer. O zamanlar geçimlerini topraktan sağladıkları için yıllarca çalışarak, dedem ve babam taş duvar ustalığıyla bu araziyi yavaş yavaş genişletmişler ve sekiz dönüme kadar çıkarmışlar. Taşları tek tek dizerek yaptığı duvarlar hâlâ sapasağlam duruyor.

Biz de zamanla yardımcı olduk ama en büyük emek dedemle babama ait. Şimdi bu arazi dedemden babama, babamdan da bana kaldı. Ben de elimden geldiğince burayı korumak, yeşilini kaybettirmemek ve daha da güzelleştirmek istiyorum. İmkânım oldukça da bakmaya devam edeceğim. Arazide yok yok diyebilirim. Ceviz, kiraz, elma, armut, incir, vişne, kızılcık, fındık gibi birçok meyve ağacımız var. Son yıllarda limon, portakal, mandalina gibi ürünler de yetişmeye başladı. Bunun dışında kendimize yetecek kadar patates, fasulye, soğan, bezelye gibi sebzeler de ekiyoruz. Ben şuna inanıyorum; insan toprağı bırakmamalı. Çünkü yediğimiz, içtiğimiz her şeyin temeli toprak. Toprağa sahip çıkarsak hem kendimiz kazanırız hem de ülke kazanır. Biz de bu mirası yaşatmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.Dik Yamaçta 60 Yıllık Emek, Taş Duvarlarla Kurulan Miras

Kaynak: İHA