Etkinlikte, çocukların eğitim ve yaşam koşullarına ilişkin hazırlanan 23 maddelik “Çocuklar İçin Sağlıklı, Mutlu, Güvenli ve Özgür Gelecek Manifestosu” kamuoyuyla paylaşıldı.
Basın açıklamasını okuyan Mihraç Özışık, 23 Nisan 1920’nin milli egemenliğin millete ait olduğunun ilan edildiği tarih olduğunu vurgulayarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü hatırlattı.
Özışık, konuşmasında milli irade, demokrasi ve Cumhuriyet değerlerine dikkat çekti.
“Milli egemenlik baskı altına alınmış durumda” iddiası
Açıklamada, Türkiye’de “milli egemenlik kavramının baskı altında olduğu” öne sürülerek, seçilmiş belediye başkanlarına ve bazı siyasilere yönelik yargı süreçleri eleştirildi. CHP, bu uygulamaların “seçmen iradesine müdahale” olduğunu savundu.
Çocukların güvenliği ve eğitim sistemi eleştirildi. Konuşmada ayrıca çocukların güvenliği, eğitim ortamları ve çalışma hayatına ilişkin sorunlara geniş yer verildi.
Özışık, çocuk işçiliği, okul güvenliği, şiddet olayları ve eğitim kurumlarındaki eksiklikler üzerinden mevcut sistemi eleştirdi.
Açıklamada, son yıllarda okullarda yaşandığı belirtilen bazı olaylara ve çocuk işçiliği nedeniyle hayatını kaybeden çocuklara ilişkin veriler de paylaşıldı. Eğitim kurumlarında güvenlik ve altyapı eksikliklerinin ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.
23 maddelik manifesto açıklandı
CHP tarafından açıklanan manifesto kapsamında eğitim sistemine yönelik geniş kapsamlı talepler sıralandı.
1. Devletin eğitim sorumluluğu hiçbir şekilde dernek, vakıf, cemaat, tarikat, STK, siyasi yapı veya benzeri üçüncü taraflara devredilmeyecek; eğitimi laik, bilimsel, çağdaş esaslara göre yürüteceğiz.
2. Hiçbir okulumuza silah girmeyecek; okullarımıza kadrolu 65 bin uzman ve deneyimli, çocuk pedagojisi eğitimleri ile güçlendirilmiş güvenlik görevlisi atayacağız.
3. Hiçbir çocuk sağlık hizmetinden mahrum kalmayacak; okullarımıza kadrolu 75 bin okul sağlığı hemşiresi atayacağız.
4. Hiçbir çocuk okulda aç kalmayacak, tuvaletlerden su içmeyecek; tüm kademelerde temiz içme suyu ve bir öğün okul yemeğini ücretsiz vereceğiz.
5. Risk altındaki çocuklar görmezden gelinmeyecek; yoksulluk, ihmal, şiddet ve suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden, okul-aile-toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı hayata geçireceğiz.
6. Akran zorbalığı, bağımlılık ve şiddetle mücadele günübirlik yaklaşımlara bırakılmayacak; bilimsel temelli, sürekli ve izlenebilir önleyici programları tüm okullarda uygulayacağız.
7. Şiddeti besleyen toplumsal iklim görmezden gelinmeyecek; şiddete özendiren televizyon dizileri ve medya içerikleri, cezasızlık algısı ve bireysel silahlanmaya karşı kapsamlı bir sosyal politika ve sosyal hizmet eylem planını hayata geçireceğiz.
8. Okullarımıza yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, öğrencilerin duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini izleyen güçlü bir psikososyal destek sistemi kuracağız. Rehberlik Araştırma Merkezleri’ni ruh sağlığı meslek elemanları ile güçlendireceğiz.
9. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki saygınlığını yeniden tesis edecek; yetki ve sorumluluklarını güçlendirecek, adil ve etkili işleyen disiplin mekanizmalarını yeniden kuracağız.
10. Okul-aile birlikleri yalnızca para toplama aracı olmayacak; okul-aile-toplum iş birliğini güçlendiren etkin mekanizmalar haline getireceğiz.
11. Aileleri destekleyen, sağlıklı ebeveynlik becerilerini güçlendiren, okul-aile iş birliğini sürekli kılan yaygın ve bilimsel temelli programları hayata geçireceğiz.
12. Okullar ihtiyaçlarını karşılamak için velilerden bağış toplamak zorunda kalmayacak; okullarımıza öğrenci sayısına göre düzenli okul bütçeleri göndereceğiz.
13. Okullar ve bölgeler arasındaki altyapı ve donanım eşitsizlikleri ortadan kaldırılacak; tüm okulları eşit olanaklara kavuşturacak, her çocuğun nitelikli eğitim için gerekli tüm imkanlara erişimini sağlayacağız.
14. Okullar yalnızca ders yapılan beton binalar olmayacak; sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle zenginleşen, güvenli, yeşil, erişilebilir ve çocuk dostu tasarımlarla “mutlu ve yaşayan okullar” haline getireceğiz.
15. Okul öncesi eğitimi bir ayrıcalık olmaktan çıkaracak, her çocuk için kamusal bir hak olarak en az bir yıl ücretsiz ve zorunlu hale getireceğiz.
16. Okul dışında kalan hiçbir çocuk yok sayılmayacak; tüm çocukların örgün eğitime devamını sağlayacak, etkin izleme ve takip sistemleriyle her çocuğun eğitime erişim hakkını güvence altına alacağız.
17. Yoksul çocuklarımız denetimsiz yapılara mecbur kalmayacak; öğrencilere barınma ve burs desteği vereceğiz, köy okullarını yeniden açacağız.
18. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine ve emek sömürüsüne izin vermeyecek; çocukların iş gören değil, iş öğrenen bireyler olarak hem akademik hem mesleki olarak nitelikli eğitim almasını sağlayacağız.
19. Ölçme ve değerlendirme sistemi çocukları yarıştıran ve eleyen bir yapı olmayacak; çok boyutlu ve adil bir değerlendirme sistemi kuracağız.
20. Eğitimde dijitalleşme eşitsizlik yaratmayacak; tüm çocukların teknolojiye güvenli, eşit ve nitelikli erişimini sağlayacak, dijital okuryazarlığı güçlendireceğiz.
21. Hiçbir çocuk afet ve acil durumlarda korumasız kalmayacak; tüm okulları depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere hazırlık eğitimlerini zorunlu kılacak ve her okulda uygulanabilir acil durum planlarını hayata geçireceğiz.
22. Ücretli öğretmenlik kaldırılacak; tüm sınıflarımızı ve çocuklarımızı kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız.
23. Cumhuriyet’in temel değerlerine bağlı, fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller yetiştirecek; çocuklarımızı ve gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, etik değerlerle, kültür, sanat ve sporla, sürdürülebilirlik ve eşitlik anlayışıyla donatacağız.
Manifestoda ayrıca okul bütçelerinin güçlendirilmesi, köy okullarının yeniden açılması, sosyal hizmet mekanizmalarının geliştirilmesi ve çocukların “mutlu ve güvenli okullarda eğitim görmesi” gerektiği vurgulandı.
“Çocukların korunması devletin sorumluluğudur”
Açıklamanın sonunda, çocukların korunmasının bir tercih değil devletin asli görevi olduğu belirtilerek, “eşit, ücretsiz, nitelikli ve laik eğitim sistemi” çağrısı yapıldı.
CHP’liler, konuşmanın ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet’in kurucularını anarak etkinliği “Yaşasın Cumhuriyet” sloganıyla tamamladı.