Şırnak’ın Cizre ilçesindeki Kurtuluş İlkokulu’nda görev yapan Alpaydın, öğrencileriyle birlikte horon oynayıp yöresel ezgilerle buluşarak iki farklı kültürü aynı çatı altında bir araya getirdi.
Mesleğini sadece bilgi aktarmakla sınırlı görmeyen genç öğretmen, öğrencilerine kendi hikayesini ve kültürel değerlerini de taşıyarak onların farklı coğrafyaları tanımasına katkı sağlıyor.
Zaman zaman yorucu olsa da çocuklarla çıktığı bu yolculuğun kendisi için büyük bir anlam taşıdığını belirten Alpaydın, her deneyimin ardından “iyi ki” dediğini ifade ediyor.
Kültürel zenginliklerin paylaşılması gerektiğine inanan Alpaydın, sınıfında oluşturduğu etkinliklerle çocuklara Anadolu’nun farklı renklerini tanıtıyor. Horon halkasında el ele veren öğrenciler, hem eğleniyor hem de farklı bir yörenin kültürüyle tanışmanın mutluluğunu yaşıyor.
1994 yılında Borçka’da doğan Yasemin Alpaydın, ilkokul eğitimini Borçka Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nda, lise eğitimini ise Artvin Anadolu Öğretmen Lisesi’nde tamamladı. 2016 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olan Alpaydın, bir yıl ücretli öğretmenlik yaptıktan sonra dört yıl boyunca PIKTES projesi kapsamında Suriyeli öğrencilere Türkçe öğretti. 3 Eylül 2021 tarihinde ise Cizre’ye sınıf öğretmeni olarak atandı.
Görev yaptığı bölgede yalnızca eğitim değil, aynı zamanda kültürel etkileşim de sağladığını belirten Alpaydın, “Bir öğretmen sadece bilgi değil, beraberinde kendi hikayesini ve kültürünü de taşır. Bugün öğrencilerimle birlikte yöremin ezgilerine can verdik. Horon halkasında birleştik, birlikte güldük. Anadolu’nun her rengi birbirine ne kadar da yakışıyor” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Artvin’e olan bağlılığını da vurgulayan Alpaydın, doğup büyüdüğü kentin doğasına, insanına ve kültürüne duyduğu özlemi her fırsatta hissettiğini ifade etti. Gurbette geçen yılların ardından bu değerleri öğrencileriyle paylaşmanın kendisi için ayrı bir mutluluk olduğunu söyledi.
Doğu’nun misafirperver insanlarını, tarihi dokusunu ve zengin mutfağını tanıma fırsatı bulduğunu da belirten genç öğretmen, iki kültürü bir araya getirmenin hem kendisi hem de öğrencileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu dile getirdi.
Konuşmasının sonunda ailesine ve Mustafa Kemal Atatürk’e teşekkür eden Alpaydın, “Böyle güzel bayramları bizlere armağan eden ve özgürce mesleğimi icra edebileceğim bir ülke bırakan Ata’ma gönül dolusu teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
Yasemin Alpaydın’ın bu anlamlı çalışması, eğitimin sadece derslerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kültürler arasında köprü kuran güçlü bir araç olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.